<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>y=f(yuce) &#187; İş İnsanları - y=f(yuce) - There is No Aphrodisiac Like Innocence.</title>
	<atom:link href="http://www.yucezerey.COM/category/is-insanlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yucezerey.COM</link>
	<description>There is No Aphrodisiac Like Innocence.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 04:18:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>To-Do-List İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/to-do-list-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/to-do-list-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 12:02:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[To-Do]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.COM/?p=1957</guid>
		<description><![CDATA[Pazartesi sendromunun damaklarda bıraktığı tarifsiz kötü tadın adıdır “To-Do-List”. “Yüzünü örten perde açıldığında hakikat eğer hala hakikate benziyorsa, bu durumda, çıplak hakikat diye bir şeyden söz edilemez” der Baudrillard. İllüzyondan yoksun bir gerçek, hala gerçek olarak kabul görebiliyorsa, bu durumda; gerçek, nesnel bir gerçekliğe nasıl sahip olabilir? Büyüleme gücünü yitiren şeyler anında ve tamamıyla gerçek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pazartesi sendromunun damaklarda bıraktığı tarifsiz kötü tadın adıdır “To-Do-List”. </strong></p>
<div><img class="aligncenter" src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=561654" alt="" /></p>
<p><em>“Yüzünü örten perde açıldığında hakikat eğer hala hakikate benziyorsa, bu durumda, çıplak hakikat diye bir şeyden söz edilemez”</em> der Baudrillard.</p>
<p>İllüzyondan yoksun bir gerçek, hala gerçek olarak kabul görebiliyorsa, bu durumda; gerçek, nesnel bir gerçekliğe nasıl sahip olabilir?</p>
<p>Büyüleme gücünü yitiren şeyler anında ve tamamıyla gerçek, gölgelerinden ve yorumdan yoksun şeylere dönüştüler.</p>
<p><strong>Sanal</strong>, gerçekliğin peşinde koşan son avcı ve onu yakıp yıkan yağmacı gibidir. Sanal, bizzat gerçeklik tarafından bir tür bulaşıcı ve yok edici unsur şeklinde salgılanmıştır.</p>
<p><strong>Sanal gerçeklik</strong>, gerçeklikle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamaktadır. Bu, nesnel gerçekliğin soyutlanma sürecinde devreye sokulan sürecin nihai aşamasıdır.</p>
<p>Sanal Gerçeklik coğrafyasının vatandaşları kendi cenaze namazlarında kendilerini musalla taşında gözlemleyerek, gerçek bedenlerini gömmüş ve hocanın “El Fatiha”  söylemini müteakip kendilerine  birer <strong>sanal beden</strong> bulmuşlardır.</p>
<p>Buldukları sanal bedenin yaptığı her haraket;  planlı, programlı ve hedef odaklıdır.</p>
<p>Sanal bedenler, daha fazla  ilgi,  daha fazla ün, daha fazla refah düzeyi ve daha yüksek bir statü için <strong>sanal terler</strong> dökerler.</p>
<p>&#8220;To-do-list&#8221;; nam-ı diğer yapılacaklar listesi,  sanal bedenlerin gerçeklik ile arasındaki katarakttır.</p>
<p>Pazartesi sendromunun damaklarda bıraktığı tarifsiz kötü tadın adıdır “To-Do-List”.</p></div>
<div></div>
<div><span id="more-1957"></span></p>
<p>Pazartesi günleri, bedenin ofise teşrif etmesinden birkaç saat sonra gelir, beyaz yakalı profesyonel ruhu.</p>
<p>Beden önden gelip; kahvaltısını yapar, bilgisayarı açar, keyif çayını / kahvesini içer, çalışma arkadaşlarına yüz kaslarını asgari düzeyde oynatarak, ilgili selamları verir, fiyakalı defterini ya da ipadini çıkarır.</p>
<p>Gerekli tüm alt yapı beden tarafından hazırlandıktan sonra beyaz yakalı profesyonel ruh gecikmeli olarak kart basar sistemin okuyucularına. Gelir gelmez deftere ya da ipad e odaklanır.</p>
<p>Pazar gecesinden beri kasmış olduğu bünyesini, içinde bulunduğu sanal beden sayesinde gevşetmeye başlar.</p>
<p>İşte o an, sanal bedenin, ruhu gerçeklikten kopardığı, güdümüne aldığı ve acılarından arındırdığı andır.</p>
<p>Pazartesi sendromunun özümsenme süreci tamamlanmış bünyeler “to-do-list” yapmaya hazırdır.</p>
<p>Konu “to-do-list” olduğunda kimse elini hafif alıştırmaz. Önemli olan yazmak, görmek ve yazılanın üzerini renkli kalemle, kalın çizgilerle çizme ihtimalidir.</p>
<p>Bir kere hazırlandığı zaman bağımlılık yapar bünyeden çıkması için 40 gün 40 gece herhangi bir şekilde &#8220;to-do-list&#8221; hazırlamamak gerekir. Örnek &#8220;to-do-list&#8221; maddeleri:</p>
<p>* Haftalık toplantı takvimini organize et. (Bkz: Hobbitler, Elfler, Cüceler, İnsanlar ve<br />
diğer tüm Orta Dünya sakinleri ile mutat statü toplantıları)</p>
<p>* X raporunu t zamanına kadar yetiştir. (Bkz: Alcatraz’da 1963’te kaybolan 302 kişinin<br />
2012 statü raporu)</p>
<p>* Hilmi Bey’in mailine cevap yaz. (Bkz: Pararel evrene daktilo ile yazılan mektuplar&#8230;)</p>
<p>* Necati Bey’in toplantı öncesi istediği dokümanı organize et. (Bkz: Dharma<br />
Oryantasyon Dokümanı&#8230;)</p>
<p>* Hedeflerini belirle sisteme gir. (Bkz: Frodo Baggins ve Yüzük Taşıyıcılığı)</p>
<p>* Katılacağım eğitimin organizasyonu için departman asistanına mail at. (Bkz:<br />
Delegasyon insanı)</p>
<p>* 2018 Bütçesini A, B, C, D, E, E1, E2, E3 versiyonları ile hazırla (Bkz: Plan, program ve<br />
vizyon insanı)</p>
<p>* Bugün toplantı yapacağın müşteri hakkında önceden araştırma yap (Bkz: Hazırlık<br />
insanı)</p>
<p>* Projenin kick-off toplantısı öncesinde kuaför organizasyonunu yap (Bkz: Bakım<br />
insanı)</p>
<p>* Hamit ile kahve / yemek organizasyonu (Bkz: Network İnsanları)</p>
<p>* Pakize’nin ilgili alanına ve kişisel gelişimine katma değer sağlayacak linkleri derle ve<br />
bir gün ara ile gönder. (Bkz: Network İnsanları)</p>
<p>* Motorlu Taşıt vergisini, kredi kartı ekstresini, su faturasını yatır. (Bkz: Takip İnsanı)</p>
<p>* Ofisteki çay servisi yapan Emine Abla’nın halini hatırını sor. Etkin iletişim mesajı ver. (Bkz: CEO olacak insan)</p>
<p>* Toplantılarda sunum yapan  insanı &#8220;challenge edecek&#8221; sorular sor (Bkz: Farklı<br />
Düşünen insan)</p>
<p>* Cumartesi günü mutlaka bir sergiyi ziyaret et ve bunu Hamiyetler ile çıkacağın<br />
yemekte gündeme getir. (Bkz: Çok yönlü, işten öte nitelikli hayat sahibi insan)</p>
<p>* Sanat tarihi üzerine kitap sipariş et. (Bkz: Çok yönlü, işten öte nitelikli hayat sahibi<br />
insan)</p>
<p>* Pazar günü havalı bir mekanda kahvaltı et ve Foursquare, Foodspotting ve Facebook<br />
Places gibi platformlarda ilgili görsellerle check-in olmayı unutma.</p>
<p>* Bu hafta yapılacak pazarlama konferansına katıl. Foursquare ve Facebook Places’te<br />
check-in ol. Etkinlik hashtaginden aparttığın tweetlerden etkinlik özeti çıkarıp<br />
şirketteki çalışma arkadaşlarına ve yöneticilerine gönder. (Bkz: Sürekli kendini ve<br />
bizleri de  geliştiren insan)</p>
<p>* Her sabah iki adet yumurta haşla.  (Bkz: Sağlıklı beslenen insan)</p>
<p>* Haftada üç gün spora git. (Bkz: Sağlıklı yaşayan insan)</p>
<p>* Necla’nın çok güzel giyindiğini Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri farklı saatlerde<br />
hatırlat. (Bkz: Nezaket ve network insanı)</p>
<p>* JJ Abrams’ın yeni dizisi çıkmış herkes konuşmaya başlamadan izle. (Bkz: Fikir Lideri<br />
İnsanı)</p>
<p>* Cumartesi günü piyasadaki bütün dergileri al ve hepsini yüzeysel olarak incele. (Bkz:<br />
Haberdar insan)</p>
<p>* 10 Adımda: Tarih, Pazarlama, Finans, Sosyal Medya, Fotoğrafçılık, Psikoloji, Felsefe,<br />
Edebiyat, Plates, Yoga, Yat Kaptanlığı, NewYork, Paris, London kitaplarını planlı<br />
programlı olarak satın almaya başla. (Bkz: 10 Adımda Hayat İnsanı)</p>
<p>* Ayda bir kere metro, füniküler, vapura binerek halkın arasında yer al, davranışları<br />
gözlemle (Bkz: halkın içinde halk insanı)</p>
<p>&#8220;To-do-listler&#8221;, kağıt üzerinde, zihnimizde olduğundan çok daha az yer tutar. Normal şartlar altında, insan zihninin karmaşık süreçlerinden genel olarak bir abartma hissi &#8220;to-do-list travması&#8221; yaratır. Ancak düzenli olarak kağıda dökülen ve kağıt üzerinden takip edilen iş kalemleri daha az acı verir, mücadele edilebilir hal alır.</p>
<p>&#8220;To-do-listi&#8221; zamana karşı tamamlamak hayatın en önemli amacı ve önceliği haline gelebilir.</p>
<p>&#8220;To-do-list&#8221; maddelerinin üzerini çizmek, insanda sanal bir haz duygusuna yol açan sanal bir oksijen solunumu olduğu söylenebilir.</p>
<p>Böyle bir şeye hala solunum denilebilir mi? Soluduğumuz şey gerçekten hava mı?</p>
<p>Bilinmiyor&#8230;</p>
<p>Ama bilinen tek şey…</p>
<p>Hız ile olan sanal mücadelemizde nefessiz kaldığımız&#8230;</p>
