<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>y=f(yuce) &#187; Kültür - y=f(yuce) - There is No Aphrodisiac Like Innocence.</title>
	<atom:link href="http://www.yucezerey.COM/category/kultur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yucezerey.COM</link>
	<description>There is No Aphrodisiac Like Innocence.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 04:18:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Spor İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/spor-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/spor-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Jan 2011 23:55:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Fitness]]></category>
		<category><![CDATA[Koşu Bandı]]></category>
		<category><![CDATA[Sauna]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Spor İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Salonları]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=1153</guid>
		<description><![CDATA[Modernlik &#8220;ekonomik, politik ve kültürel değişimdeki karmaşık süreçlerle karakterize edilen, yeni tipte bir toplumun ortaya çıkması&#8221; olarak tanımlanabilir. Bir başka deyişle modernlik terimi, on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda Batı Avrupa&#8217;da filizlenmeye başlayan, esas görünümlerine Kuzey Amerika&#8217;da rastlanılan ve o zamandan bu yana Batı dışı dünyaya yayılan ya da dayatılan bir toplum biçimine karşılık gelmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Modernlik </strong><em>&#8220;ekonomik, politik ve kültürel değişimdeki karmaşık süreçlerle karakterize edilen, yeni tipte bir toplumun ortaya çıkması&#8221; </em>olarak tanımlanabilir. Bir başka deyişle modernlik terimi, on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda Batı Avrupa&#8217;da filizlenmeye başlayan, esas görünümlerine Kuzey Amerika&#8217;da rastlanılan ve o zamandan bu yana Batı dışı dünyaya yayılan ya da dayatılan bir toplum biçimine karşılık gelmektedir.</p>
<p>Yeni tipte bir toplumun ortaya çıktığı aşikar,  bu modernlik midir? Emin değilim.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://www.sjepz.com/sporcu_gidalari/sporcu_gidalari.jpg" alt="" width="180" height="180" /><br />
Spor, kavramı benim küçüklüğümde ya  profesyonel, lisanslı olarak; ya da amatör, sokaklarda gönüllü olarak icra edilen bir kavramdı. Azınlıkta da olsa vücut geliştirme salonlarından çakma spor salonları mevcut idi. Günümüzde ise spor insan hayatının zaman dağılımında hatırı sayılır bir yer almaya başladı. Zaman dağılımındaki pasta payını hızla arttıran spor, aynı zamanda hitap ettiği kitleyi de hayli genişletti.</p>
<p>Her mahallede modern spor salonları açıldı, her nefis, hayatında en az bir kere gitmediği yıllık aboneliği tattı.</p>
<p>Spor insanları,  sayılarını hızla arttırarak hayatımızda daha sık karşımıza çıkmaya başladılar, hatta bizleri de onlardan biri yaptılar&#8230;</p>
<p>Spor insanları, gitmiş oldukları salonları itina ile seçiyorlar. Salon seçim sürecinde binlerce soru cevaplıyorlar:</p>
<p>Evime / işime yakın mı? Koşu bantlarında TV var mı? TV varsa yabancı kanallar var mı? (Spor yaparken yabancı TV kanalı izlemenin moderniteye katma değeri aşikar) Havuzu var mı? Havuz büyük mü? Kulvarlarla ayrılmış mı? Havuza işenince mavi boya çıkıyor mu? Mayonu kurutmak için özel makine var mı? Aletlerin sayısı yeterli mi? Yer bulunuyor mu? Otoparkı var mı? Otoparkında araç yıkanır mı? Kuaförü var mı? Masaj imkanı var mı? Manikür, pedikür  imkanı var mı? Soyunma odaları temiz mi? Sauna, buhar banyosu var mı? Dinlenme odası var mı? Dinlenme odasında horlayanlar var mı? Terli eşyaları koyacak poşet sistemi var mı? Saç düzleştirici, fön, kulak pamuğu, şampuan, havlu, peştemal, traş köpüğü, vb malzemeler mevcut mu? Gelen tipler düzgün mü?</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://www.spiloshotel.com/manisa_otelleri/spor_salonu.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p>Gibi soruların cevapları uzun check-listlerin gölgesi altında değerlendirildikten sonra salon kararı verilir. Tabiki yıllık abonelik olunur. Yıllık abone olma süreci esnasında etraftaki eş dost akraba, &#8220;şerefsizim gidecem olm&#8221; nidaları ile ikna edilir.</p>
<p>Salona başlanmadan önce kıyafet ve aksesuarlar gözden geçirilir. Eski ya da modası geçmiş olanlar hızlıca yenilenir. Geçmiş jenerasyonun davranış dinamiğinden miras kalan şort üzerine tshirt ile spora gitmek öteki olmak için yeter-sebep zeminini hazırlar.</p>
<p>Galoş ile içeri girmek önemli bir salon düsturu iken, çoğu spor insanı, &#8220;ulan şu görevli bu tarafa bakmasa da aradan galoşsuz kaynasak, ne gerek var buna şimdi&#8221; zihin antremanını yapar.</p>
<p>Tembel spor insanları genellikle salona giderken, spor yapacakları kıyafetleri içine giyerler. Salona girer girmez sanki salon kaçıyormuş gibi hızlıca sürece adapte olurlar. Soyunma odasında etraf süzülür, daha göbekliler görüldüğünde  zihin sahnesinde sevinç çığlıkları dans ederken, daha fit ve kaslılar görüldüğünde zihin sahnesinde matem, hüzün gözyaşlarını tetikler.</p>
<p>Nihayet sahaya çıkma zamanı gelir. Bazı spor insanları, süreci,  elindeki antreman kağıdına bakarak  başlatırken, daha tikky salonların spor insanları parmak izlerini ilgili  kiosklara bırakarak programlarını dijital olarak alıp başlatırlar. Antremana başlamadan önce mutlaka Foursquare evreninde check-in yapılır (check-in esnasında facebook ve twitter bağlantısı olmazsa olmazlardan).</p>
<p>Kardiyo aleti seçimi,  niyete göre şekillenen çok stratejik bir karar. Eğer spor insanlığı şapkasının yönünü abazalık belirliyorsa, hedefe en uygun kıza / erkeğe en yakın alet seçilir. Niyet, sadece spor yapmak ise sote bir kardiyo aleti seçiliyor, itina ile ter atma havlusu alete yerleştirilir, kulaklık alete takılır. Antreman programı seçilmeden önce izlenecek kanal belirlenir akabinde ise antreman seçilerek süreç başlar.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://www.e-sirket.com/images/yaz/kataloglar/35794_2498.JPG" alt="" width="500" height="399" /></p>
