J.J Abrams ve Pazarlama

Dünya “entertainment” endüstrisinin rotasını çizen dahi yapımcı Jeffrey Jacob (bu isim hiç yabancı gelmiyor olsa gerek) Abrams, pazarlama profesyonelleri tarafından yakinen takip edilmesi gereken biri.
J.J. Abrams, New York’da doğup, Los Angeles’da büyüyor. Lisedeyken tiyatronun aktif olarak içerisinde yer alıyor. Babası Gerald W. Abrams ve annesi Carol Abrams da yapımcı.
16 yaşındayken Nightbeast filminin müziklerini yaparak film dünyasına giriyor. 1990′da ilk filmi Taking Care of Business‘ı yazdı ve prodüktörlüğünü yapıyor. Bunları Harrison Ford’un oynadığı Regarding Henry ve Mel Gibson’ın oynadığı Forever Young takip ediyor.
1998′de Armageddon filminin prodüktörlüğünü yapıyor. Aynı yıl dört sezon süren ilk dizisi Felicity‘i oluşturuyor. Kurduğu prodüksiyon şirketi “Bad Robot” ile Alias ve Damon Lindelof ile Lost‘u hayatımıza sokuyor.
İlk yönetmenlik deneyimini 2006 filmi Mission: Impossible III ile gerçekleştiriyor. 2008′de Cloverfield‘in yapımcısı oluyor. 2009′da ise ünlü dizi Star Trek‘in film versiyonunu çekti.
Yazarlık ve yönetmenlik dışında Alias’ın tema şarkısını, Lost’un açlışı temasını, Felicity ve Fringe dizilerinin tema şarkılarını yazmışlığı da var.
J.J. Abrams, yaptığı işlerle milyonları ekran başına kilitliyor. İnsanların ilgisini nasıl çekeceğini, insanları işlerine nasıl bağımlı hale getireceğini çok iyi biliyor.
J.J. Abrams bunları nasıl biliyor?
Çünkü, pazarlama, iletişim, kültür, antropoloji, sosyoloji, psikoloji gibi ilimlere hakim, bu ilimlerin işine olan faydasına inanıyor. Konu uzmanlarını dinliyor. Yapmış olduğu işlerde temel insan motivlerini kullanıyor.
Merak, J.J. Abrams’ın kullandığı motivlerin başında geliyor. Merak, kültür bağımsız, ırk bağımsız her insanda olan bir unsur. Her milletten insan merak eder.
J.J. Abrams da bunu çok iyi kullanıyor. Adayı merak ettiriyor (LOST), paralel evrenleri merak ettiriyor (FRINGE), insanlar nasıl bayıldığını merak (FLASH FORWARD) ettiriyor.
Herkes merak ediyor, ertesi gün arkadaşları ile konuşuyor, kendi anladığını paylaşıyor, arkadaşının anladığını dinliyor. Bir sonraki bölümü heyecanla bekliyor.
J.J. Abrams, pazarlama profesyonellerinin rüyalarını gerçekleştiriyor. Dolayısıyla, J.J. Abrams’ı çok iyi anlamak gerekiyor.
J.J. Abrams’ın kafasının nasıl çalıştığını anlamak için kendisinin TED‘te yaptığı meşhur konuşmayı tekrar tekrar izlemek gerekiyor.
14 Aralık Bilgi MBA Dersimizin Konuğu: Kasım Zorlu
14 Aralık’taki Bilgi MBA, Business 2.0 dersimizin konuğu Kasım ZORLU.
Konumuz, Advertising 2.0 ve değişen yeni reklam dünyasında Agency 2.0
Kasım bizlere, Web 2.0′ın tetiklediği teknolojik değişimden reklam sektörünün, reklam modellerinin, ve ajans yapılarının nasıl etkilendiğini anlatacak. Geleceğin reklam dünyasının nereye evrileceğinden bahsedecek.
Peki Kasım Zorlu kimdir?