<p><em>“Hız Arttıkça Özgürlük Azalır”</em>  Paul Virilio</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/to-do-list-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahve İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/kahve-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/kahve-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 21:20:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[CNN Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Coffee]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.COM/?p=1950</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk ve karlı bir sabaha İstanbul’dan önce uyanmıştı. Ağızında, biriktirdiği pişmanlıkların kötü tadı vardı. Geçmişini unutmaya çalışan biri için, maziden gelen her tat bir çeşit tehdit ya da tehlikedir; bunca yıl sıkı sıkıya kapalı tutulmuş kapılar onlarla zorlanır, bastırılmış anılar onlarla silkinmeye çalışılır, belleğin kuytularına inilmiş nice ayrıntı, onların sorularının tazelediği çağrışımlarla yeniden gün ışığına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="aligncenter" src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=558810" alt="" /></p>
<p>Soğuk ve karlı bir sabaha İstanbul’dan önce uyanmıştı. Ağızında, biriktirdiği pişmanlıkların kötü tadı vardı.</p>
<p>Geçmişini unutmaya çalışan biri için, maziden gelen her tat bir çeşit tehdit ya da tehlikedir; bunca yıl sıkı sıkıya kapalı tutulmuş kapılar onlarla zorlanır, bastırılmış anılar onlarla silkinmeye çalışılır, belleğin kuytularına inilmiş nice ayrıntı, onların sorularının tazelediği çağrışımlarla yeniden gün ışığına çıkar.</p>
<p>Uyanır uyanmaz eli her zaman aynı yere doğru, komidin üzerindeki sigara paketine doğru giderdi. Sigarasını yakarken karanlıkta kısa bir süre aydınlanan yüzünde yılların ve yaşanmışlıkların açtığı izler kolayca seçilirdi.</p>
<p>Yatakta yarılanmış sigarası ile geçiştirdiği maziden gelen tadı, tamamen yok etmek ve geçmişten güne uyanabilmek için kendisine filtre kahve hazırlardı.</p>
<p>Aç karnına, tok karnına, yatmadan önce, yattıktan sonra sürekli kahve içme alışkanlığı doktora yaptığı yıllardan kalma bir alışkanlıktı. Kahveyi alışkanlıktan öte bir yaşam biçimi haline getirmiş ve sıkı bir kahve tüketicisi ve  entelektüeli olmuştu.</p>
<p>Yaşanmışlıklarının acı eşiğini unutmak, yeni bir hayat, yeni bir şampiyonluk diyenlerin Metin Ali Feyyaz’ı olan Alkol, Kahve, Sigara ile dostluğunu perçinlemişti. Gastrit ve Ülser’i yaşanmışlıklarına tercih edeli çok olmuştu.<br />
<span id="more-1950"></span><br />
Yıllar önce doktora için, kız kaçıran ateşlediği topraklardan ayrılırken damağında kalan son tat, demli bir çay tadı idi. Hasreti ile yanıp tutuştuğu memleketine yıllar sonra döndüğünde; tatlar ile damaklar arasındaki zevk filtreleri büyük yıkıma uğramış; Bebek, Etiler, Nişantaşı üçgeninde kahve, çaya karşı mutlak zaferini ilan etmişti. Kahveyi bu kadar hayatının merkezine koymuş biri olarak, yeni yetme kahve tutkunluklarının çakma kahve aksiyonlarını izlemek, yorumlamak kendisini farkında olmadan hayata bağlıyordu. O&#8217;na göre post-modern kahve kültürü tüketicisi:</p>
<p><em><strong>Güne Başlarken</strong></em></p>
<p>* Güne; kruvasan, çavdar mini hindi,  ve kahve ile başlar.</p>
<p>* İşe giderken kahve termosu ile “hatırı sayılır bir kahve zincirine” uğrar. En sevdiği<br />
çekirdek kahve, şurup, süt ve krema karışımını oranları ile söyler. Kahve<br />
bardaklarının üzerine adını yazdırarak, adının okunmasını bekleyen profesyonelleri<br />
ezerek mekanı terk eder.</p>
<p><em><strong>Hatırı Sayılır Bir Kahve Zincirinde</strong></em></p>
<p>* Günün kahvesi hakkında bilgi alır. Almış olduğu bilgiyi baz alarak ilgili kahveye dair<br />
kendi bilgisi hakkında paylaşımlarda bulunur. O esnada, sıradaki herkes kendini çok<br />
ezik hisseder.</p>
<p>* Kahvenin yalnızca tadına göre değil, ait olduğu yöreye göre de ciddi farklılıklara sahip<br />
olduğunu göstermek için çekirdek kahve ister.</p>
<p>* İçeceği kahvenin boyutunu, jargona uygun olarak ifade eder. Etmeyeni de “bunları<br />
bilmiyorsan ne işin var burada” edasıyla süzer.</p>
<p>* Kasiyere, adını farklı bir isim olarak söyleyip arkadaşlarına “bakın, ne kadar<br />
fırlamayım, böyle de şakalar, komiklikler yapabiliyorum” mesajını verir.</p>
<p>* Sırada kahvesini beklerken, bankta duran kahve çekirdeklerini ağızına atar.<br />
Etrafındakilerin şaşkın bakışlarını görünce “Çocukluğumdan beri çekirdek kahve<br />
yerim” açıklamasında bulunur.</p>
<p>* Ödeme esnasında “Temassız ödeme yapacağım” ya da “Hatırı sayılır bir kahve<br />
zincirini”nin kartı ile ödeme yapacağını yüksek sesle beyan ederek sıradakileri ezer.</p>
<p>* Bir kahve satın alarak saatlerce mekanı; ofis, gün ağırlama platformu, ödev / proje<br />
yapma platformu, kitap okuma platformu, etkinlik yapma platformu olarak kullanırlar.</p>
<p>* Ücretsiz kablosuz bağlantı noktası yakalayabilmek için ellerinden geleni yaparlar.<br />
Ücretsiz bağlantı noktası bulma eylemi hüsran ile sonuçlandığında eş, dost aranarak<br />
ADSL şifreleri talep edilir.</p>
<p>* Sağlıklı beslenen fit bir insan olduğu mesajını etkin bir şekilde verebilmek için<br />
siparişi esnasında: “kremasız, soya sütlü, decaff, light sütlü vb.” detaylar paylaşılır.</p>
<p><em><strong><em>Network İnsanının Motoru</em></p>
<p></strong></em><br />
<em>*  </em>Kahveyi “Bir ara bir kahve içelim” söylemi ile network masasında meze yapar.</p>
<p>*  Nitelikli insanların bulunduğu ve nitelikli konuların konuşulduğu bir etkinliğin “Kahve<br />
Arası” dır network insanlarının umudu.</p>
<p><em><strong>Kahve Bahane, Fal Şahane</strong></em></p>
<p>* Kahveyi bahane ederek fala odaklanır ve kahve telvesinde istikbal arar.</p>
<p>* Kahve falından karakter tahlili yapar / yaptırır.</p>
<p>* Facetime veya Skype ile kahve fali baktırarak teknolojiyi ne kadar etkin kullandığını<br />
gösterir.</p>
<p>* Arkadaşının kahve falından kendine fal çıkarır.</p>
<p><em><strong>İş Yerinde Kahve</strong></em></p>
<p>* İş yerindeki kahveyi beğenmez evden filtre kahve götürür.</p>
<p>* Kahve filtresi yerine kağıt havlu kullanır.</p>
<p>* Kahve içip makale yazar. Kahve içmeyen akademisyenin akademik camiada itibarı<br />
olmaz.</p>
<p>* Fincanın kenarından süzülerek akan kahve damlasını yalar.</p>
<p>* Yemek sonrası toplu kahve seansları organize eder.</p>
<p>* Tarzını yansıtan kahve mugını masasında sergiler.</p>
<p><em><strong>Evde Kahve</strong></em></p>
<p>* Eve hatırı sayılır fonksiyonları olan bir kahve makinası alıp, gelen tüm misafirlerine:<br />
“Espressolu Kahveler: Americano, Latte, Mocha, Capuccino vb.”  ve Filtre Kahve<br />
servisi yaparak maharetlerini sergiler.</p>
<p>* Kahve şurubu alıp kendi sıradışı karışımını kendi yapar.</p>
<p>* Kahve konusunda kitaplar okuyup, barista eğitimi alarak tüm toplu diyaloglarda<br />
konuyu kahveye ve kahve kültürüne getirir.</p>
<p>Bir moda salgını tarzında yayılan post-modern kahve tüketim hareketinin zamanla ruhlarda nasıl bir törpülenme meydana getirdiğini; bu yeni hayat uslubuna gönül vermişlerin dahi ruhlarının en derin ve en nazlı noktalarında, öz kahve kültürü arzusunun küllenmiş bir kor şeklinde varlığını muhafaza ettiği inancı, hayata ve bu topraklara bağlantı noktası idi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/kahve-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Network İnsanları II</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/network-insanlari-ii/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/network-insanlari-ii/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 20:10:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.COM/?p=1814</guid>
		<description><![CDATA[Sanal ilişkilerin, yüzeysel samimiyetlerin, afilli kartvizitlerin efendileridir network insanları… Gittiğinde check-in olduğuna değecek otellerden birinde kokteyl masaları; yine hipergerçek kavramsal bir lansmana şahit oluyordu. Bir elinde martini, bir elinde kartvizitler, prova edilmiş 30 saniyelik bir konuşma metni ile ağızı laf yapan, gözleri daha büyük balıkları avlamaya odaklanmış şekilde çevresini süzen network insanının samimiyet nedir bilmeyen, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanal ilişkilerin, yüzeysel samimiyetlerin, afilli kartvizitlerin efendileridir network insanları…</strong></p>
<p><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=518719" alt="" /></p>
<p>Gittiğinde check-in olduğuna değecek otellerden birinde kokteyl masaları; yine hipergerçek kavramsal bir lansmana şahit oluyordu.<span id="more-1814"></span></p>
<p>Bir elinde martini, bir elinde kartvizitler, prova edilmiş 30 saniyelik bir konuşma metni ile ağızı laf yapan, gözleri daha büyük balıkları avlamaya odaklanmış şekilde çevresini süzen network insanının samimiyet nedir bilmeyen, tek derdi gözüne kestirdiği herkesle sırıtkan bir ifade ile tokalaşmak olan hal ve tavırları fazlasıyla dikkat çekiyor ve herkes kendisine mesafeli duruyordu. Mesafe, mesafeyi kovalıyor ve etrafına baktığında yapayalnız kaldığını görüyordu.  O an beynini kemiren soruyu yüksek sesle ifade etmekten çekinmiyordu: <em>“Hayatı bu noktaya nasıl gelmişti?”</em></p>
<p>Hayatınının bu noktaya nasıl geldiğini analiz edebilmek için konunun daha derin alanlarına doğru sancılı, sabır ve dayanıklılık gerektiren bir yolculuğa çıkmak gerekiyordu.</p>
