Az Popüler Yazarın Dramı…

azpopuleryazarındramı.001
Arafta kalmış bünyesindeki amansız yangınları, sarkastik tekniklerle söndürememiş; hüzünlerini geçmişine, umutlarını kelimelere emanet etmiş kişidir yazar.

Kimisi dünyayı değiştirmek, kimisi kendini geliştirmek, kimisi de yaralarına pansuman olsun diye yazar.

Popüler olanları çok havalıdır. Auraları 34 ila 45 mt arasında değişir. Yazdığı her kelimeyi okur okumaz; değişmeye, gelişmeye, hissetmeye başlarsın. Tanışmak için can atarsın. Her kitabını, hayat hikayesini, tuvalete hangi ayakla girdiğini ezbere bilirsin. Her aktivitesine katılır, kelimeleriyle aranda kurduğun sanal bağın fiziksel dünyada izdüşümünü kovalarsın.

Az popüler yazarlar ise; kendi köşeler inde sessiz sakin takılan, hiç bir zaman geniş hedef kitlelere ulaşmayacak olan ama kendi hedef kitlesi nezdinde derinlemesine takip edilen bireylerdir. Auraları kendine kadar olup, anlamlarını yansıttıkları kelimelerin haricinde pek tanınmazlar.

Az popüler yazarlar kitaplarını çıkardıkları andan itibaren bazı dram ve eziklikleri deneyimlerler:

Tanıtım ve Satış

* “Kitap mı? Tabi ki çıktı. Tüm kitapçılarda olması gerekiyor. Ama ben de pek göremedim. Daha tam olarak dağıtılmadı herhalde.”

* “Kapak önemli şekerim. Raftaki diğer kitaplardan sıyrılmak ilk öncelik. ”

* “Kitabın içinde insanların ilgisini çekecek bi fırlamalık yapsak da insanların ilgisini çekse. He. Ne dersin Recep abi? Recep abi !? Uyudun mu yaaaa?”

* “Kitabı bi felsefe ve hareket ile bağlayabilirsek arkadasından kitleler koşar.” (Origami felsefesi üyeleri olarak yarın Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde toplanıp, Otomatikçi Sebahattin liderliğinde origami yapacağız.)

* “Lansman mı? Yapılacak evet. Yayınevinden haber bekliyorum. ” (Hala bekliyor.)

* “Atın intikamı Twitter hesabının sahibi bizim mahalleden arkadaş. O da tweetleyecek 20.456 takipçisi var. Akmasa da damlar.”

* “Bütün eş, dost, akraba, hemşehriye haber verdiniz değil mi? Herkes alsın kitabı. O kadar emek var. Bari ikinci baskıya geçelim de namımız yürüsün.”

* “Gençler, aranızda bu bölgedeki tüm kitapçıları paylaşıyorsunuz . ve sürekli arayarak benim kitabı soruyorsunuz. Spekülatif talep yaratacağız ki gerçek talep de gelsin.”

* “Hacı senin gazetede tanıdığın var dı değil mi? Röportaj ayarlasan da yürüsek kenardan kenardan.”

* “Ayşe Arman’ı sabah koşusunda yakalayıp yalvarsam kitap hakkında iki kelam eder mi? Olur da iki kelam ederse her türlü best seller garanti olm.”

* “Necla teyzenin oğlunun arkadaşı Lizozom Kanalı’nda kameramanmış. Ondan rica etsek de bir hafta sonu programına çıksak olur mu?”

* “Şirketlere konuşmalara gitsek de konuşma sonrasında kitabı itelesek. Süper fikir değil mi?”

* “Marketlere millet nasıl giriyor? Halk, market rafında görürse kitabı kesin alır.”

* “Ben de hediye edeceğim kitapları internetten satın alıyorum. Internette daha ucuz. Hediye göndereceğim diye 100 tane kitabı sadece ben aldım amk.”

* “Ünlü insanlara kitabı şık bir pakette göndersek paylaşırlar mı?”

* “Tanıdık PR şirketi var mı?”


İmza Günü

* “Popüler yazarlar kendileri için ayrılmış özel salonlarda kitaplarını imzalıyorlar. Biz de, yayınevinin standında diğer az popüler yazarlarla tesbih tanesi gibi dizilerek insanlar gelsin diye bekliyoruz.”

* “Yanımdaki yazara sürekli birileri geliyor. Bize hala gelen giden yok. Şansıma yürüyeyim.”

* “Ablacım ilgilenir misin? Güzel kitap. Al çocuğunu sevindir. İmza da atarız.”

* “Millete kitabı ile ilgili soru sorarlar, bize de ya ‘Divanü Lügati’t-Türk var mı?’ ya da ‘Tarjan Ata can’ın imzası nerede?’ diye soruyorlar. Adres sormak 5 TL mi yazsam?”

* “Yandaki yazara hemşehrileri memleketten pasta börek getirmiş. Biz de nasiplendik. Seviyorum lan memleketimin insanını. ”

* “Yanımdaki yazar ile fotoğraf çektirmek isteyen herkesin fotoğ rafını ben çektim. Ezikliğe gel. Senin neyine olm imza günü?”

* “Aslında bir sürü insan gelirdi. Ama benim hedef kitlem normalde buralara pek gelmez.” (Yalandan kim ölmüş.)

* “Aha Tarjan Atacan mı lan o? Ben de kitap imzalatsam çok mu ezik olur? Olur. En iyisi yayınevinden isteyeyim benim adıma imza al abilirler belki.”

* “İmza günü mekanı bu kadar uzak olmasaydı bir sürü insan gelirdi.”

* “Bir daha ki kitaba kesin; kişisel gelişim, aşk veya manevi konulara gireceğim anasını satayım. Onlar tutuyor kardeşim bu memlekette.” (Sanki sen de dünyanın sırrını anlattın.)

* “Tarjan Atacan ile muhabbet etme imkanı bulabilir miyim acaba? Bi iki hareket kapsak yeter. Herif best seller olmak için doğmuş.”

* “Millet bilse imza gününe metrobüs ile geldiğimi acaba yine de kitabı imzalatır mı?”

“İnsan yazarken sadece anlaşılmak değil, muhakkak ki aynı zamanda anlaşılmamak da ister.” Franz Kafka

16.11.2014 Tarihinde Radikal’de yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın