Arşiv: 'Kültür'

Aşk-ı Memnu Atasözleri

Aşk-ı Memnu…

Yıllardır hayatımda hissettiğim ama tanımlayamadığım koca boşluğu dolduran nadide dizi…

İnsana dair, ilişkilere dair, kültüre dair ezberlerimi bozan, paradigma değiştiren dizi…

Rol ile gerçekliğin arasındaki büyük boşluğu ortadan kaldıran dizi…

Derin bir zeka altyapısı ile örgülenmiş özenli senaryosu ile insanı sahne sahne şaşırtan, bir oraya bir buraya heyecanla savuran dizi…

Aşkın ne kadar tutkulu yaşanabileceğini, aile gerçekliğini olduğu gibi aynalayan dizi…

İşte bu dizi esnasında herkesin televizyona kilitlenmesinin (eşim dahil) ben de yaratmış olduğu hezeyanları twitter platformunda yüksek sesle paylaşmıştım.

Gelen yoğun istek üzerine Aşk-ı Memnu atasözlerimi derledim.

twitter.com/yucezerey

Luxury 2010

Kültür’e Dair IV: Paris

Paris, herkeste özel duygular uyandıran bir şehir… Özgürlük, özgünlük, sanat, yaşam stili gibi kavramların zihnimizde köprü kurduğu,  akabinde birbiriyle etkileştiği ve mutluluk hormonları sağlamamıza katma değer sağlayan bir şehir…

Aydınlarımız, entelektüellerimiz Paris’i hep sevmiştir. Sevdikleri, deneyimledikleri Paris’ten tarihin farklı zamanlarında  bahsedegelmişlerdir. Farklı mecralarda, Paris’in kafeleri, müzeleri, etkinlikleri, demokrasiye bakışı, sanata ve insana bakışı vb. yönleri  itina ile işlenmiştir.

Paris’e dair heyecanla yazılan çizilenleri okurken,  Paris’in kuruluşunu aklımdan hiç çıkaramıyorum.

Zamanında Napolyon Bonapart, Paris’i yeniden kurarken, önce yuvarlak meydanlar çiziyor. Onları birleştiren geniş bulvarlar ekliyor ve iki tarafına da altı katlı apartmanlar yerleştiriyor.

Kendisi topçu subayı olduğu için stratejisi şöyle: Yuvarlak meydanlara top bataryalarını yerleştiriyor, muhtemel bir halk ayaklanması durumunda (ki bu konuda altyapı müsait) toplar halkın üzerine ateşlendikleri zaman ayaklananların kaçacak yerleri yok.

Paris’in şehir yapılanmasına hayran olan, öykünen aydın ve entelektüellerimiz önemli bir noktayı kaçırıyor. İşte kaçan bu nokta özgürlük, özgünlük, insana saygı vb kavramların hepsinin daha farklı yorumlanmasına sebebiyet veriyor.

Bir zaman sonra insanlar en yakınlarındaki hazineleri görmeyip, başka yerlerdeki şeyleri görmeye çalışıyor hale geliyor.