<p>Başarılı olma, güç sahibi olma, imrenilen biri olma, zengin olma, bağımsız haraket edebilme, her istediğini yapabilme arzuları network insanı olmanın temel motivasyonlarını oluşturuyordu. Temel motivasyonlara çocukluk evresinde yaşanan görece yoksulluk veya güçsüzlük deneyimi de eklendiğinde; profesyonel bir network insanı olmak kaçılmaz oluyordu.</p>
<p>Hikayenin başlangıcı: <em>“Yoksulluk veya güçsüzlük, sizi başarıya ulaştıracak insanlardan da uzaklaştıran bir durumdur. Zenginler ile yoksullar arasında çok kalın bir çizgi var.”</em> deneyimine dayanıyordu. İşte bu deneyim ideal hedefleri tanımladı. Tanımlanan hedefler duygularla beslenen tutkularla kesiştirildi. Dolayısıyla profesyonel network insanı olmak için gerekli teorik hazırlıklar tamamlandı.</p>
<p>Hedeflerine ulaşabilmek için doğru insanlarla, doğru ortamlarda tanışıp kendilerinin desteğini almak profesyonel bir network insanı olmak gerekiyordu. Peki ama bunu nasıl yapacaktı?</p>
<p>* Hedeflerini daha net tanımlayarak. (Somut kariyer, iş, para, statü, tanışılacak insan   hedefleri)</p>
<p>* Hedeflerini tutkulu bir şekilde paylaşarak. (samimiyetsiz, bol beden dili kullanımlı, havalı paylaşımlar)</p>
<p>* Hedeflerine ulaştıracak etkili isimlerin listesini çıkararak.</p>
<p>* Etkili isimlerin istesini, “tanıdığı ve tanışmak istediği” şeklinde tasnif ederek.</p>
<p>* Tanışmak istediği isimler hakkında gerekli araştırmaları yaparak ve tanışma öncesi hazırlıklı olarak. Buluşma öncesinde, o kişi hakkında; tutkularını, kendisini gururlandıran en büyük başarılarını içeren tek sayfalık bir özet bilgi hazırlayarak.Buluşma esnasında da bu bilgilerden faydalıp karşısındaki insanı etkiyeleceğini umarak.</p>
<p>* Tanışmak istediği kişilerin asistanları, sekreterleri ile iyi ilişkiler geliştirerek. Hal hatır sorarak, hediye göndererek, güvenlerini kazanarak;ne kadar güzel olduklarından, ne kadar şık giyindiklerinden bahsederek; sorunlarını çözen kişi olarak.</p>
<p>* Tanışmak istediği insanlara ulaşmak için öncelikle Facebook, Twitter, Foursquare, gibi ortamlardan faydalanıp yüz yüze kahve içme seansı kopararak.<br />
Sıkıştığı zamanlarda danışabileceği etkili insanlardan oluşan bir danışma kurulu oluşturarak.</p>
<p>* Ne kadar çok insan ile tanışırsa, o kadar çok fırsat ile karşılaşabileğini umarak.<br />
İlişkilerin kaslar gibi olduğunu, ne kadar çalıştırırsan  o kadar gelişeceğini umarak.</p>
<p>* Yemeği asla yalnız başına yemeyerek.</p>
<p>* Sürekli işine yarayacak insanlarla kahve içerek.</p>
<p>* Toplumun gözü önünden asla kaybolmayarak. Sürekli gündemde göz önünde olarak. Tüm etkinliklere katılarak, tüm konuşma, röportaj fırsatlarını profesyonelce değerlendirerek.</p>
<p>* İlişkilerde takipçi olarak. Tanışma eyleminin gerçekleşmesini müteakip email / tweet vs atıp kendini hatırlatarak, hal hatır sorarak, karşı tarafın ilgisini çekecek bir paylaşımda bulunarak.</p>
<p>* Organizatörlere yardım eden, kendisi konferans / etkinlik organize eden, sahnede konuşmacılar arasında yer alan, konferans içinde konferans düzenyelebilen, tanınmış kişilerin etrafında dolaşan, bilgi merkezi olan, hedeflerini iyi tanıyan, verilen araları verimli bir şekilde değerlendiren, konuşmacılardan ziyade işe yarayacak katılımcılara odaklanan konferans İnsanı olarak (bkz Konferans İnsanları http://bit.ly/jv5BYJ ).</p>
<p>* Mekan sahipleri, headhunterlar, lobiciler, sivil toplum kuruluşu insanları, politikacılar, halkla ilişkiciler, gazeteciler, iş adamları gibi Network’ü geniş olan kişilerle ilişki kurarak.</p>
<p>* Hızlıca sohbeti başlatabilecek, devam etmesini sağlayabilecek, arada bir yakınlık oluşturabilecek, karşıdakinin beğenisini hızlıca kazabilecek düzeyde ayaküstü konuşma sanatına hakim olarak.  Hakimiyet sağlanamadığı takdirde her zaman işe yarayacak sekiz kelimeyi kullanarak: “Sen bir harikasın. Daha çok şey anlat lütfen”</p>
<p>* Hikayesi tutkularla bezenmiş, heyecanlı bir o kadar da ilgi çekici zımni olarak hedefleri gözeten bireysel marka yaratarak ve doğru yöntemlerle iletişimini yaparak.</p>
<p>Zamanı temsil eden kum taneleri birbirlerini kovalarken, geriye dönüp baktığında yapılması gereken herşeyi harfi harfine yapmıştı. Ancak son karede, kendine baktığında, hedeflenenden uzak kendisini çok  yalnız, çaresiz ve güçsüz görüyordu. Halbuki herşeyi çok iyi hesaplamıştı, ilişkilerini çok iyi geliştirmiş ve yönetmişti. Adres defterinde aradığı zaman cevap verecek 5 binden fazla kişi vardı.</p>
<p>Ama ilişkilerin matematiğine olan tutkusu samimiyetine karşı gözünü kör etmişti. Kendisi gibi diğer network insanları ile birlikte körler sağırlar olarak sürekli birbirlerini ağırlamışlardı. Dolayısıyla hayatlarının bu noktaya nasıl geldiğinin farkına varamadılar.</p>
<p>Dostlukların mutlak değerlerinin yalıtılmasını imkansızlaştıran şey, ortalıkta network insanlarından başka bir şey göremeyen, başka sistem düşünemeyen bir düzenin varlığından başka birşey değildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/network-insanlari-ii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Network İnsanları I</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/network-insanlari-i/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/network-insanlari-i/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 20:09:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.COM/?p=1812</guid>
		<description><![CDATA[Sanal ilişkilerin, yüzeysel samimiyetlerin, afilli kartvizitlerin efendileridir network insanları… Profesyonel iş dünyası nefesini; bireyi güçlendirmek, kişisel gelişimine ön ayak olmak için harcarken; söz konusu bireyin özgürleşmesi, yalnız hareket etmesi olduğunda sistemin nefesi yetmiyor…. Profesyonel iş dünyasının asma bahçelerinde üzüm yiyebilmek için; iyi bir kulübün üyesi olup, doğru anahtarları doğru zamanlarda alıp, aldığın anahtarlarla doğru kapıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanal ilişkilerin, yüzeysel samimiyetlerin, afilli kartvizitlerin efendileridir network insanları…</strong></p>
<div>
<p><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=514006" alt="" /></p>
<p>Profesyonel iş dünyası nefesini; bireyi güçlendirmek, kişisel gelişimine ön ayak olmak için harcarken; söz konusu bireyin özgürleşmesi, yalnız hareket etmesi olduğunda sistemin nefesi yetmiyor….<span id="more-1812"></span></p>
<p>Profesyonel iş dünyasının asma bahçelerinde üzüm yiyebilmek için; iyi bir kulübün üyesi olup, doğru anahtarları doğru zamanlarda alıp, aldığın anahtarlarla doğru kapıları açıp üst seviyelere çıkmak, aşağıdan gelen doğru adaylara da anahtar dağıtmak gerekiyor. Bu uğurda gidilmesi gereken yolun, alınması gereken aksiyonların detaylı açıklaması network insanlarının başuçlarından eksik etmedikleri kişisel gelişim kitaplarında yer alıyor.</p>
<p>Sadece kişisel gelişim kitapları ile yetinerek, kartvizitlerindeki titrlerin heybetini arttıramayacağını düşünenler öncelikle kendilerine bir rol model arayışına giriyorlar. Öykünülen kariyeri ile sıradışı hobilerini etkin bir şekilde harmanlamış, herkesin parmakla gösterdiği biri, ideal bir aday olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>Kişisel gelişim tutkusu kanına karışmış olanları doğru rol model bulma eylemi de kesmiyor. İşbu kişiler, daha etkin sunum yapabilmek, hitabet yeteneğini geliştirebilmek için eğitimler alıyorlar. Her eğitim uzun ve meşakkatli kariyer yolculuğunda kullanılacak bir donanım olarak değerlendiriliyor. Edinilmiş donanımların hakkını vermek için, doğru sahnelerde doğru insanlara sunulması gerekiyor. Doğru insanların izleyicisi olduğu doğru sahneleri bulabilmek için de doğru kulübün üyesi olmak gerekiyor. Doğru kulüp üyelikleri, sahne performans imkanı ile kendini kitlelere gösterme imkanı veriyor.</p>
<p>Doğru kulüp üyeliğinin yol haritasının temelleri; refah ve duygu düzeyinde sık sık dalgalanmalara şahit olunan toplumlarda; bebek, anne karnında iken isim tartışmaları ile birlikte ailenin olağan toplantı gündemlerine dayanıyor.</p>
<p>Toplantı akabinde, aile eşrafı tarafından mutabık kalınan meslek için yol haritası çalışmaları başlıyor. Bebek dünyanın yorgun ve yakıcı oksijenini ciğerlerine henüz çekmişken:</p>
<p><em>Bakıcı:</em> Kaç dil biliyor? İyi bir terbiye verebilir mi? Post-modern oyunlara hakim mi?      Aylık ne kadar alır? Güvenilir mi? Nasıl bir kamera sistemi kurmak gerek? Referansları neler? Kocama yazar mı?</p>
<p><em>Kreş / Yuva / İlköğretim:</em> Nereye göndereceğiz? Kaç yaşında göndermeli?  Kimlerin gittiği yuvaya gitmeli? Hangi oyunları oynatmalı? Hangi dilleri öğretmeli? Hangi kanalları izletmeli? Neler yedirmeli? Öğretmenlerin özgeçmişlerini inceleyebilir miyiz? Hangi durumlarda kızmalı, hangi durumlarda ödüllendirmeli? Hangi sanat dallarına yönlendirmeli? Hangi sporlara yönlendirmeli?</p>
<p><em>Kolej:</em> Nereye göndereceğiz? Kazanmak için kimlerden özel ders almalı hangi dershaneye gitmeli? Hangi kızlarla / erkeklerle çıkmalı? Hangi partilere katılmalı? Parti ortamında ne içmeli ne yemeli ? Kötü alışkanlıklardan nasıl koruruz? Hangi kulüplere dahil olmalı? Kırmızı çizgileri ne olmalı?</p>