<p>Koşu bandında elleri, tutma yerlerine koymak, beşten küçük bir hızla ilerlemek ve eğimi sıfır yapmak büyük ayıp olarak nitelendirilir. Eller yanda, sekizin üzerinde bir hızlı, koşu bandı hayvan gibi havaya kalkmış durumda antremana devam etmek öykünülen spor insanı olmaya adaylığın simgesi olarak gösterilir.</p>
<p>Koşu esnasında sağ, sol belli aralıklarla süzülür, daha iyiler ve daha kötüler gözlemlenir. Daha iyilere bok atılırken, kötülere de ezik muamelesi yapılır.</p>
<p>Post-kardiyo sürecinde spor insanının programına göre değişen aletli, aletsiz, ağırlıklı, esnemeli, esnemesiz hareketleri bulunur. Özellikle ağırlık çalışmaları esnasında erkekler sürekli ayna ile sürekli temasta kalmak isterler. Acaba kaslarımda bir gelişme var mı? Yağlarda erime var mı? sorularının cevapları aynalarda aranır. Aynalarda bu sorulara cevap aranırken, arada diğer çalışanlar da kesilir. Kas kitlesi yüksek olanlara hayranlıkla &#8220;Herif iyi ama, bu kadar kas da iyi değil, hoş durmuyor.&#8221;  şeklinde bok atılır. Bu adamların gazına, kaldırılamayacak ağırlıklar kaldırılmaya çalışılır, sakatlıklar meydana gelir.</p>
<p>Çalışmalar esnasında etraftaki bayanların düşük ağırlıklarla çalışması küçümsenir. Ağırlığı arttıran bayanlara ise &#8220;bak şuna hele&#8221; gibi abuk tepkiler verilir. Aletlerin kullanımı esnasında her zaman bayanlara öncelik verilir. Eğer bayanlar da, aletlerin çok yakınlarında ise ağırlık ve hareketin yapıldığı sayı miktarlarında  artış gözlemlenebilir.</p>
<p>Yoğun spor temposunun ardından havuza girmek hiç fena olmaz. Ancak yüzmeye hal kalmamıştır. Havuzun dibine çökülür, sporun yorgunluğu atılır. Akabinde ise çakma kurbağalama stili ile bir oraya bir buraya yüzülür. Yan kulvarda deviri yüksek bir şekilde yüzen varsa, hal kalmadığı için küfür edilir. Küfür ile kalmayıp, &#8220;ulan biz de biliyoruz yüzmeyi&#8221; mesajını vermek için bir iki kulaç kelebek stil benimsenir. Yan kulvardaki figür ile baş edilemeyeceği anlaşılır, havuzun jakuzi bölümüne doğru, baş önde ilerlenir. Jakuzinin tüm düğmelerine hayvanlar gibi basılır. Jakuzi&#8217;nin vermiş olduğu su basıncı ile rahatlamaya çalışılır.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://www.darlington.gov.uk/NR/rdonlyres/2EAD606A-A652-411C-9113-4C0EBE45A444/0/SwimmingPool.jpg" alt="" width="400" height="320" /></p>
<p>Havuz faslından sonra eğer vakit varsa, sauna deneyimi denenir. Saunaya girerken terlikler dışarıda çıkarılır. Saunaya terlikle girmek, hatta basamaklara terlikle basmak büyük terbiyesizliktir. İçeride birileri varsa, girilir girilmez sauna deneyimini göstermek adına, ısıtıcının üzerine su dökülür ve buhar çıkması sağlanır. Akabinde ise yukarılarda güzel bir yer bulunup yatılır. Sauna da horlamak çok itici olduğundan yatış pozisyonuna çok dikkat edilir. Doğrudan uyku ile sonuçlanabilecek pozisyonlardan kaçınılır. Saunada horlayanlardan olma, ortaçağda cadı ilan edilmekten beterdir. Son olarak herkese sıhhatler olsun selamı verilerek sauna mekanı terk edilir</p>
<p><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2011/01/saunaI_by_notanangelanymore.jpg"><img class="size-medium wp-image-1154 alignleft" title="saunaI_by_notanangelanymore" src="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2011/01/saunaI_by_notanangelanymore-198x300.jpg" alt="" width="198" height="300" /></a></p>
<p>Duş deneyimine başlamadan önce kabin seçimi kritik bir süreçtir. Mümkünse en kuru, en uzak köşedeki duş seçilir. Özellikle sabah saatlerinde bu seçilen duş kabininin hiç kullanılmamış olması kuvvetle muhtemeldir.</p>
<p>Duş sonrasında saç kurutma makinesini göğüs kıllarına tutmak büyük kroluktur, bu konuda hassasiyet gösterilmesi gereklidir.</p>
<p>Dinlenme salonuna geçilir. En az iki havlunun sıcaklığı ve şefkati ile dinlenme süreci başlar. Karanlık ortamın uykuyu tetiklemesinden kaçınmak için arada sırada kendi kendine çimdik atılır. Kendi kendine çimdikle yetinmeyip birbirini çimdikleyen, birbirine pandik atanlara da sık sık rastlanır.</p>
<p>Giyinme sürecini müteakip ortam terk edilir. Her spor salonunda insan ötesi kutularda satılan toz ilaçlardan daha fit, daha kaslı olma amacı ile alınır. Hafif ıslak saçlarl ortam bir sonraki buluşmaya kadar terk edilir.</p>
<p>Spor, spor insanlarının hayatının merkezindedir. Rahat rahat yemek yiyebilmek için, daha çok çalışabilmek için, daha az uyuyabilmek için, sağlıklı bir insan olabilmek için, sportif insanlar statüsünde olabilmek için, bakımlı insan olabilmek için, modern kapitalist dünyanın bize sunduğu en faydalı paketlerden biridir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/spor-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Symmetry</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/symmetry/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/symmetry/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Nov 2010 09:28:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[simetri]]></category>
		<category><![CDATA[Sunum]]></category>
		<category><![CDATA[symmetry]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=1096</guid>
		<description><![CDATA[Symmetry View more presentations from Felienne.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="__ss_5782848" style="width: 425px;"><strong style="display: block; margin: 12px 0 4px;"><a title="Symmetry" href="http://www.slideshare.net/Felienne/symmetry-5782848">Symmetry</a></strong><object id="__sse5782848" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="355" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=symmetry-101115042818-phpapp02&amp;stripped_title=symmetry-5782848&amp;userName=Felienne" /><param name="name" value="__sse5782848" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="__sse5782848" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="355" src="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=symmetry-101115042818-phpapp02&amp;stripped_title=symmetry-5782848&amp;userName=Felienne" name="__sse5782848" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<div style="padding: 5px 0 12px;">View more <a href="http://www.slideshare.net/">presentations</a> from <a href="http://www.slideshare.net/Felienne">Felienne</a>.</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/symmetry/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Business Class İnsanları</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/business-class-insanlari/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/business-class-insanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2010 23:11:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş İnsanları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Business Class]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanı]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=1082</guid>
