Arşiv: 'Kategorilenmemiş'

Social Trippin’: The Event

07 Aralık Dersimizin Konuğu: M.Serdar Kuzuloğlu

oguz-yuce-zereyYazınsal tembelliğin zirvesinde olan biri olarak, Bilgi MBA programında dönem başlayalı aylar oldu, iki tane değerli konuğumuz oldu. Biz iki kelam yazamadık. İlk konuğumuz Sevgili Oğuz Bayram idi. Oğuz, bizlere Proje Yönetimi 2.0 ın hem teorik hem de pratik derinliklerinde yolculuğa çıkardı.

Proje Yönetimi 2.0

View more presentations from obayram.
Geçtiğimiz hafta konuğumuz Sevgili Nuri Çankaya idi.  Nuri, bizlere Marketing 2.0 kavramının gelmişini geçmişini ve geleceğini örneklerle anlattı. Marketing 2.0 anlatılırken Nuri’nin Microsoft deneyimleri de ilgi ile takip edildi.
07.12.2009 haftası ise konuğumuz nev-i şahsına münhasır bir kişilik M. Serdar Kuzuloğlu.

Serdar Kuzuloğlu, çocukluk hayalini gerçekleştiren ender insanlardan biri… Çocukluk hayali olan gazeteciliği 95′ten beri profesyonel olarak yapıyor. Türkiye de Medya üzerine, dijital medya üzerine ahkam hususunda admin yetkisi kendisinde bulunuyor.

Serdar ile saatlerce her konudan sıkılmadan konuşabilirsiniz. Aborjinlerden başlayıp, origami ile devam edip, golgi aygıtının anteninden çıkabilirsiniz. Her konuda yılların birikimini, derinliğini keyifle deneyimlersiniz.

Serdar ile Değişen Medya, Sosyal Medya, Sosyal Medya Pazarlaması üzerine sohbet edeceğiz.

Neden Sosyal Medya? Neden Sanat ? sorularına cevap arayacağız.

Eylem Yeri: Bilgi Üniversitesi, Santal İstanbul, E3 Binası, 105 Nolu Sınıf

Eylem Saati: 19.00 - 21.00 Kapalı Aralığı

3G: Sonucun Nedene Karşı Zaferi

“Hız arı nesneler oluşturur; kendisi de arı bir nesnedir, çünkü yeri ve yerle ilgili başvuru noktalarını siler; zamanın akışına gidip onu yok eder, kendi nedeninden daha çabuk gidip akışını keserek bu nedeni ortadan kaldırır.

Hız sonucun nedene karşı zaferidir, bir anın derinlik olarak zamana karşı zaferidir, yüzeyin ve nesne olma niteliğinin arzunun derinliğine karşı zaferidir.

Hız bir ilk alan yaratır ki bu alan ölüme neden olabilir ve tek kuralı ardında hiç iz bırakmamaktır. Unutmanın belleğe karşı zaferidir.

Hız bizi boşluğa alıştırmaktan başka bir şey değildir. Devingenliğin artmasının ardında şekillerin devinimsiz bir tersine dönme özlemi.”
Jean Baudrillard (Amerika)

Günümüzün hızlı dünyasına ve bileşenlerine dair herhangi kelam etmeden önce mutlaka Baudrillard’ın hız kavramına dair söylemlerini hatırlamak gerekiyor. Aksi takdirde bizler de teknolojinin ve hayatın hızına kapılarak düşüne(meyen)nlerden olabiliriz.

Yaklaşık bir aydır, operatörlerin kocaman bütçeler ayırdıkları yeni bir hızlı kavramı,  iletişim ve reklam dünyası aracılığıyla zihinlerimize yerleştirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bu hızlı kavram hayatımıza girmeden önce; operatörlerimiz, konunun anlatımı için ayırdıkları kocaman bütçeler kapsamında, basın mensuplarına, blog yazarlarına, kanaat önderlerine, siyasetçilere yönelik, hızlı kavramı anlatabilmek adına farklı farklı etkinlikler düzenlediler.

Herkesten bu etkinlikler esnasında veya sonrasında, hızlı kavram hakkında birkaç kelam etmesi, ellerinde telefon ile deneme yapmaları gerekliliğini zımni olarak anlattılar. Katılımcıların da hepsi üzerine düşeni yaptılar. Böylece haberlerde, gazetelerde herkes hızlı kavramdan bahsetmeye başladı. Telefonlar ile ilgili bu hızlı kavram birden hayatımızın her yerinde karşımıza çıkıp derdini anlatmaya çalıştı. Derdini anlatmayan çalışan meşhur hızlı kavramımız 3G’nin derdini dinleyeme çalışalım.

3G’nin kitabi tanımını baktığımızda, 3G karşımıza 3. Nesil GSM Hizmetleri (3G ya da 3N) üçüncü nesil kablosuz telefon teknolojilerine verilen genel ad olarak çıkıyor.