<p><em>Üniversite:</em> Nereye göndereceğiz? Kazanmak için kimlerden özel ders almalı hangi dershaneye gitmeli? Hangi kitapları okumalı? Nerelerde staj yapmalı? Nerelerde eğlenmeli?  Hangi kulüplere dahil olmalı? Nereleri gezmeli? Hangi hobilerle ilgilenmeli? Kimlerle tanışmalı? Kimlerle ilişki geliştirmeli? Bireysel markasını nasıl yönetmeli? Hangi konularda uzmanlaşmalı?</p>
<p>tasarlanan detaylı planlar kader çarklarına meydan okuyor. Planlanan süreçler ile gerçek hayat arasında olası yaşanacak farklılıklar hem aile bireyleri hem de çocuklar nezdinde ciddi travmalara yol açabiliyor.</p>
<p>Ancak başarlı bir network insanı yaşanan travmaları bir lütuf olarak görüp tüm bunların kendisinin başarma azmini ve hırsını kamçıladığını düşünüyor. İçindeki bu duygular çevresindeki herkesten daha çok çalışmak konusunda kendisine müthiş bir motivasyon sağlıyor.  İşte bu motivasyon, ömür boyu sürecek olan kişisel gelişim tutkusunun motorunu oluşturuyor.</p>
<p><em>(Devam Edecek)</em></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/network-insanlari-i/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dizi İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/dizi-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/dizi-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 20:07:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.COM/?p=1810</guid>
		<description><![CDATA[Büzüşen ruhlarını ferahlatmak adına, dizilerin fantastik dünyalarının vatandaşlığına geçmiş insanlar&#8230; Hafıza arama motorunda “Dizi” kelimesini aradığında çıkan sonuçlar arasında son sıralarda; İstiklal Marşı ile açılıp, saygı duruşu ile kapanan tek kanallı TRT yıllarından kalma Cosby ailesi, Kara Şimşek, Şahin, Görevimiz Tehlike, Yalan Rüzgarı, Bizimkiler, Ziyaretçiler gibi diziler karşısına çıkıyordu. Uzun zamandan beri ilk defa arama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büzüşen ruhlarını ferahlatmak adına, dizilerin fantastik dünyalarının vatandaşlığına geçmiş insanlar&#8230;</strong></p>
<p><strong><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=524178" alt="" /></strong></p>
<p>Hafıza arama motorunda “Dizi” kelimesini aradığında çıkan sonuçlar arasında son sıralarda; İstiklal Marşı ile açılıp, saygı duruşu ile kapanan tek kanallı TRT yıllarından kalma Cosby ailesi, Kara Şimşek, Şahin, Görevimiz Tehlike, Yalan Rüzgarı, Bizimkiler, Ziyaretçiler gibi diziler karşısına çıkıyordu.<span id="more-1810"></span></p>
<p>Uzun zamandan beri ilk defa arama motorunun son sayfalarına kadar gitme cesaretini kendinde bulabilmişti. Son sayfalarda yer alan arama sonuçlarının kavram kabında ne kadar ağırlıklı yer kapladığını unutmuştu. Eski dizileri izlerken dizinin bitiminde çektiği buruk tatlı ekşili acı bambaşkaydı. Kalbinin sık kullanılan hazlarında yer alan bu deneyime, bilinçaltının sürekli sık kullanılanlardan eriştiğinin farkına vardı.</p>
<p>Hafıza arama motorunun ilk sayfalarına doğru ilerledikçe dizi ile ilgili olarak ne kadar çok içeriğe, duyguya, anlama sahip olduğunun farkına vardı. İlk sayfalara doğru serüven ilerledikçe diziler hakkındaki bilgiler, deneyimler, duygular ve anlamların derinliği azalıyor, ilk sayfada ise tüm bu deneyimler birer köpük halini alıyordu.</p>
<p>Bilgi ve anlam kirliliğinin zihinsel ve ruhsal nefes frekansınızı azalttığı şu günlerde dizi deneyimi yüzeyselleşirken, nasıl oluyor da bu kadar ilgi düzeyini zirvede tutuyor sorusu dişine kaçmış bir kırıntı gibiydi. Önemsizdi ama çok rahatsız ediyordu. Bir an önce cevap bulmak istiyordu.</p>
<p><strong>Diziler Neden bu kadar çok izleniyordu?</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><em><strong>Bağlantı Kurma: “Aynı benim gibi değil mi?”</strong></em></p>
<p>* Olm aynı bizim hikayemiz değil mi? Çok benzetiyorum kendimi bu herife&#8230;</p>
<p>* Aynı acıları ben de yaşamıştım. Daldan düşenin halinden yine daldan düşen anlar&#8230;</p>
<p>* Polat Alemdar’ın tesbihinden aldım. Artık O’nun gibi racon kesebiliriz aşağı mahalle<br />
delikanlılarına&#8230;</p>
<p>* Beni de aynen böyle terk etmişti hayvan&#8230;</p>
<p><em><strong>Aidiyet: “Ben de onlardanım”</strong></em></p>
<p>* Yarın herkes Kuzey Güney muhabbeti yapacak, ben de uyuz olacağım. Bari kabaca<br />
izleyip karakterlerini tanıyayım da gerektiği yer de müdahil olurum sohbete.</p>
<p>* Ben de Gossip Girl izleyenlerdenim&#8230;</p>
<p>* Two and a Half Men’deki her diyaloğu Feys profilimde paylaşıyorum.</p>
<p>* Lostpedia’yı takip etmeyenler Lost’u izliyorum demesinler..</p>
<p><em><strong>Cinsellik ve Aşk Motivleri: “Keşke onunla birlikte olsaydım?”</strong></em></p>
<p>* Kıvanç çok iyi vücut yapmamış mı amaaaaaa&#8230; Bu adam hangi dizide oynarsa<br />
oynasın izlerim.</p>
<p>* Bihter’e hasta olmayan var mı aranızda? Aşk-ı Memnu’da daha iyiydi ama&#8230;</p>
<p>*  Pelinsu ile çıkmak istiyorsan onun izlediği tüm dizilere hakim olmalısın,  beğendiği<br />
diziler ile ilgili konuşabilmelisin, beğendiği dizi karakterleri gibi giyinmeli, yemeli<br />
içmeli ve gittikleri mekanlara gitmelisin&#8230;</p>
<p>* Güney ile evlenilir, Kuzey ile yaşanır&#8230;</p>
<p>* Game of Thrones, Spartacus içimdeki hayvanı uyandırıyor. Rahatlıyorum&#8230;</p>
<p>* Kavak Yelleri’nde tüm arkadaş grubu birbiri ile takılıyor, bizim çocuklar da üniversitede<br />
böyle takılıyor olabir mi?</p>
<p>* Sex And The City’ye özeniyorum önüme gelen ile seks yapıyorum.</p>
<p><em><strong>Ego Evreni: “Çok İyiyim!”</strong></em></p>
<p>* Kimsenin izlemediği yabancı dizileri izliyorum, çok iyiyim&#8230;</p>
<p>* Türk Dizilerini asla izlemem&#8230; İzleyenleri de kesinlikle anlamıyorum. Anlamak da<br />
istemiyorum.</p>
<p>* Bu kıyafeti Küçük Sırların dün akşam ki bölümünde Ayşegül giymişti. Aynı yerden<br />
giyiniyoruz muhtemelen&#8230;</p>
<p>* Çok sıkıldım artık evimizde dizi çekilmesinden, doğru düzgün hayatımızı<br />
yaşayamıyoruz&#8230;</p>
<p>* Çıktığım çocuk Ezel’e ne kadar benziyor farkında değil misin?</p>
<p>* Dizileri, kıyafetler ve mekanlar için izliyorum.</p>
<p>Kırk yaşına merdiven dayamış, bekâr, yalnız yaşayan, “eğitimli insanlar tarafından çekici bulunduğunu düşünen” bir kadındı. Sosyalizm, feminizm, anarşizm, yoga, Uzakdoğu felsefesi, Taocu seks, ikebana kursları, parapsikoloji, sağlıklı beslenme, çevre duyarlığı, yeşil politika gibi çok çeşitli şeylere bulaştıktan sonra şimdi evinde nihilistçe oturuyor ve çevresindeki hemen her şeye, herkese zehirli bir dille, aşağılama dozu yüksek bir alaycılıkla yaklaşıyor. Hafıza arama motorunda dizilere dair çıkmış olduğu serüven sonucunda Türk halkının dizi izleme motivasyonlarından çok farklılaşmadığını görmek içini acıtmıştı.</p>
<p>Okumuş olduğu okullar, kitaplar, gezmiş olduğu ülkeler, deneyimlemiş olduğu tüm etkinliklerle, kendini, toplumda farklı bir yere konumlandırırken; kendisinin de yeri geldiğinde böğüre böğüre ağlayarak dizileri izliyor olmasını, haftasonları yeme içmeden kesilerek günde bir sezon dizi bitirmesini kendine yediremiyordu.</p>
<p>Beslenmesine ve sporuna azami özen göstermesine rağmen, diziler; tatlı ile olan mücadelesinde kendisinin hükmen mağlup sayılmasına neden oluyordu.</p>
<p>Nitelikli bir sanat galerisindeki özgün bir serginin düzgün bir davetini, büzüşmüş ruhunu ferahlatmak adına reddediyor kendini dizilerin fantastik dünyasına teslim ediyordu.</p>
<p>Uzun zamandan beri ilk defa, kendine uygun olarak önerilen hem yakışıklı hem de entelektüel bir erkek ile yemek için biraraya gelmişti. Karşısındaki erkek, evet yakışıklı ve entelektüeldi. Ama sürekli kendinden bahsediyordu. Yakışıklı, ne kadar iyi olduğuna dair 3 saatlik bir sınava girmiş, adeta bu konuda Türkiye derecesi yapmaya çalışıyordu. Aynı anda, aklında: “sezon finalini Cumartesi akşamına bırakmıştım, ne keyifle izlenir şimdi” düşüncesi vardı. İşte bu düşünce gerçekliği tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyordu.</p>
<p>Eski dizilerin tadının çok daha farklı olduğunun farkındaydı, ama yeni dizilerin kendisini hayata bağlayan önemli bir unsur olduğunu daha yeni kavrıyordu&#8230;</p>
<p><em>“Hayat bazılarına mutsuz olmakla duygusuz olmak arasında bir tercih hakkı tanırken, daha fazlasının yanına bile yaklaşmıyordu&#8230;”(Murathan Mungan)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/dizi-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/facebook-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/facebook-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 20:06:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.COM/?p=1807</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin “Feys” Motivasyonları&#8230; 30.4 milyon Facebook kullanıcı sayısıyla dünya sıralamasında beşinci sırada yer alan ülkemiz, Facebook perfomansı ile tüm dünya ülkelerinin öykündükleri nadide ülkeler arasında yer almakta. Sosyal yaşantımızın tamamını, özel hayatımızın, mahremiyetimizin anlamlı bir kısmını “outsource” ettiğimiz Facebook’un ülkemizde bu kadar popüler olmasının arkasında bazı temel motivasyonlar yatıyor. “Maksat Flört Değil Sadece Deneyim” Motivasyonu Avlanma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin “Feys” Motivasyonları&#8230;</strong></p>