		<description><![CDATA[Administrative Assistant&#8217;a nam-ı diğer Sekreter&#8217;e  Gidiş – Dönüş “Okyanus Ötesi Bir Yer” bileti aldırılır. Bilet aldırılırken tercihin “Business Class” olduğu vurgulanmaz, bu  zaten İş İnsanı&#8217;na dair herkesin bildiği genel geçer bir tercihtir&#8230; Biletler print edilmiş bir şekilde şık bir zarfta gelir. Vize hususu gündeme bile gelmez. Pasaportunda hemen hemen her ülkeye ait hatırı sayılı sürede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2010/11/Businessman-relaxing-on-swim-ring-in-sea-bu-895-20090227-MarkAJohnson.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1093" title="Businessman-relaxing-on-swim-ring-in-sea-bu-895-20090227-MarkAJohnson" src="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2010/11/Businessman-relaxing-on-swim-ring-in-sea-bu-895-20090227-MarkAJohnson.jpg" alt="" width="490" height="266" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Administrative Assistant&#8217;a nam-ı diğer Sekreter&#8217;e  Gidiş – Dönüş “Okyanus Ötesi Bir Yer” bileti aldırılır. Bilet aldırılırken tercihin <em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Business_class">“Business Class”</a> </em>olduğu vurgulanmaz, bu  zaten İş İnsanı&#8217;na dair herkesin bildiği genel geçer bir tercihtir&#8230;</p>
<p>Biletler print edilmiş bir şekilde şık bir zarfta gelir. Vize hususu gündeme bile gelmez. Pasaportunda hemen hemen her ülkeye ait hatırı sayılı sürede vize barındırmak iş dünyasının olmazsa olmazlarından biridir.  İlgili ülkeden, İş İnsanı’nın kartvizitine istinaden, tarihin bir kesitini kapsayacak vize tedarik edilmiştir.  Bilet, pasaport ve otel rezervasyon çıktısı MontBlanc pasaport cüzdanına, pasaport ile samimiyetini arttıracak şekilde yerleştirilir.</p>
<p><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Economy_class"><em>“Ekonomi Class”</em></a> a acı veren valiz hazırlama süreci <em>“<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Business_class">Business Class”</a></em> için keyif veren bir verimlilik ve profesyonellik deneyimidir.  Tercihen, <strong>Samsonite</strong> (mutlaka 4 tekerlekli), <strong>Louis Vuitton</strong>, <strong>Victorinox</strong> markalı valizler itina ile açılır. Tek valiz almaya gayret gösterilir. Çok  fazla valiz ile profesyonel bir iş toplantısına katılma eğilimi, iş insanlarınca hoş karşılanmaz. Açılan valize, Calvin Klein traş çantası yerleştirilir. Traş çantasının içerisinde 100ml’ten küçük şampuan, traş köpüğü, traş kremi, göz altı bakım kremi, nemlendirici, diş macunu, dış fırçası gibi makro ihtiyaçların seyahat için hazırlanmış mikro versiyonları koyulur. Okyanus ötesi uçulacağı için giderken takım elbise giyilmez, takım elbise kendisi için hazırlanmış özel deri kılıfa itina ile yerleştirilir ve havalimanına doğru valizle birlikte elde seyahat eder.</p>
<p>Uçuştan yaklaşık 3 saat önce havalimanına varılır. Hatırı sayılır kredi kartlarından birinin valesine araç teslim edilir. Dış Hatlar Gidiş bölümünden E Kapısı’ndan giriş yapılır. E Kapısı <em>“Business Class”</em> yolcular için ayrılmış özel bir kapıdır. Daha nazik ve hızlı bir güvenlik deneyimi yaşanır. Üzerinizdeki herhangi birşey öttüğü takdirde “bir daha geç” gibi bir söyleme <em>“Business Class” </em>yolcuları çok fazla maruz kalmazlar.</p>
<p>Güvenlikten geçilmiştir ve sıra vize harcı yatırıp pul almaya gelmiştir. Bir dakika, bu işlem zaten Administrative Assistant tarafından çoktan halledilmiştir. Pul itina ile pasaporta yapıştırılır. Boarding Pass&#8217;a da yapıştırılabilmektedir. Ancak İş İnsanı genellikle  Boarding Pass&#8217;a pul yapıştırmaz. Bunun temelde iki nedeni vardır. Birincisi, pasaporta ne kadar çok pul yapıştırılırsa, İş İnsanı&#8217;nın o kadar çok giriş çıkış yaptığı belli olur. Herkesin gözünde &#8220;Oha be olm adam amma girmiş çıkmış memlekete&#8221; imajı oluşur. Akabinde pasaportta yer kalmaz ve değiştirilmesi gerekir. Böylece herkesin gözünde &#8220;Oha be olm adam sürekli bir yerlere gitmiş bu kaçıncı pasaport&#8221; imajı oluşur. İkincisi ise, obsesif kompulsif kıllanmadır. Acaba Boarding Pass&#8217;ın üzerindeki pulu pasaport polisi kabul edecek midir? Acaba kaybolur mu? vs gibi soru işaretlerinden dolayı pasaporta yapıştırır.</p>
<p>Kontuar numarasına ekranlardan bakılmaz. Gidilen okyanus ötesi mekan için ayrılan kontuarlar genellikle aynıdır ve bu da sık uçan <em>“Business Class”</em> yolcuları tarafından bilinmektedir.</p>
<p>İlgili kontuara doğru emin adımlarla ilerlenir. Ortam süzülür. Hangisi en hızlı işlem yapıyor? Hangi sıra daha az? Aradan millete malzeme olmadan kaynayabilir miyim? gibi zihinsel söylemleri baz alan antremanlar yapılır. Genellikle en az sıra olan tercih edilir. Online Check-in sıraları genellikle az sıra olan yerlerdir. Online Check-in yaptırılmamış olunsa bile  &#8220;Aaa yaptırmıştım, sistemde gözükmüyor olmalı&#8221; gibi söylemlerle bu kontuarda işlem yaptırılabilir. İş İnsanı genellikle az valizlerle seyahat ettiği  için pek fazla valiz verme eğiliminde değildir. Ancak okyanus ötesi gibi uzak uçuşlar için bu dinamik değişebilir. Kontuar görevlisinden &#8220;lounge card&#8221; alınır.   Lounge card, Business Class Lounge&#8217;unun pasaportudur. Pasaport demişken, yavaş yavaş pasaport sırasına ilerlemekte fayda var. Business Class için ayrılmış ayrı sıraya itina ile girilir. Sırada iş dünyasından kimler var süzülür. Tanıdık var mı yok mu kontrol edilir, veritabanları taranır. Var ise hemen merhabalaşıp hızlıca ne için nereye gittiği öğrenilmeye çalışılır. Lounge&#8217;ta görüşürüz söylemi ile sıraya devam edilir. Pasaport kuyruğu, Business Class da olsa çok atraksiyon yapılabilecek bir yer olmadığı için herkes paşa paşa sırasını bekler ve gerekli işlemleri geçerek Business Lounge&#8217;a doğru ilerler.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://chairblog.eu/wp-content/uploads/2008/02/delta-airline-business-class-seats.jpg" alt="" width="460" height="356" /></p>
