Arşiv: 'Derin Pazarlama'

Motor ve Pazarlama

Motor, Arama Motoru, Arama Motoru Pazarlaması, SEM (Search Engine Marketing)  gibi kavramlar pazarlama evreninde günümüzde fazlasıyla cümle içerisinde kullanılan kavramlar.  Bu kavramların ne olduğuna, nerelerde kullanıldığına, nasıl kullanıldığına dair herhangi bir ilginiz varsa yazının devamına bekleriz.

Arama Motoru Nedir?

Arama Motoru hayatımızda birkaç yıldır olan yeni bir kavram. Arama kelimesini bilmek ile motor kelimesini bilmek arama motoru kelimesini bilmeyi gerektirmiyor. Arama motoru kavramının zihnimizdeki baskın izdüşümü karşımıza  Google olarak çıkıyor. Peki ya diğerleri? Yahoo, MSN, Bing bunlar arama motoru değil mi?

Arama Motoru Kullanıcıların aradıkları ya da ilgilendikleri konularla ilgili websitelerini bulmayı kendine misyon edinmiş yüzlerce arama motoru mevcut.

Arama motorları, web sitelerini düzenli olarak kendi veritabanlarında indeksliyorlar ve kullanıcıların sorguda talep ettikleri ile ilgili düzeyine göre websitelerini sıralıyorlar.

Websitelerini ilgi düzeyine göre sıralamak ile kalmıyorlar reklam dünyasına yeni modeller ile katma değer sağlıyorlar. Sponsor Bağlantılar adı altında Arama Motoru üzerinde Reklam Hizmeti sunuyorlar. İşte sunulan bu hizmete paid search ya da anlamını yitiren tercümesiyle  ödemeli arama deniyor.

Arama motorları, doğal arama sonuçlarına ek olarak sayfanın solunda yerleştirdikleri küçük yazılar, bağlantılar sayesinde milyar dolarlar kazanıyorlar.

Arama Motoru Reklamları,  doğru ziyaretlerin artmasında, satışların tetiklenmesinde hayli etkin olabiliyor.

Arama Motoru Reklamları, talep bazlı, etkin hedeflemeli, ve kullanıcının ilgili ihtiyacı için aktif olarak birşeyler aradığı sırada ortaya çıktığı için, reklamcılar cenahında her geçen gün daha da popüler oluyor.

İnsanlar Neden Arama Motoru Kullanır?

Aslında “İnsanlar Neden Arama Motoru Kullanır?” sorusunun düşünüldüğü kadar sofistike bir cevabı bulunmuyor. Sorunun cevabı gayet basit: “İnsanlar arama yapmayı seviyorlar.”

İş görüşmesine gelen adayı, göreve gelecek olan yeni yöneticiyi, toplantı esnasında karşı tarafta yer alan kişileri, ihaledeki rakipleri, yağmurlu bir havada güvertede size ikram yapmaya çalışan görevliyi, kaderi, kısmeti aramayı seviyoruz. Bu sevgi ve tutkumuzdan dolayı “Googlelamak”  ve “Egosurfing” kavramları sözlüklere, literatüre girdiler.

Özünde, kullanıcılar her çeşit bilgi ile ilgileniyorlar. Ancak yapılan aramaları, motivlerine ve konularına göre aşağıdaki gibi üç ana kategoride toplayabiliriz:

1. İçerik (haber, makale, video, forum, blog vb peşinde olanlar)
2. Araştırma (eleştiri, yorum, ürün özellikleri fiyat kıyaslamaları peşinde olanlar)
3. Ticaret (birşeyler satın alma peşinde olanlar)

Kullanıcılar, Google’ın basit ama etkili arama dilek kutucuğuna, arama niyetlerini ifade eden kelimeleri yazarak serüvenlerine başlıyorlar.

Gelen sonuçların performansına göre arama kelimerini değiştirebiliyorlar, yeni kelime(ler) ekleyebiliyorlar. Bu süreç, kullanıcılar için en anlamlı sonuç elde edene kadar devam ediyor.

Kullanıcıların,  bu işlemleri daha hızlı ve etkin gerçekleştirebilmesi için arama motorlarının çoğu internet tarayıcılarına entegre araç çubukları geliştirdiler. Böylece kullanıcılar yukarıda bahsettiğimiz süreci daha hızlı tamamlayabiliyorlar.

Arama Motoru Pazarlaması Nedir?