<div><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=533262" alt="" /></div>
<div>30.4 milyon Facebook kullanıcı sayısıyla dünya sıralamasında beşinci sırada yer alan ülkemiz, Facebook perfomansı ile tüm dünya ülkelerinin öykündükleri nadide ülkeler arasında yer almakta. Sosyal yaşantımızın tamamını, özel hayatımızın, mahremiyetimizin anlamlı bir kısmını “outsource” ettiğimiz Facebook’un ülkemizde bu kadar popüler olmasının arkasında bazı temel motivasyonlar yatıyor.<span id="more-1807"></span></div>
<div><strong>“Maksat Flört Değil Sadece Deneyim” Motivasyonu</strong></div>
<div><strong></strong><em><strong>Avlanma Sahası:</strong></em></div>
<div>
<p><em><strong></strong></em>Piyasanın derinliğine göre beklentiler ile mevcut piyasa gerçekliği eşleştirilir. Akabinde avlanma sahası kapsamına girecek hedef kitle daha detaylı olarak tanımlanır.</p>
<p><strong>Exler:</strong> Ex-boyfirend, ex-girlfriend, ex-buddy. Neden bir şans daha vermeyelim?</p>
<p><strong>Arkadaşımın arkadaşı:</strong> Her daim verimli potansiyel. Yabancılık da çekmeyiz.</p>
<p><strong>Okul arkadaşlarım:</strong> İlkokul, ortaokul, lise, üniversite, yüksek lisans, doktora. Birbirimizi taaa çocukluktan tanıyoruz be olm&#8230;</p>
<p><strong>Bizim mekanlar:</strong> Mahalle, site, yazlık, kamp, lojman, residence. Ortak deneyimler, ortak paylaşımlar&#8230;</p>
<p><strong>İş arkadaşları:</strong> En çok vaktimiz ofis ortamında geçmiyor mu? Neden olmasın?</p>
<p><strong>Facebook Search:</strong> Yukarıda çalınan tüm kapılardan ses çıkmayınca makûs kaderin sponsorluğunda gidilecek yegane mekan</p>
<p><em><strong>Avlanma Metodolijisi:</strong></em></p>
<p><em><strong></strong></em>* Mevcut durumda ilgili kişi arkadaş listesinde yer almıyorsa, süreç, özgün bir mesaj ile kendisini eklemek ile başlar.</p>
<p>* Arkadaş olduktan sonra asgari 3 gün azami olarak 7 gün beklenir. Bekleme süreci esnasında herhangi bir aksiyon alınmaz.</p>
<p>* İlgini kişinin, duvarında paylaştığı tüm içerikler, albüm fotoğrafları, fotoğraflarına yazılan yorumlar, videolar, kişisel bilgiler, kendisinin başka profiller için yapmış olduğu yorumlar üzerinde mutlak hakimiyet sağlanır.</p>
<p>* Bekleme süreci tamamlanınca, ilgili kişinin profiline hakimiyet yetkinliğinden faydalanarak doğrudan ilgici çekici bir mesaj atılır.</p>
<p>* İlgili kişi online görüldüğü anda daha önceki mesaj ile bağlantılı bir içerik paylaşılır. İlgili kişinin yüklediği, paylaştığı tüm içerikler itina ile like edilir. Paylaşılan içeriklere, özgün yorumlar yazmaya gayret edilir.</p>
<p>* İlgili kişinin ilgi alanlarına dokunabilecek; fotoğraf, video, link yüklenir veya paylaşılır, karşılığında like veya yorum beklenir.</p>
<p>*İlgili kişinin dikkatini çekecek faaliyetler yapılır, yerlere gidilir, check-in olunur, like veya yorum beklenir.</p>
<p>*Karşılıklı likelaşma ve yorumlaşmalar sistematik yoğuşma sürecinin olgunluk evresine geçiş sinyali verdiği için ilgili kişi “poke”lenerek seviye test edilir.</p>
<p>*Seviye testinde de sıkıntı yaşanmamışsa doğrudan bir mesaj ile randevu talebinde bulunulur.</p>
<p><strong>“Çok iyiyim! ” Motivasyonu</strong></p>
<p><strong></strong>* Facebook profilim için çektirdiğim özel fotoğraf ile sizleri karşılıyorum. İlgi çeken, paylaşılan farklı videolar bulabiliyorum, iyi araştırmacı ve takipçiyim.</p>
<p>* Komik fotoğraflar keşfedip paylaşabiliyorum. Herkes benim eklediğim fotoğrafları paylaşıyor.</p>
<p>* Dünyayı geziyorum, işte ben ve gittiğim yerin önemli mekanının fotoğrafları.</p>
<p>* Çok güzelim, bak farklı açılardan, farklı ortamlarda ben.</p>
<p>* Çok yakışıklıyım, bak farklı açılardan, farklı ortamlarda ben.</p>
<p>* Çok güçlüyüm, bak farklı platformlarda spor yaparken, kaslarım kasılmışken ben.</p>
<p>* Uygulamalarda en iyi skorları ben alıyorum</p>
<p>* En zeki benim, bilgi yarışmalarını terbiye ederim.</p>
<p>* En iyi poker oynayan benim.</p>
<p>* En iyi film kültürü bende.</p>
<p>* En iyi tarla performansı bende.</p>
<p>* Ben evliyim ve eşim çok yakışıklı, işte birlikte fotoğraflarımız, gittiğimiz mekanlar, faaliyetlerimiz</p>
<p>* Benim çıktığım var, çok yakışıklı, işte birlikte fotoğraflarımız, gittiğimiz mekanlar, faaliyetlerimiz</p>
<p><strong>“Şuradayım&#8230;” Motivasyonu</strong></p>
<p><strong></strong>* Sürekli geziyorum. Şuradaydım, şimdi buraya geldim&#8230;Buranın özelliği şu&#8230;</p>
<p>* Mutlaka şurada, şu deneyimi yaşayın!</p>
<p>* Maçtayım, tribün ve ben!</p>
<p>* Eiffel kulesi, Aşk çeşmesi, London Eye önünde ben!</p>
<p>* X seminerindeyim, konferansındayım (X= herkesin gitmek istediği bir konferans / seminer)</p>
<p>* X toplantısındayım (X = önemli bir toplantı, herkesin öykünebileceği bir toplantı)</p>
<p>* X kişisi le Y mekanındayım (X = ünlü, ilgi çekecek biri Y= X kişisi ile gidilebilecek bir mekan)</p>
<p><strong>“Takipteyim&#8230;” Motivasyonu</strong></p>
<p><strong></strong>* Kim nerede, kiminle, ne yapmış?</p>
<p><strong>* Foto Takip</strong></p>
<p>* Kim hangi fotoğrafı yüklemiş?</p>
<p>* Mekan Neresi?</p>
<p>* Kıyafeti nasıl?</p>
<p>* Saçı nasıl?</p>
<p>* Makyajı nasıl?</p>
<p>* Fotoğrafta yanında kimler var?</p>
<p>* Foto taglenmişse, fotodaki diğer aktörlerin diğer fotoları nasıldır?</p>
<p><strong>* Video Takip</strong></p>
<p>* Hangi videoyu paylaşırsam daha çok tepki alırım?</p>
<p>* Kim hangi videoları yüklemiş?</p>
<p>* Yüklediği videodan, ilgi alanlarını, zevklerini, motivlerini analiz edebilir miyim?</p>
<p>* Statü Takip</p>
<p>* Demek şuradaydı</p>
<p>* Oraya niçin gitmiş olabilir ki?</p>
<p><strong>* Yorum Takip</strong></p>
<p>* Kimin nesine, ne yorumu kim yapmış?</p>
<p>* Fotoğraflara yapılan yorumlar</p>
<p>* Videolara yapılan yorumlar</p>
<p>* Statülere yapılan yorumlar</p>
<p>* Paylaşılan linklere yapılan yorumlar</p>
<p>* Neden böyle bir yorum yapmış?</p>
<p>* Başka yorumu var mı?</p>
<p><strong>* Like Takip</strong></p>
<p>* Demek bu adamı seviyor, ondan like etmiş?</p>
<p>* Demek bu adamın paylaştıklarını seviyor, ondan like etmiş?</p>
<p>* Demek ki ortak şeylerden hoşlanıyorlar?</p>
<p><strong>“Ben de Onlardanım&#8230;” Motivasyonu</strong></p>
<p>* Yarın x mekanında y konusu ile ilgili toplanıyoruz.</p>
<p>* X grubu olarak y etkinliği düzenliyoruz.</p>
<p>* X konusu ile ilgili grup açıyoruz.</p>
<p>* Ben de onlardanım.</p>
<p>* Ben de bu konuda onlar gibi düşünüyorum.</p>
<p><strong>“Oyun Oynuyorum&#8230;” Motivasyonu</strong></p>
<p>* Kafa dağıtıyıyorum&#8230;</p>
<p>* Ey arkadaş listemdeki acınası insanlar “nası kodum&#8230;” hepinize</p>
<p>* En iyisi benim.</p>
<p>* Eğleniyorum.</p>
<p>* En baba X oyununu oynayanlar grubunda yer alıyorum.</p>
<p><strong>“Eleştiriyorum&#8230;” Motivasyonu</strong></p>
<p><strong></strong>* Tipe bak.</p>
<p>* Beraber olduğu herife bak.</p>
<p>* Fotoğrafa bak.</p>
<p>* Kılığa Kıyafete bak.</p>
<p>* Bunda like edilecek ne var?</p>
<p>* Yoruma bak.</p>
<p>* Gittiysen ne oldu? Bize ne?</p>
<p>* Ben hepsinden daha iyiyim.</p>
<p>Facebook’un bünyemizdeki temel motivasyonları gıdıklayarak evlerimizin vazgeçilmez misafiri olması ile birlikte; aile, aşk, sevgi, etik, mahremiyet, telif, kimlik, estetik, retorik, ticaret, pazarlama, benlik kavramlarını yeniden değerlendirmek elzem oluyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/facebook-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyet İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/diyet-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/diyet-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 20:01:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.COM/?p=1805</guid>
		<description><![CDATA[Hayatı, tatsız tuzsuz sanal gerçekliklerine hapsetmiş insanlar Pazar akşamları “Yarın ne giyeceğim?” sorusudur her zaman acımasızca, merminin ne kadar derine ineceğini, ne kadar can yakacağını düşünmeden, fütursuzca tetiği çeken&#8230; Etrafta yer alan tüm aktif sesler geçici olarak beklemeye alınır ve iç sese mikrofon uzatılır. Kendisine nadir fırsat verildiğinden yakınan iç ses, bu fırsatı hodbin ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayatı, tatsız tuzsuz sanal gerçekliklerine hapsetmiş insanlar</strong></p>
<p><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=538550" alt="" /></p>
<p>Pazar akşamları<em> “Yarın ne giyeceğim?”</em> sorusudur her zaman acımasızca, merminin ne kadar derine ineceğini, ne kadar can yakacağını düşünmeden, fütursuzca tetiği çeken&#8230;<span id="more-1805"></span></p>
<p>Etrafta yer alan tüm aktif sesler geçici olarak beklemeye alınır ve iç sese mikrofon uzatılır. Kendisine nadir fırsat verildiğinden yakınan iç ses, bu fırsatı hodbin ve acımasızca değerlendirir, can yakar.</p>