<p>Business Lounge&#8217;una girerken Lounge Card ilgili görevle itina verilir, akabinde hızlı ve emin adımlarla içeriye girilir. Lounge&#8217;a girildiğinde hızlı bir şekilde ortam süzülür. Tanıdık birileri var mı? Tanışmak gereken birileri var mı? Sorularının cevabı aranır. Bu arada mümkünse priz yanı boş bir yer de bakakoyulur. Eğer tanıdık ya da tanışılması gereken birileri yok ise bilgisayara ya da ipad e talim edilir. Tanıdık ya da tanışılması gereken birileri var ise kendisine yakın cenaha yerleşilir. Akabinde atıştırmalık ile birlikte gidecek içecek birşeyler alınır. Deneyim sürecinin uçak fazı da olduğu için karınlar tıka basa doldurulmaz.</p>
<p>Boarding zamanı gelip çatmıştır. Hızlı, emin ve özgüvenli adımlarla ilgili kapıya doğru yürünür. Kapının önüne gelindiğinde bir kenara oturup &#8220;ekonomi class&#8221; ın binişi izlenir. Racon uçağa son binmektir. Bu yüzden tüm yolcular binerken birşeyler okunur satıraralarında &#8220;ekonomi class&#8221; kesilerek analiz yapılmaya çalışılır.</p>
<p>Uçağa binme zamanı gelmiştir. Uçağa binerken uçuş ekibi nazik bir şekilde selamlanır. Takım elbise çantası itina ile kabin memuruna, boarding pass ile birlikte verilir. Kabin memuru da takım elbise çantasını itina ile dolaba asar.</p>
<p>Business Class&#8217;ta en prestijli yer A1&#8242;dir. Tüm prokotol üyeleri, VİPler, CİPler, İş İnsanları buraya oturmak için elinden geleni ardına koymazlar. Sıra arkaya yaklaştıkça statü düşmektedir. 4. 5. sıralar neredeyse adamdan sayılmazlar.</p>
<p>Biner binmez kabin memurunun ikram ettiği içkilerden alınır. İçkileri boşa gitmemesi gerekmektedir. Yerleştikten sonra dağıtılmamış ise hemen gazete talep edilir. Mümkünse biri konvansiyonel, biri İş İnsanı&#8217;nın dünya görüşünü ifade eden, biri de ingilizce olan en az üç adet gazete talep edilir.</p>
<p>Uçuş esnasında kullanılacak malzeme çantası ve terlikler teslim edildikten sonra,  ayakkabılar kontrollü bir şekilde çıkarılır ve uçuş çorapları giyilir. Terlikler duruma ve tercihe göre giyilecektir. Koltukların tuşlarına olan hakimiyet kabindeki diğer yolculardan anlamlı düzeyde farklılaştırıcı bir unsurdur. Hala bir sürü İş İnsanı kabin içi eğlence platformunun ekranını çıkarmayı bile beceremez iken bu konuda meleke kespetmiş İş İnsanı büyük beğeni ve takdir topladıkları gibi koltuk ve uçak içi eğlence platformu ile ilgili olarak kabinde kanaat önderi olurlar.</p>
<p>Bir taraftan kabin içi eğlence platformu ile haşır neşir olunurken bir taraftan da soğuk tabağı için gerekli hazırlıklar yapılır. Alınan soğuk tabağının tamamını yemek kişisel imaj açısından çok şık durmayacağından belli parçalar dokunulmadan bırakılır. Sıcak siparişinde kabinin tansiyonuna göre haraket edilir. Herkes et, pilav, kebab vs söylüyorsa mümkünse balık tercih edilir. İş İnsanı, verilen hangi çatal, bıçağın hangi yemek ile nasıl ve ne zaman kullanılacağı konusunda üstadtır.</p>
<p>Yemek faslı bittikten sonra kitap ve dergi faslı başlamaktadır. Özenle seçilmiş bir kitap (piyasada her yerde çok sık rastlayamayacağımız cinsten, tercihen ingilizce) ve dergi (monocle tadında) okuma deneyiminin ifadesinde başrol oynarlar.</p>
<p>Kitap ve dergi faslını müteakip koltuk ayar optimizasyon süreci ile hafif uyku moduna geçilebilir. Burada önemli olan hızlı ve kendinden emin haraketlerle koltuğu uyku konumuna getirebilmek ve battaniyeyi doğru ve etkin bir şekilde üzerine konumlandırabilmektir.</p>
<p>Kabin içerisinde koltuklar arasında tanışmalar, konuşmalar, koklaşmalar olabilir. Bu sürece dahil olan kişilerin pozisyon, çalıştıkları şirket, yönettikleri bütçe, sahip oldukları kurum gibi kriterlere göre dahil olunur ya da olunmaz.</p>
<p>İniş öncesinde okyanus ötesi ülkeye giriş için dağıtılan formlar doldurulur. Formda yer alan yanınızda ne kadar para var sorunu kabindeki diğer kişilerin nasıl cevapladığına dair zımni bir araştırma içerisine girilir. Ortalamaya göre meblağ yazılır.</p>
<p>İniş işlemi hissedilir, daha anons yapılmadan gerekli tertibat alınır. Uçak yere indikten sonra dağıtılan &#8220;Priority Pass&#8221; kartları ile birlikte uçak terk edilir, uçak terk edilirken kabin ekibine ve pilota teşekkür edilir.</p>
<p>Uçaktan iner inmez &#8220;Priority Pass&#8221; okları takip edilerek pasaport kuyruğunun acısını hissetmeden ülkeye süzülürek giriş yapılır&#8230;</p>
<p>Bu yazının yol açabileceği tüm sonuçları, tüm izleri acaba iyice yok edebildim mi? Acaba bu yazının hiçbir işe yaramamasını sağlayabildim, ona tüm anlam verme girişimlerini engelleyebildim mi? Sürdürülen şu Hiçliğe acaba bir katkım oldu mu?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/business-class-insanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya Tüketici Davranışı @Webrazzi Summit</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/sosyal-medya-tuketici-davranisi-webrazzi-summit/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/sosyal-medya-tuketici-davranisi-webrazzi-summit/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 15:46:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Coca-Cola]]></category>
		<category><![CDATA[social media]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Tüketici Davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=1070</guid>
		<description><![CDATA[Webrazzi Summit&#8216;te yapmış olduğum Sosyal Medya Tüketici Davranışı sunumuna aşağıdan erişebilirsiniz. Katılan herkese teşekkürler, selamlar. Sosyal Medya Tüketici Davranışı @Webrazzi Summit View more presentations from Yuce Zerey.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://summit.webrazzi.com/">Webrazzi Summit</a>&#8216;te yapmış olduğum Sosyal Medya Tüketici Davranışı sunumuna aşağıdan erişebilirsiniz. Katılan herkese teşekkürler, selamlar.</p>