Arama Motoru Pazarlaması, Google gibi arama motorlarını kullanarak sitenize daha çok ilgi ve ziyaret çekme operasyonudur. Operasyon iki kanaldan ilerler:

•  Arama Motoru Optimizasyonu (Search Engine Optimization SEO): Arama Motoru Optimizasyonu, “organik” veya “doğal” arama sonuçlarında daha etkin performans elde etmek için kullanılır. Listede yer alan bağlantılara tıklamak ücretsizdir. Arama Motoru Optimizasyonu sabır, uzun vadeli planlama ve yatırım isteyen bir süreçtir. Aspirin çözüm olarak tavsiye edilmez. Aspirin çözüm olarak tavsiye edenlerin diplomaları ve hipokrat yeminleri iptal edilir.

•    Ödemeli Arama (Paid Search): Ödemeli Arama; reklamverenlerin, ücreti mukabilinde kontrol ettiği, reklam olarak nitelendirilen sponsor bağlantıların yeraldığı aramadır. Reklamverenler, belirledikleri arama sorguları ile eşleşen reklamları konumlandırırlar. Sponsor bağlantılar, genellikle sayfanın sağ üst kesiminde yer alma eğilimindedirler. Herhangi biri bu bağlantılara tıklayıp reklamverenin sitesine gittiği takdirde, reklamveren tıklama başına ödeme yapar. Sürecin başında reklamveren ne kadar ödemeye hazır olduğunu tanımlar. Ödemeli arama bir nevi açık arttırma sistemidir. En üstte yer alacak olan reklamlar için en çok ödemeyi gerçekleştirmek gerekir.

Arama Motoru Pazarlaması, aktif olarak online satış yapılmasa bile firmalar nezdinde önemi hızla artan bir konudur.

Arama Motoru Pazarlaması, herhangi bir zamanda, herhangi bir platformda aktif arayış içerisinde olan tüketicilere dokunma imkanı sağlar.

Etkin hedefleme imkanı tanımasından reklamveren tarafında çarpıcı sonuçlara yol açar.
Yapılan araştırmalar, kullanıcıların aramış oldukları kelime(ler) için çıkan ilk 10 sonucun ötesine geçmedikleri yönündedir.

Markanız, organik, doğal aramalarda ilk 10 sonuç arasında yer almıyorsa, ödemeli aramayı (paid search) tercih edebilirsiniz. Böylelikle ilk sayfada sağda sponsor bağlantılar arasında yerinizi alırsınız.

Arama Motoru Pazarlaması, uzaydan gelmiş bir bilgi olmadığı için kolaylıkla öğrenilebilecek bir yöntemdir. Ancak unutulmaması gereken, bir arama motoru stratejisinin yapılandırılması ve bu stratejinin de pazarlama stratejisinden kopuk olmaması hususudur.

Ödemeli Arama (Paid Search) Pazarlaması nedir?

Ödemeli Arama (Paid Search) Pazarlaması, firmaların ürün ve hizmetlerinin ya da markalarının bilinirliğinin arama motorlarında en üst düzeyde görünürlülüğünü sağlamak için arama sorguları ile bağlantılı reklam satın alma,  yönetme operasyonudur.

Örneğin, ayakkabı mağazanız varsa Google üzerinde “erkek ayakkabıları” gibi bir ifade arandığında ilk sıralarda yer almak isteyebilirsiniz. Bu isteğinizi yerine getirmek için öncelikle “erkek ayakkabıları” ifadesini satın almanız akabinde satın aldığınız bu ifade için reklam tasarlamanız, reklama tıklandığında karşılayacak bir iniş sayfası (landing page) seçmeniz, bütçe belirlemeniz ve sonuç olarak ödemeli arama  (paid search) kampanyasını hayata geçirmeniz gerekir.

Ödemeli & Ödemesiz Arama Sonuçları

Aşağıdaki görselden de anlaşılabileceği gibi Google, arama sonuçlarını organik ve ödemeli olmak üzere iki kategoride listeliyor. Sağ tarafta mavi çerçeveye alınmış sütun ve sol tarafta mavi çerçeveye alınmış satır para verilerek satın alınmış “sponsor bağlantıları” ifade ediyor. Sponsor bağlantılara her tıklandığında ilgili reklamı veren tıklama başına bir ücret ödüyor. Kırmızı çerveye alınmış sol sütun ise, aramadaki ifadeye Google tarafında en iyi cevap veren siteleri listeleyen doğal sonuçları ifade ediyor.

snap13

Ödemeli Arama mı? Organik Arama mı?

Her iki arama türünün de kendine göre güçlü ve zayıf yanları mevcut olmakla beraber aynı pazarlama stratejisi çatısı altında her iki arama yöntemini de birlikte kullanmak en iyi çözüm olarak gözüküyor.