Reklam sektörünün medya ve tüketici araştırmaları, medya planlama, iletişim planlaması, dijital pazarlama ve reklam gibi alanlarında çalışan Kasım, şu anda McCann Erickson’da dijital bağlantılar ve analitik işleri ile ilgileniyor. Kendini, tüketiciler, medya, eğlence ve teknolojinin kesişiminde merak ve heyecanla işini yapmaya çalışan bir iletişimci olarak görüyor. Kasım’ın alanındaki entellektüel derinliği kendisinin dinlenmesini kaçınılmaz kılıyor.
Eylem Yeri: Bilgi Üniversitesi, Santal İstanbul, E3 Binası, 106 Nolu Sınıf (Kroki)
Eylem Saati: 19.00 – 21.00 Kapalı Aralığı
07 Aralık Dersimizin Konuğu: M.Serdar Kuzuloğlu
Yazınsal tembelliğin zirvesinde olan biri olarak, Bilgi MBA programında dönem başlayalı aylar oldu, iki tane değerli konuğumuz oldu. Biz iki kelam yazamadık. İlk konuğumuz Sevgili Oğuz Bayram idi. Oğuz, bizlere Proje Yönetimi 2.0 ın hem teorik hem de pratik derinliklerinde yolculuğa çıkardı.
Geçtiğimiz hafta konuğumuz Sevgili Nuri Çankaya idi. Nuri, bizlere Marketing 2.0 kavramının gelmişini geçmişini ve geleceğini örneklerle anlattı. Marketing 2.0 anlatılırken Nuri’nin Microsoft deneyimleri de ilgi ile takip edildi.07.12.2009 haftası ise konuğumuz nev-i şahsına münhasır bir kişilik M. Serdar Kuzuloğlu.

Serdar Kuzuloğlu, çocukluk hayalini gerçekleştiren ender insanlardan biri… Çocukluk hayali olan gazeteciliği 95′ten beri profesyonel olarak yapıyor. Türkiye de Medya üzerine, dijital medya üzerine ahkam hususunda admin yetkisi kendisinde bulunuyor.
Serdar ile saatlerce her konudan sıkılmadan konuşabilirsiniz. Aborjinlerden başlayıp, origami ile devam edip, golgi aygıtının anteninden çıkabilirsiniz. Her konuda yılların birikimini, derinliğini keyifle deneyimlersiniz.
Serdar ile Değişen Medya, Sosyal Medya, Sosyal Medya Pazarlaması üzerine sohbet edeceğiz.
Neden Sosyal Medya? Neden Sanat ? sorularına cevap arayacağız.
Eylem Yeri: Bilgi Üniversitesi, Santal İstanbul, E3 Binası, 105 Nolu Sınıf
Eylem Saati: 19.00 – 21.00 Kapalı Aralığı
Gerçeklik Üzerine İki Kelam…

Kelam I
“Gerçeği bu kadar kolay bir şekilde kabul ediyorsak bunun nedeni herhalde gerçeklik diye bir şeyin olmadığını hissediyor olmamızdır”
JORGE LUIS BORGES
Kelam II
“Dün gece düşümde gerçekliği gördüm. Sabah uyandığımda bir rüya olduğunu anlayınca çok rahatladım.”
STANISLAW LEC
Sosyal Web'in Geleceği

Dijital mecralara derin soluklar katan Jeremiah Owyang, Forrester’dan ayrılmadan önce Sosyal Web’in geleceğina dair detaylı bir Forrester Raporu hazırladı. Rapor, içeriği itibariyle her zaman olduğu gibi yine aydınlatıcı ve yön gösterici nitelikte. Raporda bahsi geçen temel unsurlar aşağıda yer almaktadır:
Tüketiciler, ziyaret ettikleri her sosyal ağda farklı kimliklere sahip olduklarından mevcut sosyal deneyimleme süreci birbirinden kopuk olarak ilerliyor.
Taşınabilen kimliklere izin veren teknolojiler sayesinde, sosyal deneyimleme süreçlerinde entegrasyon sağlanacak ve pazarlama, reklam, e-ticaret ve CRM gibi disiplinlerde de anlamlı bir dönüşüm gerçekleşecek.