<div id="__ss_5656424" style="width: 425px;"><strong style="display: block; margin: 12px 0 4px;"><a title="Sosyal Medya Tüketici Davranışı @Webrazzi Summit" href="http://www.slideshare.net/yucezerey/sosyal-medya-tketici-davran-webrazzi-summit">Sosyal Medya Tüketici Davranışı @Webrazzi Summit</a></strong><object id="__sse5656424" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="355" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=webrazzisummityucezerey-101103103632-phpapp02&amp;stripped_title=sosyal-medya-tketici-davran-webrazzi-summit&amp;userName=yucezerey" /><param name="name" value="__sse5656424" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="__sse5656424" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="355" src="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=webrazzisummityucezerey-101103103632-phpapp02&amp;stripped_title=sosyal-medya-tketici-davran-webrazzi-summit&amp;userName=yucezerey" name="__sse5656424" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<div style="padding: 5px 0 12px;">View more <a href="http://www.slideshare.net/">presentations</a> from <a href="http://www.slideshare.net/yucezerey">Yuce Zerey</a>.</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/sosyal-medya-tuketici-davranisi-webrazzi-summit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk-ı Memnu Atasözleri</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/ask-i-memnu-atasozleri/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/ask-i-memnu-atasozleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 23:40:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[TV Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı memnu]]></category>
		<category><![CDATA[behlül]]></category>
		<category><![CDATA[bihter]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=490</guid>
		<description><![CDATA[Aşk-ı Memnu&#8230; Yıllardır hayatımda hissettiğim ama tanımlayamadığım koca boşluğu dolduran nadide dizi&#8230; İnsana dair, ilişkilere dair, kültüre dair ezberlerimi bozan, paradigma değiştiren dizi&#8230; Rol ile gerçekliğin arasındaki büyük boşluğu ortadan kaldıran dizi&#8230; Derin bir zeka altyapısı ile örgülenmiş özenli senaryosu ile insanı sahne sahne şaşırtan, bir oraya bir buraya heyecanla savuran dizi&#8230; Aşkın ne kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşk-ı Memnu&#8230;</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://tamdiziizle.com/diziler/Ask-i-Memnu.jpg" alt="" width="400" height="295" /></p>
<p>Yıllardır hayatımda hissettiğim ama tanımlayamadığım koca boşluğu dolduran nadide dizi&#8230;</p>
<p>İnsana dair, ilişkilere dair, kültüre dair ezberlerimi bozan, paradigma değiştiren dizi&#8230;</p>
<p>Rol ile gerçekliğin arasındaki büyük boşluğu ortadan kaldıran dizi&#8230;</p>
<p>Derin bir zeka altyapısı ile örgülenmiş özenli senaryosu ile insanı sahne sahne şaşırtan, bir oraya bir buraya heyecanla savuran dizi&#8230;</p>
<p>Aşkın ne kadar tutkulu yaşanabileceğini, aile gerçekliğini olduğu gibi aynalayan dizi&#8230;</p>
<p>İşte bu dizi esnasında herkesin televizyona kilitlenmesinin (eşim dahil) ben de yaratmış olduğu hezeyanları twitter platformunda yüksek sesle paylaşmıştım.</p>
<p>Gelen yoğun istek üzerine Aşk-ı Memnu atasözlerimi derledim.</p>
<ul>
<li><a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> in  dostluğu darağacına kadardır.</li>
<li><a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> küçük ama, mide bulandırır.</li>
<li>Sakla <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> i  gelir zamanı.</li>
<li><a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> esmeyince <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> oynamaz.</li>
<li>Parayı veren <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> i çalar.</li>
<li><a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> insana dil, <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> insana yol öğretir.</li>
<li><a title="#Adnan" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Adnan">#Adnan</a> ın   olmadığı yerde <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> e  Abdurrahman Çelebi derler.</li>
<li><a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> i   dövmeyen, dizini döver.</li>
<li>Kırkından sonra azan <a title="#Adnan" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Adnan">#Adnan</a> ı teneşir paklar.</li>
<li>Kılavuzu <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> olanın burnu boktan  kurtulmaz.</li>
<li><a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> uzanamadığı (yetişemediği) ciğere, <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> pis (murdar) der.</li>
<li><a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> gelecek yerden <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> esirgenmez.</li>
<li><a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> den hacı, <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> den bacı olmaz.</li>
<li>İki <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> bir koltuğa sığmaz.</li>
<li><a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> e inanma, <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> süz  de kalma.</li>
<li><a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> e  beylik  vermişler, önce <a title="#bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23bihter">#bihter</a> i  asmış.</li>
<li><a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> ü altın kafese  koymuşlar &#8220;<a title="#Bihterim" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihterim">#Bihterim</a>&#8221;  demiş.</li>
<li>Bükemediğin <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> ü öp!</li>
<li>Bir <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> kuyuya bir taş  atmış, kırk <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> akıllı çıkaramamış.</li>
<li>Isıran <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a>, dişini göstermez.</li>
<li>Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke&#8217;ye, <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> olmaz gitmekle <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> e</li>
<li>Görünen <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> ün uzağı olmaz!</li>