<p>*   Yarın giymeyi düşündüğüm çok sevdiğim elbiseme artık giremiyecek bir bedene<br />
sahibim ama bu gerçekle yüzleşemiyorum.</p>
<p>*    Pelinsu,  yarın yine süper mini yüksek topuk kombinasyonuyla beni ezecek.</p>
<p>*    Her Pazartesi sıradışı bir motivasyonla başladığım diyet deneyimi, güzel bir iş<br />
yemeği ile Çarşamba öğlen ciddi darbeler alırken, kız kıza çıkılan Cuma gecesi<br />
eğlencesinde yerle bir oluyor. Tıpkı umutlarım ve  hayallerim gibi&#8230;</p>
<p>*   Her sabah iki yumurta haşlayıp yanımda getiriyorum, ama o yumurtalar çevreye<br />
verdikleri rahatsızlıktan dolayı kendilerine nefretle bakanlardan dolayı çok mutsuzlar<br />
ve yumurtalar bile benimle birlikte olmak istemiyorlar.</p>
<p>*   Tek renk, hele bir de koyu renk giyersem zayıf görünürüm.</p>
<p>*   Üstüne büyük şekillerden ve geometrik desenlerden oluşan giysiler giymiyor; enine<br />
çizgiler yerine, boyuna çizgileri tercih ediyorum.</p>
<p>*   Cepli pantolon giyip kalçalarımı küçük gösterebiliyorum.</p>
<p>*   Bacaklarımı  ince ve seksi göstermek için,  bacaklarımın önüne ve arkasına vücut<br />
yağı sürüyorum.</p>
<p>*   Makyaj yaparken elmacık kemiklerimin altına koyu tonlarda allık sürerek yüzümü<br />
daha zayıf gösteriyorum.</p>
<p>*   Makyaj yapmadan yarım saat önce yüzüme uyguladığım buz kompresi, yüzümdeki<br />
şişkinlikleri indirmeye yardımcı oluyor.</p>
<p>*  Koyu rengin ince gösterdiği gerçeğinin yüzüm için de geçerli olduğunun farkındayım   ve her şeyden önce tenimi brozlaştırıyorum.</p>
<p>*  Sürekli yüksek topuklu ayakkabı giymek görünümü toparlar mı?</p>
<p>*  Saçlarımı katlı kestirdim, yanaklarımın bir kısmını örterek daha zayıf bir yüze sahip<br />
oldum.</p>
<p>*  Simgenaz’ın minilerle bezenmiş kısacık boyu, çarpık bacakları, yüksek topuklarıyla<br />
Selimcan ile fingirdeşmesini istemiyorum.</p>
<p>*  Bütün kızlar 100 metreden güzel görünür, ama ben fit vücudumla yakın mesafede de<br />
fark yaratmak istiyorum.</p>
<p>*  Sadece aşırı zayıf kadınların dışındaki hemen hemen hepimizde zayıflama bir tutku<br />
değil mi?</p>
<p>*  Sürekli olarak &#8220;Göbeğim var, dana gibiyim, zayıflamam lazım, onu yemem kilo alırım,<br />
basenlerime yarıyor&#8221; söylemlerine herkes tarafından &#8220;saçmalama, çıtı pıtısın, çok<br />
zayıfsın&#8230;&#8221; şeklinde cevaplar gelmesi çok hoşuma gidiyor.</p>
<p>* Havaların ısınmasına katlanamıyorum. Kısacık şortlarını giydikleri gibi o incecik<br />
bacakları manken gibi fizikleri ile bütün sokakları dolduruyorlar! Hepsinden nefret<br />
ediyorum!</p>
<p>*  Karatay diyeti mi? Dukan diyeti mi? Yoksa falancaya efsane kilo verdirmiş efsane Dr.<br />
Filanca’nın diyeti mi? karar veremiyorum.</p>
<p>*  Lpg, infra snella, liposuction, velasmooth, kavitasyon hangisi basenlerim ile beni<br />
barıştırır?</p>
<p>*  Sadece ekmeği kessem olmaz mı?</p>
<p>*  Vücudun belli bölgelerine özel çamur, yosun, krem türevi şeyler sürüp zayıflama<br />
aktivitelerinde bulunarak, sağlıklı sıkılaşıyorum.</p>
<p>*  Ayurvedik detoksun son gününde tuvalet taşlarının desenlerini ezberledim.</p>
<p>*  Vata, Pitta, Kapha ve Tahta hayatımızın elementler, herkes sevdiği elementi alsın.</p>
<p>Diyetsiz yaşam formu olmayan bedenler büyüleme gücüne sahip, tamamıyla gerçek, gölgelerinden ve yorumdan yoksun bir hale geldiler.</p>
<p><em>Sanal</em>, gerçekliğin peşinde koşan son avcı ve onu yakıp yıkan yağmacı gibidir. Sanal, bizzat gerçeklik tarafından bir tür bulaşıcı ve yok edici unsur şeklinde salgılanmıştır.</p>
<p><em>Sanal Gerçeklik</em>, gerçeklikle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamaktadır. Bu, nesnel gerçekliğin soyutlanma sürecinde devreye sokulan sürecin nihai aşamasıdır.</p>
<p>Sanal Gerçeklik coğrafyasının vatandaşları kendi cenaze namazlarında kendilerini musalla taşında gözlemleyerek, gerçek bedenlerini gömmüş ve hocanın “El Fatiha”  söylemini müteakip kendilerine  birer Sanal Beden bulmuşlardır.</p>
<p>Buldukları Sanal Beden’in yaptığı her hareket;  planlı, programlı ve hedef odaklıdır. Sanal Bedenler, daha fazla  ilgi, daha fazla takipçi, daha fazla ün, daha fazla refah düzeyi ve daha yüksek bir statü için sanal terler dökerler, sanal açlık çekerler.</p>
<p>Bunun gerçek alınterinden yoksun, aslıyla kusursuz bir benzerlik gösteren, ancak insanda sanal bir haz duygusuna yol açan sanal bir oksijen solunumu olduğu söylenebilir.</p>
<p>Böyle bir şeye hala solunum denilebilir mi? Soluduğumuz şey gerçekten hava mı?</p>
<p>Bilinmez&#8230;</p>
<p>Ama bilinen tek şey şu ki:</p>
<p>Nefes alamadığımız…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/diyet-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gün İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/gun-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/gun-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 18:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.COM/?p=1800</guid>
		<description><![CDATA[Hayata direnmek için günleri, günlerin içinde hayatı deneyimleyen insanlar&#8230; Susamış sabah mahmurluğu kesiştirmişti mutfak ile yollarını. İhtiyaçlar hiyerarşisindeki suyun önceliğinden dolayı mutfaktaki ganimet ilk etapta gözünden kaçmıştı. Bardağın, derdine yeterince derman olmayacağından emin olduğu için yine dayanamayıp cam sürahiyi kafasına dikmişti. Nefessiz, kana kana içilen suyun ağızından,  boş midesine kadar giden serüvenini tüm detayları ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayata direnmek için günleri, günlerin içinde hayatı deneyimleyen insanlar&#8230;</strong></p>
<div><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=545069" alt="" width="418" height="313" /></div>
<div>Susamış sabah mahmurluğu kesiştirmişti mutfak ile yollarını. İhtiyaçlar hiyerarşisindeki suyun önceliğinden dolayı mutfaktaki ganimet ilk etapta gözünden kaçmıştı.<span id="more-1800"></span></div>
<div>
<p>Bardağın, derdine yeterince derman olmayacağından emin olduğu için yine dayanamayıp cam sürahiyi kafasına dikmişti. Nefessiz, kana kana içilen suyun ağızından,  boş midesine kadar giden serüvenini tüm detayları ile hissetmişti.</p>
<p>Susuzluğu giderilmişti. Bardağı, mutfak tezgahına koyarken gözünün ucu ile etrafta ne var ne yok bakarken; akşamdan hazırlanmış ve üzeri seffaf naylonlarla kapatılmış birkaç servis tabağı ile karşılaşmıştı. Mutfağa dair algı düzeyini bir seviye daha arttırdığında:</p>
<p><em><br />
Yaprak Sarması / Kısır / Islak Kek / Kol Böreği / Patates Salatası / Mozaik Pasta / Poğaça / Mercimek Köftesi</em><br />
gibi yiyeceklerin gerçekliği ile karşılaştı. Yiyeceklere karşı boş değildi, ama açılamıyordu. Tam yaprak sarmasına olan aşkını itiraf edecekti ki, annesi mutfağı bastı ve çok sert bir ifade ile uyardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>“Bunların hepsi misafirler için, bugün günüm var! Akşam kalanları yersin”.</em><br />
Hayat yolculuğunun henüz başlangıç fazında olmasına rağmen “kalanlar” kelimesi kendini bir artık, pislik gibi hissettirmişti. Misafirler, çok değerli, özel, ulvi insanlar iken O, mutfakta artıkları yiyen aşağılık bir yaratıktı adeta.</p>
<p>Üstünü giydikten sonra okula gitmek için evden çıkmadan önce annesinin arka odada olmasından faydalanıp yaprak sarmaların yer aldığı streç filme pike çekerek, ilk bakışta anlaşılmayacak bir zahiyat  verdi ve aradan iki adet sarmayı çekerek sarmaları özgürleştirdi. Birini hemen ağızına atıp diğerini de peçeteye soteledikten sonra koşar adımlarla evi terk etti.</p>
<p>İlk ve Ortaokul  hayatı boyunca hep sabahçıydı ve sabahçı olmayı çok seviyordu. Günün geri kalanı, tıpkı misafir artıkları gibi O’na kalıyordu. Okulda iki simit bir ayran ile idare edip, evde pilavın, patates kızartmasının, köftenin dibine vuranlardandı. Çıkış zili çalar çalmaz, evin yolunu tuttu.</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Misafir Odası</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eve geldiğinde, sadece misafirler için açılan, diğer günler ev halkının kullanımına net bir şekilde kapalı olan misafir odası her zaman olduğu gibi dikkatini çekmişti.</p>
<p>Okul kıyafetlerini çıkarmadan misafir odasına girdi ve çantasını da ortalığa bıraktı. Masanın üzerinde, sabah ön gösterimine şahit olduğu birbirinden güzel yiyecekler kendisini çağırıyordu. Yaprak sarmasına olan zaafı yine aksiyona dönüşmüştü ve iki adet sarmayı  seri bir şekilde ağızına attı. Ağızındaki lokmaları ivedilikle çiğnemeye çalışırken yine annesine yakalandı.</p>
<p>Annesi: <em>“Ben sana mutfakta çok güzel yemekler hazırladım, onlar misafirlerin. Hadi kalk yemeğini ye, çantanı da al oradan, şimdi gelecekler”</em> söylemi yine aksiyon gerektiren bir söylemdi.</p>