Taşınabilen kimlik yapıları sadece dönüşüm sürecini tetikleyen bir unsur. Dönüşüm süreci yeterli olgunluğa geldiğinde farklı sosyal sitelerde birbirinden kopuk yaşanan sosyal deneyim süreci, entegre ve ortak bir sosyal deneyim sürecine evrilecek.
Ortak bir sosyal deneyim süreci yaşayan Müşteriler öylesine güçlenecek ki, ürün tasarımcıları tamamiyle bu müşteri topluluklarının dinamiklerini baz alarak aksiyon alacaklar.
Müşteriler marka tercihlerini online kanka görüşlerini baz alarak verecekler.
Dolayısıyla güç dengesi tamamiyle markalardan topluluklara doğru kayacak. Birlikte haraket eden topluluk dinamikleri fazlasıyla önem kazanacak.
Sosyal Web’in günümüze kadar olan evrelerinin inceleyelim.
1. Sosyal İlişkiler Çağı: Başlangıç tarihi 1990ların ortalarıdır. Çağın ana aktörleri, AOL ve benzeri platformlardır. Sosyal İlişkiler Çağı, temel arkadaşlık ve diyalog fonksiyonları ile basit profiller sayesinde insanların birbirlerine bağlandığı ve etkileşimde bulunduğu bir çağdır.
2. Sosyal Fonksiyonellik Çağı: Temel arkadaşlık platformlarının, altyapısı ve uygulamaları ile sosyal etkileşim için zengin imkanlar sunan platformlara dönüşümüne şahit olmuş bir çağdır. Sosyal fonksiyonellik çağında ortaya konulan zengin iletişim imkanları ile etkileşim daha çok kapalı kapılar ardına, şifreli ortamlar taşınmaya başlamıştır. İşte bu çağ esnasında Facebook hayatımızın vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir.
3. Sosyal Sömürgeleştirme Çağı: Sosyal Evrimin karşılaşacağımız bir sonraki basamağıdır. İçerisinde bulunduğumuz yılın sonuna kadar tamamiyle ortaya çıkması beklenmektedir. Sosyal Sömürgeleştirme Çağı’nın en bariz ödelliği, OpenID ve Facebook connect gibi araçlar ile bireylere bir platformdan başka bir platforma özgürce seyahat etme imkanıdır.
Sosyal Sömürgeleştirme Çağı’nda, tüketiciler nezdinde web ortamında surf etmek artık yalnız bir deneyim olmayacak. Forrester’ın öngörüsüne göre basit teknolojilerle arkadaşlarınızla birlikte web üzerinde gerçek zamanlı olarak surf edebileceğiniz tarayıcılar bu çağ esnasında piyasaya sürülecektir.
Google Wave gibi ürünler de kullanıcı aktivitelerini merkezileştirmesi, farklı platformlarda etkin ve entegre olması ile çağın özelliklerini yansıtmaktadır.
4. Sosyal İçerik Çağı: 2010 yılında başlaması beklenen Sosyal İçerik Çağı’nda, sosyal ağlar ve sitelerin kullanıcılarının tercihlerini anlama yetkinlikleri artıyor. Kullanıcılarına tercih ve davranış bazlı deneyimlerini özelleştirebilme imkanı veriyorlar.
Yakın gelecekte, online içeriğin anlamlı bir kısmı otomatize olacak.
Semantik ve kollektif bilinç sistemlerinin kombinasyonu, içeriklerin ve sitelerle sosyal ağların etkileşimine ciddi katma değer sağlayacak.
5. Sosyal Ticaret Çağı: 2011 – 2012 yılları arasında, sosyal ağlar, kurumsal web sitelerini ve CRM sistemlerini gölgede bırakacaklar. Forrester’a göre topluluklar inovasyonu tetikleyen temel unsur olacak. Firmalar aktif olarak topluluklarla iletişime geçme hususunda kendilerinde bir zorunluluk hissedecekler. Toplulukların gücünden faydalanan firmaların bu topluluklarla ticaret süreci yaygınlaşacak.