Ülkemizde mobil telekomünikasyon sektörünün ilk uygulamasını oluşturan 1G sistemleri üzerinden sadece ses hizmetlerini sunabilmek mümkün iken, 2G Sayısal sistemler ile daha kaliteli ses hizmetlerinin yanı sıra SMS gibi basit veri hizmetleri de sunulabilir hale geliyor. 2.5G olarak adlandırılan geçiş döneminde ise, mobil şebekeler üzerinden internete erişim imkanı sağlanıyor ve veriye dayalı hizmet türlerinde artış kaydediliyor.

Her kuşakta (nesilde) ses hizmeti sunulabilirken, bir sonraki kuşak daha kaliteli ses hizmetinin yanında daha hızlı ve zengin içerikli veri iletişimine imkan sağlıyor.

Türkiye’de 3G serüveni 7 Eylül 2007 tarihinde başlıyor. Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapılan 3. Nesil lisans ihalesi, tek bir GSM operatörünün (Turkcell) katılması, diğer operatörlerin ise Numara taşınabilirliği olmadan ihaleye katılmayacaklarını belirtmeleri üzerine ihale iptal ediliyor.

Yeni 3. Nesil GSM Hizmetleri Lisans ihalesi 28 Kasım 2008′de tekrar yapılıyor.Turkcell A tipi lisansı 358 milyon Euro, Vodafone B tipi lisansı 250 milyon Euro, Avea C tipi lisansı 214 milyon Euro’ya alıyor. Böylece 3G operasyonu operatörler nezdinde bu şekilde başlıyor.

Hayatımıza 2009 yılında bu kadar heybet ile giren 3G kavramının ilk  örneklerini Japonya’da 1998 yılında görüyoruz. 2003 yılından itibaren de Avrupa’da yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanıyor

3G sayesinde hayatımız nasıl değişecek?

3G şebekelerinin faaliyete geçmesiyle; cep telefonundan internete hızlı erişim yaygınlaşacak, e-devlet uygulamalarına önemli bir ivme kazandıracak, sağlık hizmetleri, uzaktan eğitim, mobil-kütüphane, internet üzerinden bilimsel laboratuvarlara erişim, internet üzerinden dil eğitimi gibi uygulamalar ile eğitime katkı sağlayacak.

3G ile birlikte program yüklenebilir cep telefonları yaygınlaşacağı için potansiyel güvenlik sorunları ortaya çıkacak. Cep telefonu virüslerinin sayı ve etkileri çok hızlı artacak. Yeni dolandırıcılık yöntemleri ortaya çıkacak. Cep telefonlarından gerçekleştirilen internet bankacılığı işlemlerinde yeni standartlar belirlenmesi gerekecek.

Muhbirlik faaliyetlerine görüntülü bir boyut katılacak.

İstihbarat servislerinin video görüntü arşivlemesi kolaylaşacak. Operatörler aracılığıyla yapılan dinleme faaliyetlerine gözleme faaliyetleri de eklenecek.

Vatandaş gazeteciliği artacak. İnsanlar haberi sokakta görüntüleyip hemen habercilere, haber sitelerine ve video paylaşım sitelerine gönderebilecekler. Yurttaş haberciliği yapan sitelere ilgi artacak ve bu siteler çoğalacak.

Eski mobil cihazların yenileriyle değiştirilmesi sürecinde döviz çıkışı artacak. 3G’li telefonlara yaklaşık olarak 4 milyar dolar yatıracağız.

İnternetten indirilen video, müzik ve resimlerde reklam bulunması karşılığında, operatörler kullanıcılara kontör ve indirim tekliflerinde bulunacaklar.

Cep telefonunun çektiği her yerde internete girebilme imkânıyla beraber taşınabilir özellikleri düşük olan notebook satışları azalacak, daha taşınabilir olan netbook ve kullanımı daha konforlu olan masaüstü bilgisayarın satışları artacak.

İkili görüşme ve görüntülü toplantılar cep telefonları üzerinden anlık olarak yapılabileceği için şehir içi ve şehirlerarası iş seyahati talebi ve şehir içi trafiği azalacak.

Firmalar daha önce düşük maliyeti nedeniyle SMS ile yaptıkları reklamları artık MMS ile internet sitelerine yönlendirerek yapabilecekler. Cep telefonlarımıza anlamlı miktarda MMS reklam mesajları gelmeye başlayacak.

Eğitim sisteminde sınavlarda ciddi sorunlar çıkacak. Üniversiteler de dâhil telefon yasağı tartışılacak. Öğrenci devamlılıkları ve katılımları cep telefonları üzerinden anında ölçülüp ailelere rapor edilebilecek.

Tasarım ve patent hakları daha kolay ihlal edilecek ve fikir hırsızlığı artacak.

Ev-ofis ve mobil-ofis uygulamaları yaygınlaşacak. Dünyanın öbür ucundaki kurumlara evinizden iş yapabilme imkânı artacak.