<li>Yalnız <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> Şahitti!&#8230;</li>
<li><a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> ipte, <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> dipte gerek</li>
<li>Besle <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> ü, oysun <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> i</li>
<li><a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> koruk yer, <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> in dişi kamaşır</li>
<li>Ağacı kurt, insanı dert, <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> ü <a title="#Bihter" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Bihter">#Bihter</a> bitirir.</li>
<li>Açılan solar, ağlayan güler, <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> gider&#8230;</li>
<li>Aç tavuk rüyasında kendini <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> ün yatında görür.</li>
<li>Derviş tekkede, Hacı Mekke`de, <a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> teknede bulunur.</li>
<li><a title="#Behlül" rel="nofollow" href="http://twitter.com/search?q=%23Behl%C3%BCl">#Behlül</a> herşeyin ölçüsüdür!</li>
</ul>
<p>twitter.com/yucezerey</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/ask-i-memnu-atasozleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Luxury 2010</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/luxury-2010/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/luxury-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 May 2010 11:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sunumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=484</guid>
		<description><![CDATA[Luxury 2010 &#124; post-recession codes emerge View more presentations from Tim Stock.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="__ss_3861094" style="width: 425px;"><strong style="display: block; margin: 12px 0 4px;"><a title="Luxury 2010 | post-recession codes emerge" href="http://www.slideshare.net/scenariodna/luxury-2010-postrecession-codes-emerge">Luxury 2010 | post-recession codes emerge</a></strong><object id="__sse3861094" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="355" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=luxury2010-100426130116-phpapp02&amp;rel=0&amp;stripped_title=luxury-2010-postrecession-codes-emerge" /><param name="name" value="__sse3861094" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="__sse3861094" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="355" src="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=luxury2010-100426130116-phpapp02&amp;rel=0&amp;stripped_title=luxury-2010-postrecession-codes-emerge" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" name="__sse3861094"></embed></object></p>
<div style="padding: 5px 0 12px;">View more <a href="http://www.slideshare.net/">presentations</a> from <a href="http://www.slideshare.net/scenariodna">Tim Stock</a>.</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/luxury-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Memleketimin Facebook Motivleri</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/memleketimin-facebook-profilleri/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/memleketimin-facebook-profilleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 11:31:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Facebool]]></category>
		<category><![CDATA[insight]]></category>
		<category><![CDATA[Memleketimin Facebook Profilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Consumer]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Facebook Insight]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=477</guid>
		<description><![CDATA[6 Mayıs Perşembe günü IAB Yoğun İnteraktivite seminerinde Serdar Kuzuloğlu, Alemşah Öztürk, Özgür Alaz, Uğur Şeker, Metin Salt ile birlikte konuşmacıydım. Bana verilen ödev dijital tüketici davranışları idi. Offline ya da online tüm tüketici davranışlarının betimsel, ruhsuz istatistiklerden ziyade nedensellik barındıran motivlere hitap eden şekilde yapılandırılması bana her zaman daha gelmiştir. Dolayısıyla, Memleketimin Facebook Profilleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>6 Mayıs Perşembe günü <a href="http://www.iab-turkiye.org/default.php">IAB</a> Yoğun İnteraktivite seminerinde Serdar Kuzuloğlu, Alemşah Öztürk, Özgür Alaz, Uğur Şeker, Metin Salt ile birlikte konuşmacıydım.</p>
<p>Bana verilen ödev dijital tüketici davranışları idi. Offline ya da online tüm tüketici davranışlarının betimsel, ruhsuz istatistiklerden ziyade nedensellik barındıran motivlere hitap eden şekilde yapılandırılması bana her zaman daha gelmiştir. Dolayısıyla, Memleketimin Facebook Profilleri diye bir mindmap hazırladım ve sunumumu bu mindmap üzerinden gerçekleştirdim.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2010/05/Memleketimin-Facebook-Motivleri.jpeg"><img class="aligncenter size-full wp-image-478" title="Memleketimin Facebook Motivleri" src="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2010/05/Memleketimin-Facebook-Motivleri.jpeg" alt="" width="470" height="380" /></a></p>
<p>Özgür, Alemşah, Serdar, Uğur ile birlikte sayısız panelde bir arada olduğumuzdan, bu etkinlikte de çok keyif aldık. Başta <a href="http://www.iab-turkiye.org/default.php">IAB </a>olmak üzere herkese teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/memleketimin-facebook-profilleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kültür&#8217;e Dair IV: Paris</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/kulture-dair-iv-paris/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/kulture-dair-iv-paris/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Apr 2010 09:52:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Napolyon Bonapart]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=452</guid>