<p>Üzerini çıkardı, elini yüzünü yıkadı ve mutfağa geçerek kendisi için hazırlanmış en sevdiği yemek olan pilav üzerinde tavuk ve yanında patetes kızartmasını keyifle yedi. Yemeğini yerken annesi son direktiflerini veriyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>“Oğlum herkese hoşgeldiniz de çık, oturma insanların yanında, laf dinleme!”</em> Tam o sırada kapı çaldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İşte Başlıyoruz&#8230;</strong><br />
Muhterem Teyze gelmişti.</p>
<p>Annesi kapıda: <em>“kapıyı açma, girişe terlik koyma, Muhterem Teyze’nin çantasını, paltosunu  ve ayakkabılarını alma, kendisini öpme, hoş geldiniz, ne kadar şık olmuşsun deme”</em> gibi gerekli ev sahibi misafir karşılama ritüellerini hakkını vererek tamamladı.</p>
<p>Muhterem Teyze, gün ayakkabılarını özel torbasından itina ile çıkardı ve giydi. Her gün katılımcısı gibi Muhterem Teyze de işini (dantel, örgü, nakış, vb.) yanında getirmişti.</p>
<p>Misafir odasına doğru ilerlerken etrafa genel olarak göz gezdirdi. Toz var mı? Dağınıklık var mı? Evde başka kim var? Malzemeleri kendi mi yaptı yoksa dışarıdan sipariş mi verdi? Gibi soruları kendi ile paylaşırken  ve başka gelen var mı? sorusunu annesine sorarak günde yer alan diğer hanımlar hakkında dedikodu sürecini resmi olarak başlatmış oldu.</p>
<p>Mübeccel ve Hülya teyzeler de gelince başlangıç seviyesi dedikodu girişimi için anlamlı sayıya ulaşılmış oldu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Başlangıç Seviyesi Dedikoduları</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* Nazan sürekli geç kalır zaten, sonra kalkmak bilmez.</p>
<p>* Pakize o kadar pasaklı ki evi ancak toplamıştır.</p>
<p>* Nalan bir türlü doğru düzgün bir anne olamadı, ancak toparlamıştır çocuğu.</p>
<p>* Huriye’nin kocasının mahkemesi ne zaman biliyor musun?</p>
<p>* Remziye Abla’lara haciz gelmiş haberin var mı? Kocası pavyonda yemiş paraları.</p>
<p>* Gülseren bel fıtığından ameliyat olacakmış. Köydeki Ahmet Dayı’ya çektirmişti belini</p>
<p>sonrasında düzenli olarak yakı da yapmışlardı ama yine de toparlayamamış.<br />
Ortam yavaş yavaş ısınırken beklenen diğer katılımcılar da misafir odasının şen şakrak bir o kadar da acımasız atmosferine teşrif ediyorlardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hal Hatır</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonunda ekip tamamlanmıştı. Herkes yerlerini almıştı. Ev sahibi, tek tek herkesin hal, hatır, sağlık durumlarını sormaya başlamıştı. Standart hal hatır sorularından ziyade kişiselleştirilmiş soruları yöneltmek gün ortamlarında ev sahibine büyük puan kazandırmaktaydı:<br />
* Nurten’cim, annengillerin kiracısını çıkarabildiniz mi?</p>
<p>* Güzin Abla, kızın okul işi ne oldu? Yazdırdınız mı?</p>
<p>* Hamiyet teyze, gelin ile aran nasıl oldu? Üzüyor mu seni hala ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kişiselleştirilmiş sorular ile puan hanesi tavan yapan ev sahibi hızlı bir şekilde hal hatır faslını tamamlayıp pre-ikram faslı olan kolonya, şeker ikram sürecine geçiyordu. Kolonya, şeker ikram süreci evin oğlununun misafirlere lansmanı idi. Tüm şirinliğini takınarak, hem hoş geldiniz diyordu hem el öpüyordu hem de kolonya şeker tutuyordu. Görevini başarı ile tamamlayarak misafir odası sahnesini terk etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İkram Faslı</strong></p>
<p>İkram faslının başlama vuruşu, sehpaların çıkması ve misafirlerin önüne konması ile başlamaktaydı. Sehpaların yerleşimini müteakip peçeteler ve çatal bıçak takımları çıkardı sahneye. Çatal bıçak takımlarını özel kılıflardan çıkarıp, misafirlere de özel kılıflarda sonra her zaman ekstra puanı garantilerdi. Misafirlerin mide gurultuları eşliğinde ikram tabakları da salona teşrif ederdi. Son olarak sahneye, beklenen assolist, ince belli kristal bardakta güzel demlenmiş çaylar çıkardı. Çay ikram edilen tepside herhangi bir ıslaklık olması ev sahibinin puanında ciddi sıkıntılara yol açabilirdi. Mutlaka yanında özel bir tabakta limon ikram edilirdi. Limonlar itina ile bir bardağa atılacak şekilde dilimlenir ve limon çatalı ile servis edilirdi.</p>
<p>Misafirlerin göz doyumunu optimize edebilmek adına, hazırlanan malzemelerin borcamlarda yer alan geri kalan kısmı da salona getirilir, yemek masasının üzerine çeyizlik gibi dizilirdi. Tabağı biteyazan herkese hızlı bir şekilde buradan servis yapılırdı.</p>
<p>Çaylar sürekli takip edilirdi. Misafirler çay kaşıklarını bardaklarının üzerine yatık bir şekilde koyana kadar çayı bitenin hızlıca çayı yenilenirdi. Çay takibinde nitelikli gözlem ve seri hareket iyi puan getirmekteydi.</p>
<p>Ev sahibi genellikle misafirleri ile hal hatır sorma safhasının ötesinde çok fazla sohbet imkanı bulamıyordu. Mutfak ile misafir salonu arasında mekik dokumaktadır zira.  Ev sahibinin zaman dağılımının anlamlı kısmını mutfakta geçirmesi, hele hele misafirler içeride iken mutfakta bulaşık yıkaması büyük tepki ile karşılanıyordu.</p>
<p><strong><br />
Kılık Kıyafet</strong></p>
<p>Günlerin özel kıyafetleri takıları vardı. Güne katılan tüm teyzeler dışarıda göründüğünden daha frapan kıyafetlerle gün ortamlarında yer alıyorlardı. Hatta fırlama teyzeler gün ortamına özel dansöz kıyafeti vs gibi açılımlarda bulup gün arkadaşlarının eğlence düzeyini tavana çıkarabiliyorlardı. Gün ayakkabısı (özel çantasında) getirmemek büyük görgüsüzlük olarak algılanırdı. Ev sahibinden terlik vs istenmezdi.</p>
<p>Takı olarak genelde  altın bilezikler, beşi biryerdeler, burma bilezikler, altın setler, pırlanta taşlı settler ile karşılaşılır, takılar güzellikten öte güç gösterisi olarak kullanılırdı.</p>
<p>Temel ikramlar afiyetle tüketildikten sonra ileri seviye dedikodu süreci başlar. İleri seviye dedikodu sürecinde konu bir şekilde gün katılımcılarından birinin özeline dokunur ve atışmalar başlardı. Akil teyzeler bu atışmaları kendi deneyimlerini de kullanarak yatıştırırlardı. Su yüzünde yatışan bu atışmalar, arkadan kulis yapılıp tarafların bir birbirlerini günden attırmasına kadar gidebilirdi. Günden atılmak engizisyon mahkemesinin kararlarından çok daha ağır olurdu.</p>
<p>Atışma sonrası ortamın yumuşaması için pratik ev hanımı konularına girilirdi. Yemek tarifleri, çocuk bakımı, ev idaresi, eş idaresi gibi konularla muhabbet ilerler, sesler birbirine karışıp uğultu kıvamına gelirdi. Her kafadan bir ses çıkardı. Günlerin en önemli özelliği budur; anlayamasan da bol bol konuşmak.<br />
<strong></strong></p>
<p>Rating Kaygısı</p>
<p>Günün ratinginin düştüğünü hisseden ev sahibi duruma müdahale eder ve kapağında dansöz resmi bulunan  “Oyun Havaları 86” kasedini koyardı. Öncelikle katılımcılar kendilerini naza çekerken. “Ne gerek vardı şimdi buna?” “ Yok artık bir de oynayacağız mı?” dokuz sekizlik namelere dayanamaz içlerindeki dansözü ortaya çıkarır herkes oynamaya kurtlarını dökmeye başlardı. Küsler barışır, tanışmayanlar kaynaşırdı. Oyun havaları kaseti her zaman iş görür, ratingi yükseltirdi.</p>
<p>Oynama faslı biter, herkes yorulmuştur, harcanan enerjiyi telafi etmek için tatlı takviyesi yapılırdı.</p>
<p>Zamanla konular tükenmeye başlar.  Bir sonraki günün kimde olacağı ve takviminin nasıl olacağı hususunda da mutabakat sağlandıktan sonra katılımcıların kocalarının gelme vakti yaklaştığı için yavaş yavaş haraket vakti gelirdi.  Ev sahibi bazı katılımcılara eve götürmeleri için paket yapar. “Mehmet de yesin böreğimden, okuldan gelmiştir açtır yavrucak” . Ev sahibi herkesin ayakkabılarını giyebilecek şekilde düzeltir ve herkesi öperek uğurlardı.<br />
<strong></strong></p>
<p>Son Sözler&#8230;</p>
<p>Katılımcılar ev sahibi kapıyı kapatır kapatmaz günü değerlendirmeye başlarlardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* Gönül’e çok uyuz oldum kendi kocasına bakmadan millete bok atıyor.</p>
<p>* Necla’nın çorabı gördün mü aret? Kafam kadar kaçmış farkında değil pasaklı.</p>
<p>* Hamide kadar patavatsızını görmedim.</p>
<p>* Hülya da ne meraklıymış oynamaya, kendini yaptı Tanyeli.</p>
<p>* Sarmayı becerememiş, incecik saracaksın ne o öyle kolum kadar Yaprak sarma mı olur?</p>
<p>* Bizim çocuk almasın diye kumandayı saklaması gözümden kaçmadı.</p>
<p>* Çocukların elindeki boya kalemlerini bile almış, sağı solu boyamasınlar diye.</p>
<p>* Hatice’nin çocuğunda kesin bir sıkıntı var. Doktora götürmeleri lazım. Bizimkinin kolunu ısırmış. Güya saat yapmış.</p>
<p>Mosmor olmuş çocuğun kolu. Annesi de hiçbir şey demiyor.</p>
<p>* Güliz’in oğlu ne kadar meraklı laf dinlemeye gitmedi çocuk diğerlerinin yanına oturdu bizim muhabbetimizi dinledi.</p>
<p>Güliz de bir kere kalk git oğlum demedi.</p>
<p>* Herkesin durumu sıkışık hep kendi gününü öne aldırmak istemesine uyuz oluyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kah gülerek, kah eğlenerek bir kadın günü daha son bulur. Bir yenisi için hazırlıklar başlar… Kalan artıklar babalar ve oğulları arasında memnuniyetle paylaşılırdı.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/gun-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/egitim-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/egitim-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 18:49:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://PAZARLAMAICGORULERI.COM/?p=1794</guid>