Ödemeli Arama (paid search), anlaması ve uygulaması kolay bir doğrudan medya satın alma operasyonu.Reklam sektöründeki diğer mecralara göre tamamiyle hedef ve performans odaklı, sonuçları kolaylıkla ölçeklenebilen, reklam verenin önünü gördüğü bir mecra.

Ödemeli Arama’nın da bir maliyeti olduğu için atılan taşın ürkütülen kurbağaya değmesi gerekiyor. Dolayısıyla Ödemeli Arama’yı doğru zamanda doğru yerde kullanmak gerekiyor.

Konu ile ilgili olarak doğal arama sonuçlarının yetersiz kaldığı durumlar, Ödemeli Arama’nın (paid search) en etkin olduğu durumlardır. Doğal arama sonuçlarının yetersiz kaldığı durumlarda alt sıralarda kalan doğal arama sonuçlarının imdanına ödemeli arama sonuçları yetişiyor. Ön plana çıkıyor ve kendisini tüketiciye gösteriyor.

Hem Ödemeli Arama hem de Doğal Arama’nın ikisinin de performansının iyi olduğu durumlarda ise tüketicinin kaçacak yeri kalmıyor.

Ödemeli Arama’dan Ne Gibi Sonuçlar Bekleyebiliriz?

•    Doğal aramanın yetersiz olduğu durumlarda marka, ürün ve hizmet bilinirliğinin artmasını
•    Satışların ve satışa yönelik aksiyonların artmasını
•    Yüksek dönüşüm oranlarını
•    Yüksek hesap verilebilme imkanını, tahminden bağımsız haraket etme imkanı
•    Yüksek ölçeklenebilirlik sayesinde etkin bütçe yönetim imkanını
•    Bireysel olarak kolayca deneyimleyebilme imkanı

Ödemeli Arama Süreçlerini Kim(ler) Yönetir?

Her ne kadar bazı firmalar arama aktivitelerini yönetmek için kendi bünyelerinde çözümler üretmiş olsalar da firmaların çoğunluğu arama aktivitelerinin yönetimi için dışkaynak kullanımı eğilimindedir.

Ödemeli Arama için firmalar aşağıdaki kaynakları kullanmaktadırlar.

•    Geleneksel medya ajansları
•    Dijital Odaklı Tam Çözüm ajansları
•    Arama Motoru Pazarlaması ajansları
•    Ödemeli Arama Pazarlaması ajansları
•    Kurum içi ödemeli arama uzmanları

Ödemeli Arama Çalışma Modelleri

•    Account Management Ücreti Bazlı Çalışma
•    Performans Bazlı Çalışma
•    Ajans Komisyonu Bazlı Çalışma
•    Sabit Fiyat  veya  saat bazlı çalışma

Arama Motoru Pazarlaması ve Ödemeli Arama Pazarlaması gibi konularda nereden başlamak gerekir?

Aslında bu yazıyı okuyarak süreç başladı! Yazının ötesinde bu süreçte atılması gereken ilk adım “ eğitim”. Konu ile ilgili olarak derin bir eğitim sürecine girmek gerekiyor. Sizlerin eğitim sürecine girmeniz yetmiyor, bu konuları yöneticilerinize ve çalışma arkadaşlarınıza  da doğru bir şekilde anlatmanız, onları da eğitim sürecinin bir parçası haline getirmeniz gerekiyor.

İkinci adım ise, Hazırlık aşaması. Hazırlık aşamasında, öncelikle bu mecralarla ilgili hedeflerin belirlenmesi, akabinde ise diğer mecralarla etkileşim stratejisinin  ve genel pazarlama stratejisindeki konumunun belirlenmesi gerekiyor. Belirlenen stratejileri doğrultusunda Anahtar Performans Göstergeleri’nin (KPI) tanımlanması gerekiyor.

Hazırlık aşamasını da tamamladıktan sonra iş doğru kaynağı belirleyip aksiyon almaya kalıyor…

Digital Age Şubat 2010 Sayısı

Social Trippin’ Backstage

Social TrippinTurkish Airlines‘ın global dijital pazarlama stratejisinin en önemli bileşenlerinden biri, global düzlemde sosyal medya insanları  ile etkileşim programı yapılandırmaktı. Bu amaca hizmet etmesi açısından Turkish Airlines, Social Trippin’ programını lanse etti.

Social Trippin’ programının ilk etkinliği 22-24 Ocak tarihleri arasında Türk ve Alman katılımcılarla birlikte Berlin‘de gerçekleştirildi.

Social Trippin’ nedir?

