Can Kırıkları

Paketlenmiş hayat serüveninde, tedavülden kalkmayı beklerken, paralel evrenden kendimizi seyrediyoruz. Paket içeriğinde telaşeli günler deneyimlenirken, sakin sessiz günler geçiyor bu sonsuz cam kovuklarda. Bembeyaz kefenler gibi. Paket üzerinde ince bir halka, zaman zaman ışıltısı göz alan ince çizgiler. Çizgilerin ışığında kamaşan gözler ve nefisler. Kullanıldık, canımız yandı. Bir çorbanın sıcaklığını da duydu mermer tenimiz,  bir tatlının şerbetli lezzetini de. Öylece durduk. Sonsuza bırakılmış çeyiz hayallerinin peşinde koştuk. En uzun yolculuğa çıktık, yola çıktığımız yere bırakılarak.

Bir sonsuzluğun güvenilir tanıklarıyız. Tüm can kırıklarına rağmen öylece duran saydam gözüken ölümleriz. Bembeyaz ölümler. Şeffaf sessizlikler.

Can kırıkları, Cam kırıkları gibi değildir. Öyle süpürünce gitmez; İçinde kalır, aklına geldikçe de batar…

 

Bir Cevap Yazın