		<description><![CDATA[Paris, herkeste özel duygular uyandıran bir şehir&#8230; Özgürlük, özgünlük, sanat, yaşam stili gibi kavramların zihnimizde köprü kurduğu,  akabinde birbiriyle etkileştiği ve mutluluk hormonları sağlamamıza katma değer sağlayan bir şehir&#8230; Aydınlarımız, entelektüellerimiz Paris&#8217;i hep sevmiştir. Sevdikleri, deneyimledikleri Paris&#8217;ten tarihin farklı zamanlarında  bahsedegelmişlerdir. Farklı mecralarda, Paris&#8217;in kafeleri, müzeleri, etkinlikleri, demokrasiye bakışı, sanata ve insana bakışı vb. yönleri  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2010/04/Paris___1_by_MisterKey.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-456" title="Paris" src="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2010/04/Paris___1_by_MisterKey-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Paris, herkeste özel duygular uyandıran bir şehir&#8230; Özgürlük, özgünlük, sanat, yaşam stili gibi kavramların zihnimizde köprü kurduğu,  akabinde birbiriyle etkileştiği ve mutluluk hormonları sağlamamıza katma değer sağlayan bir şehir&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">Aydınlarımız, entelektüellerimiz Paris&#8217;i hep sevmiştir. Sevdikleri, deneyimledikleri Paris&#8217;ten tarihin farklı zamanlarında  bahsedegelmişlerdir. Farklı mecralarda, Paris&#8217;in kafeleri, müzeleri, etkinlikleri, demokrasiye bakışı, sanata ve insana bakışı vb. yönleri  itina ile işlenmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Paris&#8217;e dair heyecanla yazılan çizilenleri okurken,  Paris&#8217;in kuruluşunu aklımdan hiç çıkaramıyorum.</p>
<p style="text-align: left;">Zamanında <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Napoleon_bonaparte">Napolyon Bonapart</a>, Paris&#8217;i yeniden kurarken, önce yuvarlak meydanlar çiziyor. Onları birleştiren geniş bulvarlar ekliyor ve iki tarafına da altı katlı apartmanlar yerleştiriyor.</p>
<p style="text-align: left;">Kendisi topçu subayı olduğu için stratejisi şöyle: Yuvarlak meydanlara top bataryalarını yerleştiriyor, muhtemel bir halk ayaklanması durumunda (ki bu konuda altyapı müsait) toplar halkın üzerine ateşlendikleri zaman ayaklananların kaçacak yerleri yok.</p>
<p style="text-align: left;">Paris&#8217;in şehir yapılanmasına hayran olan, öykünen aydın ve entelektüellerimiz önemli bir noktayı kaçırıyor. İşte kaçan bu nokta özgürlük, özgünlük, insana saygı vb kavramların hepsinin daha farklı yorumlanmasına sebebiyet veriyor.</p>
<p style="text-align: left;">Bir zaman sonra insanlar en yakınlarındaki hazineleri görmeyip, başka yerlerdeki şeyleri görmeye çalışıyor hale geliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/kulture-dair-iv-paris/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Alıyoruz?</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/neden-aliyoruz/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/neden-aliyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 00:03:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Buyology]]></category>
		<category><![CDATA[Digital Age]]></category>
		<category><![CDATA[İçgörü]]></category>
		<category><![CDATA[Martin Lindstorm]]></category>
		<category><![CDATA[Satın Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Zerey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pazarlamatrendleri.com/?p=732</guid>
		<description><![CDATA[Pazarlama Gurusu kavramı, zihinsel sinema perdemize kelli felli, yaşlı, ununu elemiş ipini asmış kişiler olarak yansır. Martin Lindstorm, özellikle marka üzerine yaptığı analitik çalışmalarla ve elde ettiği özgün çıkarımlarıyla, algı ezberimizi bozan bir pazarlama gurusu. Lindstorm, son kitabı “Buyology” ile sadece pazarlama dünyasının gündemine değil, tüm tüketim evreninin gündemine oturdu. “Buyology” bünyesinde satın almaya dair [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pazarlama Gurusu kavramı, zihinsel sinema perdemize kelli felli, yaşlı, ununu elemiş ipini asmış kişiler olarak yansır. Martin Lindstorm, özellikle marka üzerine yaptığı analitik çalışmalarla ve elde ettiği özgün çıkarımlarıyla, algı ezberimizi bozan bir pazarlama gurusu.</p>
<p><img class="aligncenter" title="Buyology" src="http://testdifferent.com/img/buyology.png" alt="" width="371" height="430" /></p>
<p>Lindstorm, son kitabı “Buyology” ile sadece pazarlama dünyasının gündemine değil, tüm tüketim evreninin gündemine oturdu. “Buyology” bünyesinde satın almaya dair bildiğimiz her şey sorgulanıyor ve anlamlı cevaplar aranıyor. Lindstorm, beynin nasıl çalıştığı hususunu incelerken özellikle satın alma sürecindeki beyin davranışına odaklanıyor. Kitapta elde edilen bulgular kapsamlı bir araştırma altyapısına dayanıyor. 5 farklı ülkede (Amerika, Almanya, İngiltere, Japonya ve Çin) 2081 kişi ile gerçekleştirilen araştırma sürecinde günümüzün en ileri beyin tarayıcısı olan fMRI (İşlevsel Manyetik Rezonans Görüntüleme)yı kullanıyor. fMRI taraması esnasında beynin hangi kesimi kullanılıyorsa, o bölge kıpkırmızı parıldıyor. Böylece, herhangi bir ürünün satın alma sürecinde beynin hangi kesiminin nasıl tepki verdiği ortaya çıkıyor.</p>
<p>66 yaşına geldiğimizde çoğumuzun yaklaşık 2 milyon civarında televizyon reklamı izlemiş olacağı söyleniyor. 1965 yılında sıradan bir tüketici, izlediği reklamın yüzde 34’ünü hatırlayabilirken, 1990’da bu oran yüzde 8’e iniyor. 2007’de AC Nielsen 1000 tüketici arasında telefonla yaptığı bir araştırmada, ortalama bir kişinin o ona kadar izlediği bütün reklamların yalnızca 2.21’ini anımsayabiliyor. Algılama ve anımsama kapasitemizde yaşanan hızlı daralma bize pazarlamada da yeni açılımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor. Bu ihtiyaca cevap olacak, kalitatif ve kantitatif araştırma tekniklerinin kesişim kümesinde yer alan nöro-pazarlama, insan beynini merkezine alan pazarlama teknikleri ile pazarlama dünyasının geleceğini değiştirmeye aday olarak görülüyor.</p>
<p>Nöro-pazarlamanın tüketim evrenine olan en büyük katma değeri bireylerin satın alma davranışlarının açıklanmasına yönelik verdiği cevaplardır. 1992’de Parma’da İtalyan bilimci Giacomo Rizzolatti ve araştırma ekibi, bir eylem gerçekleştirilirken ve aynı eylemi başka birinde gözlerken haraketi geçme nöronlarını keşfediyorlar ve bunlara “ayna nöronlar” diyorlar. Ayna nöronlar, başkalarının davranışlarını farkında olmadan taklit etmemizdeki en temel neden olarak gösteriliyor.</p>