Turkish Airlines‘ın global düzlemde sosyal medya kanaat önderleri ile etkileşim programıdır. Dijital insanlarla, dijital dünyaya dair gerçek bir  maceradır.

Social Trippin’ ne zaman olur?

Social Trippin’, biri Türkiye’de olmak üzere,  dünyanın farklı yerlerinde, yılda dört defa düzenledir.

Social Trippin’ programına kimler katılır?

Social Trippin’ programına, bloggerlar, yazarlar, basın mensupları, sosyal medya uzmanları, dijital pazarlama profesyonelleri, trend analistleri katılır.

İlk Social Trippin’ 22-24 Ocak tarihleri arasında Berlin‘de gerçekleştirildi.

Berlin’e yola koyulmadan önce  Türk misafirlerimizi  havaalanında kendileri için özel hazırlanmış Social Trippin’ kontuarında karşıladık.

Katılımcılarımız Social Trippin kontuarında boarding passlerini alırken Berlin’deki etkinliğin detayları hakkında ipucu verebilecek bir pass kartı daha aldılar. Aldıkları kart, hem kafalarını karıştırdı hem de kendilerini heyecanlandırdı.

Kartlarda, Berlin’deki workshop esnasında kurguladığımız yarışmanın grupları hakkında bilgiler yer alıyordu. Böylece herkes seyahat esnasında birlikte olduğu grup üyeleri ile daha erken kaynaşabilecekti.

Social Trippin Boarding Pass

Social Trippin Boarding Pass

Akabinde misafirlerimizi Turkish Airlines CIP Lounge’unda ağırladık. CIP Lounge yapmış olduğumuz keyifli sohbetler ve ikram deneyimlerinden sonra uçağa doğru yola koyulduk. Hava gerçekten çok soğuktu…

Social Trippin

Social Trippin

Airbus 340 Tipli uçağımız ile Berlin’e doğru keyifli bir seyahat gerçekleştirdik.

3
Turkish Airlines
Berlin Ekibi bizleri pasaport bölümünün hemen arkasında karşıladı ve transfer için gerekli yönlendirmelerde bize yardımcı oldular. Şehir içine transfer için otobüsümüze bindiğimizde katılımcılarımız,  kendilerini bekleyen sürprizden haberdar değillerdi.

Misafirlerimiz ile birlikte  40 bin kişilik O2 World’te     “Eisbären Berlin” takımını destekleyerek buz hokeyi deneyimi yaşadık. O2 World’te karşılaşmış olduğumuz Turkish Airlines reklamları hepimizi gururlandırdı.   Bizim için ayrılmış özel locada maçı izlerken aynı zamanda yemeklerimizi de yedik.  Devre arasında “Eisbären Berlin” takımının CMO su geldi ve bizlere takım hakkında biraz daha detaylı bilgi verdi. Kendisinin bizler için bir sürprizi daha vardı. Geçen sene kazanılan lig şampiyonluğu kupasını beraberinde getirmişti.

23 Ocak günü yoğun bir program bizi bekliyordu.

Social Trippin

Program Amazon’un eski Chief Scientist Officer’ı Andreas ile başladı.

Andreas bizlere,  Data Evolution ve dijital mecralarda veri yönetiminin inceliklerinden bahsetti.

Andreas‘ın hemen akabinde dünyaca ünlü havayolu sektörü bloggerı Shashank Nigam sahne aldı. Shashank Nigam, havayolu sektöründe markalama, havayolu sektöründe sosyal medya kullanımı ve dijital pazarlama yaklaşımından bahsetti.

Öğle yemeğinden sonra er meydanı kuruldu.  Takımlar kendileri için ayrılmış yerlere oturdular. Free-Kick, Penalty, Corner, Throw-in, Kick-off takımlarının ortak amacı altın golü atmaktı.

Social Trippin

Turkish Airlines ekibi öncelikle tüm takım üyelerine kendileri için özel hazırlanmış Barcelona formalarını takdim etti ve tüm takımlara gerekli brief i verdi.   Artık başlama düdüğü için herkes hazırdı. Süre 90dk idi ve takımların 90 dk boyunca verilen brief doğrultusunda hazırlamış oldukları çalışmaları sunmak için sadece 10 dkları vardı.

Social TrippinSocial TrippinSocial MediaSocial TrippinSocial TrippinTakımlar kendilerine verilen 10 dk zaman kısıtına uyarak sunumlarını gerçekleştirdiler.

Sunumları, Turkish Airlines İş Geliştirme ve Anlaşmalar Başkanı, Haşmet Gökırmak; eTicaret Müdürü, Yüce Zerey; Reklam Müdürü Serdar Ekrem Şirin ve  Shashank Nigam’dan oluşan jüri değerlendirdi.

