İş İnsanları
İş İnsanları
İş İnsanları
Pazartesi sendromunun damaklarda bıraktığı tarifsiz kötü tadın adıdır “To-Do-List”.
“Yüzünü örten perde açıldığında hakikat eğer hala hakikate benziyorsa, bu durumda, çıplak hakikat diye bir şeyden söz edilemez” der Baudrillard.
İllüzyondan yoksun bir gerçek, hala gerçek olarak kabul görebiliyorsa, bu durumda; gerçek, nesnel bir gerçekliğe nasıl sahip olabilir?
Büyüleme gücünü yitiren şeyler anında ve tamamıyla gerçek, gölgelerinden ve yorumdan yoksun şeylere dönüştüler.
Sanal, gerçekliğin peşinde koşan son avcı ve onu yakıp yıkan yağmacı gibidir. Sanal, bizzat gerçeklik tarafından bir tür bulaşıcı ve yok edici unsur şeklinde salgılanmıştır.
Sanal gerçeklik, gerçeklikle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamaktadır. Bu, nesnel gerçekliğin soyutlanma sürecinde devreye sokulan sürecin nihai aşamasıdır.
Sanal Gerçeklik coğrafyasının vatandaşları kendi cenaze namazlarında kendilerini musalla taşında gözlemleyerek, gerçek bedenlerini gömmüş ve hocanın “El Fatiha” söylemini müteakip kendilerine birer sanal beden bulmuşlardır.
Buldukları sanal bedenin yaptığı her haraket; planlı, programlı ve hedef odaklıdır.
Sanal bedenler, daha fazla ilgi, daha fazla ün, daha fazla refah düzeyi ve daha yüksek bir statü için sanal terler dökerler.
“To-do-list”; nam-ı diğer yapılacaklar listesi, sanal bedenlerin gerçeklik ile arasındaki katarakttır.
Pazartesi sendromunun damaklarda bıraktığı tarifsiz kötü tadın adıdır “To-Do-List”.
Soğuk ve karlı bir sabaha İstanbul’dan önce uyanmıştı. Ağızında, biriktirdiği pişmanlıkların kötü tadı vardı.
Geçmişini unutmaya çalışan biri için, maziden gelen her tat bir çeşit tehdit ya da tehlikedir; bunca yıl sıkı sıkıya kapalı tutulmuş kapılar onlarla zorlanır, bastırılmış anılar onlarla silkinmeye çalışılır, belleğin kuytularına inilmiş nice ayrıntı, onların sorularının tazelediği çağrışımlarla yeniden gün ışığına çıkar.
Uyanır uyanmaz eli her zaman aynı yere doğru, komidin üzerindeki sigara paketine doğru giderdi. Sigarasını yakarken karanlıkta kısa bir süre aydınlanan yüzünde yılların ve yaşanmışlıkların açtığı izler kolayca seçilirdi.
Yatakta yarılanmış sigarası ile geçiştirdiği maziden gelen tadı, tamamen yok etmek ve geçmişten güne uyanabilmek için kendisine filtre kahve hazırlardı.
Aç karnına, tok karnına, yatmadan önce, yattıktan sonra sürekli kahve içme alışkanlığı doktora yaptığı yıllardan kalma bir alışkanlıktı. Kahveyi alışkanlıktan öte bir yaşam biçimi haline getirmiş ve sıkı bir kahve tüketicisi ve entelektüeli olmuştu.
Yaşanmışlıklarının acı eşiğini unutmak, yeni bir hayat, yeni bir şampiyonluk diyenlerin Metin Ali Feyyaz’ı olan Alkol, Kahve, Sigara ile dostluğunu perçinlemişti. Gastrit ve Ülser’i yaşanmışlıklarına tercih edeli çok olmuştu.
Read More…
Sanal ilişkilerin, yüzeysel samimiyetlerin, afilli kartvizitlerin efendileridir network insanları…
Gittiğinde check-in olduğuna değecek otellerden birinde kokteyl masaları; yine hipergerçek kavramsal bir lansmana şahit oluyordu. Read More…
Sanal ilişkilerin, yüzeysel samimiyetlerin, afilli kartvizitlerin efendileridir network insanları…
Profesyonel iş dünyası nefesini; bireyi güçlendirmek, kişisel gelişimine ön ayak olmak için harcarken; söz konusu bireyin özgürleşmesi, yalnız hareket etmesi olduğunda sistemin nefesi yetmiyor…. Read More…
Büzüşen ruhlarını ferahlatmak adına, dizilerin fantastik dünyalarının vatandaşlığına geçmiş insanlar…
Hafıza arama motorunda “Dizi” kelimesini aradığında çıkan sonuçlar arasında son sıralarda; İstiklal Marşı ile açılıp, saygı duruşu ile kapanan tek kanallı TRT yıllarından kalma Cosby ailesi, Kara Şimşek, Şahin, Görevimiz Tehlike, Yalan Rüzgarı, Bizimkiler, Ziyaretçiler gibi diziler karşısına çıkıyordu. Read More…
Türkiye’nin “Feys” Motivasyonları…
Hayatı, tatsız tuzsuz sanal gerçekliklerine hapsetmiş insanlar
Pazar akşamları “Yarın ne giyeceğim?” sorusudur her zaman acımasızca, merminin ne kadar derine ineceğini, ne kadar can yakacağını düşünmeden, fütursuzca tetiği çeken… Read More…
Hayata direnmek için günleri, günlerin içinde hayatı deneyimleyen insanlar…
Kişisel Gelişim serüveninde A noktasından B noktasına ulaşım aracı olarak kullanılan eğitimlerin vazgeçilmez insanları…
Elektriğin icadından sonra insanlık tarihindeki en önemli keşif olan Kişisel Gelişim, içimizdeki öğrenme aşkını gıdıklayarak eğitim ihtiyacını hayatımızın merkezine koydu. Read More…