		<description><![CDATA[Kişisel Gelişim serüveninde A noktasından B noktasına ulaşım aracı olarak kullanılan eğitimlerin vazgeçilmez insanları&#8230; Elektriğin icadından sonra insanlık tarihindeki en önemli keşif olan Kişisel Gelişim, içimizdeki öğrenme aşkını gıdıklayarak eğitim ihtiyacını hayatımızın merkezine koydu. Kişisel Gelişim Eğitimleri; serbest piyasa ekonomisinin hayatımıza daha entegre nüfuz etmesi ile birlikte &#8220;toplum odaklılıktan&#8221; &#8220;birey odaklılığa&#8221; evrilen ekonomik yapı doğrultusunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kişisel Gelişim serüveninde A noktasından B noktasına ulaşım aracı olarak kullanılan eğitimlerin vazgeçilmez insanları&#8230; </strong></p>
<div>
<p><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=550691" alt="" /></p>
<p>Elektriğin icadından sonra insanlık tarihindeki en önemli keşif olan Kişisel Gelişim, içimizdeki öğrenme aşkını gıdıklayarak eğitim ihtiyacını hayatımızın merkezine koydu.<span id="more-1794"></span></p>
<p>Kişisel Gelişim Eğitimleri; serbest piyasa ekonomisinin hayatımıza daha entegre nüfuz etmesi ile birlikte &#8220;toplum odaklılıktan&#8221; &#8220;birey odaklılığa&#8221; evrilen ekonomik yapı doğrultusunda bireylerin ekonomik çarkların arasında kaybolup gitmeden çarklara daha etkin katma değer üretmesi için motivasyon sağlayan eğitimlerdir.<br />
Hemen hemen her konu hakkında eğitim verme yetkinliğine sahip olan eğitmenler ile hemen hemen her konuda eğitim ve sertifika alma eğiliminde olan eğitim katılımcılarının kesişim kümesi <em>Eğitim İnsanları</em> evrenini oluşturur.<br />
<em><strong></strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Neden Eğitim?</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* Daha iyi bir kariyer, daha iyi bir gelir düzeyi, daha iyi bir yaşam&#8230;</p>
<p>* Daha havalı bir duruş&#8230;</p>
<p>* Sertifikan kadar konuş!</p>
<p>* Konunun uzmanı olarak görüşlerimi açıklıyorum&#8230;</p>
<p>* Kendini ve başkalarını kandırarak mutluluğun sırrına erişmek&#8230;</p>
<p>* İnsan Kaynakları departmanına layık olabilmek için&#8230;</p>
<p>* Altın bilezik sahibi olmak için&#8230;</p>
<p>* Mutsuzluğun, tatminsizliğin, metropolden bunalmışlığın, kalabalık yalnızlığın, bu<br />
devrin sonucu&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Katılımcı Gözünden&#8230;</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* Eğitim off-site olacak değil mi?</p>
<p>* En kötü otelde takılırız: Spa, mini bar, birbirinden lezzetli yemekler, gece sabahlara<br />
kadar dedikodu ekseninde dalgalanmalar.</p>
<p>* Akşam yemeğine katılmak zorunlu mu? Alternatif bir program yapamaz mıyız?</p>
<p>* Serbest kıyafet ile gelebilir miyiz?</p>
<p>* Sunumu ve videoları paylaşacaksınız değil mi? İsterseniz flash disk verebilirim.</p>
<p>* Sunum, elimizdeki kitapçıkta mevcut değil mi? Ona göre not alalım.</p>
<p>* Anlattıklarınızı çok iyi anlıyorum ama daha somut bir örnek verebilir misiniz?</p>
<p>* FN + F7 yaparsanız görüntü gelecektir.</p>
<p>* Sunumda çok güzel fotoğraflar kullanıyorsunuz, bunları nereden buluyorsunuz?</p>
<p>* Benim mutlaka katılmam gereken acil bir toplantım var. Çok da keyif alıyorum ancak      bir saat erken çıkabilir miyim?</p>
<p>* Akşama aktivite olacak mı?</p>
<p>* Neden en zayıf ve en kıl olduğum adamlarla aynı gruba düşüyorum?</p>
<p>* Grupta yer alan diğer çalışkan arkadaşlar yapsınlar biz sunarız.</p>
<p>* Sigara için küçük bir mola verelim mi?</p>
<p>* Anlattıklarınızı işimize nasıl uygularız?</p>
<p>* Bizim şöyle bir sorunumuz var. Bu sorunu çözmek için önerileriniz nedir?</p>
<p>* Yaratıcı drama çalışması esnasında neden hep ben müşteri oluyorum?</p>
<p>* Film gösterimi, örnek olay çalışmalarında gösterilen filmlerin hepsini görmüştük.</p>
<p>* Eğitim sonunda sertifika verilecek mi?</p>
<p>* Eğitim sonunda sınav var mı?</p>
<p>* Kartınız var mı? Sizinle iletişime geçebileceğimiz bir email adresi var mıdır?</p>
<p>* Şöyle bir projem var. Ne dersiniz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Eğitmen Gözünden&#8230;</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>* Öncelikle bir eğitim ihtiyaç analizi yapabilirsek daha verimli ilerleriz.</p>
<p>* Herkes eğitimden önce gönderdiğim Pre-Work çalışmasını yaptı mı? Eğitime gelmeden önce mutlaka Pre-Work’ünüzü   yapıp gelin ki arkadaşlarınıza madara olmayın, ya da yapmayın asi ve özgün kimliğiniz çekicilik ekseninde zirve yapsın.</p>
<p>* Seminerin ardından, seminer sırasında anlatılanların etkisiyle yeni bir hayata   başlayacağınızı  vaad ediyorum.</p>
<p>* Ne kadar çok görsel kullanır ve az yazı yazarsan o kadar başarılı bir sunum hazırlarsın.</p>
<p>* Gazla videoyu, aktiviteyi gitsin. 4 video 3 aktivite ile eğitim süresini dolduruyorsun   zaten.</p>
<p>* Hepiniz hoş geldiniz&#8230; Öncelikle birbirimizi tanıyarak başlayalım mı? Sağdan sizden başlayabilir miyiz? Adınız, Soyadınız, Pozisyonunuz, Eğitiminiz, Beklentileriniz, Ayakkabı Numaranız&#8230;</p>
<p>* Başlarken eğitimden beklentilerinizi paylaşabilirseniz, beklentilerinizi flip chart a not ederiz ve ilgili beklentiyi eğitim sonunda cover edip etmediğimize bakabiliriz. Böylece “Olm adama bak tüm beklentilerimizi karşıladı, hayvan gibi değerlendirme notu verelim.” diyebilirsiniz.</p>
<p>* Şimdi herkes yanındaki arkadaşının elini tutup, gözlerini kapatıp kendini müziğe verebilir mi?</p>
<p>* Eğitim esnasında sizler de lütfen takıldığınız ya da fikir belirtmek istediğiniz yerlerde müdahalede de bulunursanız daha interaktif bir eğitim olur.</p>
<p>* Kısaca kendimden bahsedeyim&#8230;</p>
<p>* Eğitim içeriğinde yer alan her örnek bir şekilde katılımcıların sektörüne bağlanır.</p>
<p>* Çok güzel bir soru çok teşekkür ederim, şimdi cevaplamaya çalışacağım&#8230;</p>
<p>* Katılımcılardan gelen kazık bir soru söz konusu olduğunda yine katılımcılara dönülüp: “Çok güzel bir soru. Bu soruyu cevaplayabilecek biri var mı?” diye cevap aranır.</p>
<p>* Mini 2 Av kablosu olan var mı?</p>
<p>* Projeksiyonunun ampulunde bir bozukluk mu var? Vurdursak çalışır mı?</p>
<p>* Sunumu uzaktan kontrol edecek zımbırtıdan var mı? Getirmeyi unutmuşum da&#8230;</p>
<p>* Eğitim öncesinde katılımcı profili hakkında bilgi alabilir miyim?</p>
<p>* Şimdi bir role play çalışması yapacağız. Sizler anlatacaksınız videoya kaydedeceğiz daha sonrasında kayıtlarınızı değerlendireceğiz. Hazır mısınız?</p>
<p>* Yemek sonrası dikkatinizi toplamak için güzel bir video ile başlayalım.</p>
<p>* Değerlendirme formlarını doldurmayı unutmayalım?<br />
Hemen hemen her konu hakkında eğitim alma ve verme ihtiyacını bünyelerinde yeme / içme dürtüsü ötesinde şiddetle hissedenler için John Locke’tan gelsin:</p>
<p><em>“Hiçbir insanin bilgisi öğrenmiş ve görmüş geçirmiş olduğunun ötesine geçemez.”</em></p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/egitim-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başarılı Bir Ürün Yöneticisi Nasıl Olunur?</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/basarili-bir-urun-yoneticisi-nasil-olunur/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/basarili-bir-urun-yoneticisi-nasil-olunur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 04:13:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sunumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=1605</guid>
		<description><![CDATA[The Successful Product Manager View more presentations from Christopher Cummings]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="__ss_1224822" style="width: 425px;"><strong style="display: block; margin: 12px 0 4px;"><a title="The Successful Product Manager" href="http://www.slideshare.net/chriscummings01/the-successful-product-manager" target="_blank">The Successful Product Manager</a></strong> <object id="__sse1224822" width="425" height="355" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=thesuccessfulproductmanager2-090330232745-phpapp01&amp;stripped_title=the-successful-product-manager&amp;userName=chriscummings01" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="__sse1224822" width="425" height="355" type="application/x-shockwave-flash" src="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=thesuccessfulproductmanager2-090330232745-phpapp01&amp;stripped_title=the-successful-product-manager&amp;userName=chriscummings01" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /> </object></p>
<div style="padding: 5px 0 12px;">View more <a href="http://www.slideshare.net/" target="_blank">presentations</a> from <a href="http://www.slideshare.net/chriscummings01" target="_blank">Christopher Cummings</a></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/basarili-bir-urun-yoneticisi-nasil-olunur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