Boşanma davaları artacak ve kısa sürecek. Yalan söylemek zorlaşacak, şantaj artacak, tanıklık önem kazanacak ve yaygınlaşacak.

Gelebilecek görüntülü aramaları yanıtlayabilmek için insanlar evlerinde de kendilerine daha çok dikkat edecekler. Makyajsız ve bakımsız telefona cevap verilmeyecek.

Hangi çantanın ya da ayakkabının alınacağı hususu arkadaşlara görüntülü görüşme sayesinde sorulabilecek.

İşten eve giderken, otobüste, dolmuşta, serviste televizyon seyredilecek.

Aile büyüklerine ve yakınlara video ile bayram, kandil mesajı gönderilecek.

Gezip görülen yerlerin videosu anlık olarak herkesle paylaşılacak.

3G teknolojisinin hayatımızda müspet ya da menfi birçok şeyi değiştireceği aşikar. Motivasyonu tamamen hız olan 3G’yi her anlamda tüketirken, Baudrillard’ın da ifade ettiği gibi hızın hayatımıza olan maliyetini de sürekli aklımızın bir köşesinde aktif olarak bulundurmamız gerekiyor.

07 Mayıs Bilgi MBA Business 2.0 Dersinin Konuğu: M. Serdar Kuzuloğlu

mserdark

M. Serdar Kuzuloğlu… Hani eskileri nev-i şahsına münhasır dediği kişilerden. M. Serdar Kuzuloğlu, yapmış olduğu işler, projeler, almış olduğu etkin görevlerle Türk Bilişim Dünyası ve Sosyal Medya Dünyasının eğilimlerini belirleyenlerin başında geliyor. Yazılarını, projelerini, okuduğu kitapları/dergileri/çizgi romanları, izlediği filmleri/dizileri, düzenli olarak fanatik derecesinde takip ediyorum ve çok keyif alıyorum. Kendisi ile paylaşımda bulunmak ise dünyanın en zevkli işi… Herkese de tavsiye ediyorum. Memlektimizde içi dolu laflar eden yazılar yazan, projeler üreten çok çok az kişi olduğu için Serdar Kuzuloğlu bizler için büyük bir fırsattır. Sedar Kuzuloğlu hakkında herşey buradan bulabilirsiniz.

Serdar Kuzuloğlu bizlerle 07 Mayıs Perşembe günü Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Kampüsü (Bina E3 , 105)nde saat 19:00 da  Sosyal Medya hakkında paylaşımda bulunacak.

Herkesi bekleriz…

Complete Web Monitoring

23 Mart Bilgi MBA Dersimin Konuğu: Özgür Alaz

Özgür Alaz Bilgi MBA Programları kapsamındaki Business 2.0 dersimin bu haftaki konusu Project Management 2.0

ve konuğumuz sevgili Özgür Alaz.  Özgür, maddi donanımıyla, yetenekleriyle, yetkinlikleriyle

Türkiye’nin sınırlarını  çoktan aşmış bir dostumuz. Özgür hakkında, kendi adıma anlatabileceğim o kadar

çok şey olmasında rağmen, daha düzgün ifade edebilmek adına, Özgür’ü Özgür’den anlatmak isterim.

Özgür Alaz, pazarlama trendleri uzmanıdır. Pazarlama trendleri ve dijital medya konusunda

markalara danışmanlık yapmaktadır. Hazırladığı Marketallica blogu ile pazarlama insanlarını

yeniliklerden haberdar etmektedir. Bu aralar, insanların alışveriş kararlarını kolaylaştırmayı

amaçlayan kendi girişimcilik projesi kartguru.coma yoğunlaşmıştır. DigitalAge, MarketingTürkiye,

Mediacat gibi dergilere dijital trendler konulu makaleler yazdı. Trendler konusunda dünyanın en

büyük networku olan springspotters.com‘un hala dünyadaki en aktif üyesidir. Gözlemleri ve fikirleri, psfk.com, trendwatching.com, springwise.com, tompeters.com ve russelldavies.com gibi öncü yerlerde referans gösterilmiştir.

Pazarlama trendleri konusundaki görüşleri BusinessWeek, TurkishTimes, Platin, Capital, Akşam Gazetesi, Hurriyet ve Vatan Gazetelerinde yer almıştır. Birçok üniversitede, etkinlikte ve son olarak 9. Pazarlama zirvesinde konuşma yapmıştır. Benzer zihinli pazarlama insanlarını bir araya getiren Likemind İstanbul etkinliğini organize etmektedir.”

(Alemşah’tan da Özgür’ü dinleyebilirsiniz)

Özgür Alaz, 23 Mart Akşamı saat 19.00 da Santral İstanbul’da E3 Binası 1. katta 105 nolu sınıfta Project Management 2.0 anlatacak, ilgilenenleri bekliyoruz.