Social Trippin

Yapılan değerlendirme sonucunda jüri üyeleri arasında kazanan takıma dair mutabakat sağlanamadı ve iki ekip (Corner ve Penalty) berabere kaldı.  Beraberliği bozmak için her iki ekipten de seyircileri ikna edecek argümanları detaylandırmaları istendi.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda kazanan ekip salondaki tüm katılımcıların oyları ile belirlendi.

Social Trippin

Kazanan ekip, Corner idi. Corner ekibine şampiyonluğu getiren konsept  “Get together, fly to gather” idi…

Social Trippin

Corner ekibinin tüm üyeleri Turkish Airlines‘ın uçtuğu destinasyonlardan istedikleri, herhangi destinasyona gidiş dönüş uçak bileti kazandılar…

Böylece Social Trippin Berlin Workshop süreci tamamlanmış oldu.

23 Ocak sabahı, kahvaltıdan sonra şehir turu gerçekleştirildikten sonra akşam üzeri İstanbul için yola koyulduk.

Bir sonraki Social Trippin, tüm dünyadan gelen katılımcıları ile İstanbul’da…

Bekleriz…

Social Trippin’

J.J Abrams ve Pazarlama

Dünya “entertainment” endüstrisinin rotasını çizen dahi yapımcı Jeffrey Jacob (bu isim hiç yabancı gelmiyor olsa gerek) Abrams, pazarlama profesyonelleri tarafından yakinen takip edilmesi gereken biri.

J.J. Abrams, New York’da doğup, Los Angeles’da büyüyor. Lisedeyken tiyatronun aktif olarak içerisinde yer alıyor.  Babası Gerald W. Abrams ve annesi Carol Abrams da yapımcı.

16 yaşındayken Nightbeast filminin müziklerini yaparak film dünyasına giriyor. 1990′da ilk filmi Taking Care of Business‘ı yazdı ve prodüktörlüğünü yapıyor. Bunları Harrison Ford’un oynadığı Regarding Henry ve Mel Gibson’ın oynadığı Forever Young takip ediyor.

1998′de Armageddon filminin prodüktörlüğünü yapıyor. Aynı yıl dört sezon süren ilk dizisi Felicity‘i oluşturuyor. Kurduğu prodüksiyon şirketi “Bad Robot” ile Alias ve Damon Lindelof ile Lost‘u hayatımıza sokuyor.

İlk yönetmenlik deneyimini 2006 filmi Mission: Impossible III ile gerçekleştiriyor. 2008′de Cloverfield‘in yapımcısı oluyor. 2009′da  ise ünlü dizi Star Trek‘in film versiyonunu çekti.

Yazarlık ve yönetmenlik dışında Alias’ın tema şarkısını, Lost’un açlışı temasını, Felicity ve Fringe dizilerinin tema şarkılarını yazmışlığı da var.

J.J. Abrams, yaptığı işlerle milyonları ekran başına kilitliyor. İnsanların ilgisini nasıl çekeceğini,  insanları işlerine nasıl bağımlı hale getireceğini çok iyi biliyor.

J.J. Abrams bunları nasıl biliyor?

Çünkü, pazarlama, iletişim, kültür, antropoloji, sosyoloji, psikoloji  gibi ilimlere hakim, bu ilimlerin işine olan faydasına inanıyor. Konu uzmanlarını dinliyor. Yapmış olduğu işlerde temel insan motivlerini kullanıyor.

Merak,  J.J. Abrams’ın kullandığı motivlerin başında geliyor.  Merak, kültür bağımsız, ırk bağımsız her insanda olan bir unsur. Her milletten insan merak eder.

J.J. Abrams da bunu çok iyi kullanıyor. Adayı merak ettiriyor (LOST), paralel evrenleri merak ettiriyor (FRINGE), insanlar nasıl bayıldığını merak (FLASH FORWARD) ettiriyor.

Herkes merak ediyor, ertesi gün arkadaşları ile konuşuyor, kendi anladığını paylaşıyor, arkadaşının anladığını dinliyor. Bir sonraki bölümü heyecanla bekliyor.

J.J. Abrams, pazarlama profesyonellerinin rüyalarını gerçekleştiriyor. Dolayısıyla, J.J. Abrams’ı çok iyi anlamak gerekiyor.

J.J. Abrams’ın kafasının nasıl çalıştığını anlamak için  kendisinin TED‘te yaptığı meşhur konuşmayı tekrar tekrar izlemek gerekiyor.