<p>Neşeli birini gördüğümüzde neden gülümsediğimizin ya da acı çeken birinin karşısında neden ürktüğümüzün, hüzünlendiğimizin, arkadaşımızın Iphone’nuna baktığımızda neden içimizden bir sesin “sen de almalısın” dediğinin cevabında yine ayna nöronları yer alıyor..</p>
<p>Günümüzde “bilinçaltı reklamcılığı” teriminin mucidi olarak ünlenen Vicary, bilinçaltı reklamcılığını ortaya çıkaran deneyi sırasındaFort Lee sinemasındaki Coca-Cola satışlarının %18.1 , patlamış mısır satışlarının %57.8 oranında  arttığını gözlemliyor. Gerçekten etkileyici rakamlar.</p>
<p>Bilinçaltındaki eğilimlerle bilinçli eğilimlerin farkını en net gösteren örneklerden biri de Lindstorm’un sigara içicileri üzerinde yapmış olduğu çalışma olsa gerek. İçicilere doğrudan sorulduğunda sigara paketinin yanlarındaki, ön ve arkasındaki uyarı yazılarının etkili olup olmadığı konusuna, içicilerin çoğu, hemen “evet” cevabını verirken, fMRI taraması ile yapılan araştırmalar sonucunda, uyarı yazılarının tiryakinin sigara arzusunu bastırmaya en ufak bir etkisi olmadığı gözleniyor. Dolayısıyla Lindstorm’un bulgularına göre, 123 ülkenin sigara aleyhtarı kampanyalara harcadığı milyarlarca dolar para, boşa gittiğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Lindstorm, bilinçaltı reklamcılığının etkili olup olmadığı sorusuna kesin bir “evet” cevabı veriyor ve argümanını araştırma bulguları ile destekliyor. Sigara içicileri, normal bir reklam filmi izlediklerinde bilinçli olarak reklam filmi izlediklerinin farkında olduklarından savunmasız yakalanmıyorlar ancak bilinçaltı görüntülerde herhangi bir logo gösterilmediği için kendilerini savunamıyor ve sigaraya sarılıyorlar. Araştırma sonuçları, reklamcılıkta en etkili unsur olarak görülen “logo” nun aslında en az etkili unsur olduğunu gösteriyor.  Çünkü, ister kırmızı bir spor araba, ister Amerikan Rocky Dağları’nın siluetine yaslanmış romantik bir yalnız kovboy imajı olsun, sigarayı çağrıştıran görüntülerin herhangi bir sigara logosundan çok daha güçlü ortaya çıkıyor. Bu bulgunun farkında olan Abercrombie &amp;Fitch, Ralph Lauren ve Philip Morris gibi birçok şirket logosuz reklam yapmaya başladı bile&#8230; İlerleyen zamanlarda birçok markanın aynı yolu izleyeceği aşikar.</p>
<p>Reklamcılar uzun yıllar boyunca logonun herşey olduğuna inandılar. Şirketler logolarını yaratmak, üzerinde oynamak, değiştirmek ve test etmek için binlerce saat ve milyonlarca dolar harcadılar. Bu yüzden pazarlamacılar uzun bir süredir tüketicileri görsel yoldan etkilemeye ve motive etmeye odaklandılar. Oysa Lindstorm’a göre, işin gerçeği, görsel imajlar başka bir duyuyla (örneğin ses ya da koku ) eşleştiği zaman çok daha etkin, çok daha akılda kalıcı oluyor. Şirketler üzerimizde tam bir duygusal etki yaratabilmek için, sadece bizi logolara boğmak yerine aynı anda burun deliklerimize koku püskürterek ve kulaklarımıza müzik nağmeleri ulaştırarak daha iyi sonuç alabileceklerini keşfediyorlar. Lindstorm bu süreci Duygusal Markalandırma olarak ifade ediyor.</p>
<p>Ritüellerle marka ilişkisini de sorgulayan Lindstorm, ritüellerin marka ve ürünle aramızda duygusal bir bağ kurmamızı, satın aldığımız ürünlerin aklımızda yer etmesini sağladığını belirtiyor. Hızlı hareket eden dinginlikten yoksun bir dünyada hepimiz istikrar ve tanıdık birşeyler arıyoruz. Ürün ritüelleri bize bir rahatlık ve aidiyet hissi sunuyor. Apple, ritüelleri en çok kullanan markaların başında geliyor. Apple ürünlerinin alınma ritüelleri, Apple aksesuarlarının kullanılma ritüelleri, Apple ürünleri ile gerçekleştirilen hayatımıza dair etkinlikler (Yeni yüklediğin iphone uygulaması üzerine arkadaşlarla ile sohbet etmek, ipod ile koşuya çıkanlardan olmak vb) ve Apple topluluğunun bir parçası olmak, birçok tüketiciye keyif veriyor.</p>
<p>Lindstorm, din ile marka ilişkisini de yine bir araştırma çerçevesinde sorguluyor. Araştırma kapsamında, gönüllülere karanlık bir oda ortamında bazı görüntüler gösteriliyor. Bir Coca-Cola şişesi. Papa. Bir iPod. Bir Red Bull kutusu. Tespih taneleri. Bir Ferrari spor otomobil. eBay logosu. Rahibe Teresa. Bir Amerikan Express Kartı. BP amblemi.  Dua eden bir grup çocuğun resmi. Microsoft‘un logosu. Tahta bir kilise sırası, ardından David Beckham, onun ardından bir rahibe kıyafeti, sonra da Dünya Kupası. Ve böyle devam edip gidiyor. Araştırma sonuçlarına baktığımızda enteresan bulgulara şahit oluyoruz. İnsanlar güçlü markalara ait görüntüleri – ipod, Harley Davidson, Ferari ve diğerleri – izlerken, beyinlerinin dinsel görüntüleri  izlerken gösterdiği aktivitenin tamamen aynısını gösteriyor. Son tahlilde, deneklerin beyinlerinin güçlü markalara verdiği tepki biçimiyle dinsel ikon ve figürlere verdiği tepki biçimi arasında belirgin bir fark gözükmüyor.Aslında gönüllülerin markalara ve dinsel ikonlara gösterdiği tepkiler benzer değil, nerdeyse özdeş olduğu ifade ediliyor.</p>
<p>Lindstorm, “Buyology” ile tüm tüketicilerin ve pazarlama profesyonellerinin zihinlerini uzun süre rahatsız edecek, üzerine sürekli düşünmelerini sağlayacak bir kıymık batırıyor.“Buyology” yi pazarlama dünyasını, tüketim evrenini sarsacak büyük bir depremin öncülü olarak değerlendirebiliriz. Kitaptaki araştırmalar, bulgular ve çıkarımlar bildiğimiz birçok gerçekliği değiştirecek gibi duruyor.</p>
<p><strong><em>Digital Age, Haziran </em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/neden-aliyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden SANAT?</title>
		<link>http://www.yucezerey.COM/neden-sanat/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.COM/neden-sanat/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Nov 2006 17:19:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yüce Zerey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Art]]></category>
		<category><![CDATA[Design]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Sanat, hemen hemen herkesin bildiği, ancak çok az insanın gerçek anlamda hayatında bir pencere olarak kullandığı bir araçtır. Tarihin başlangıcı kadar eski olan sanat üzerinde günümüze kadar sayısız tanımlamalar yapılmış. Ben de bir kamyon dolusu tanımlama yapıp sizleri sıkmak istemem… Dolayısıyla doğrudan konuya girelim… Hayatımda, işimde “neden sanat” ? Etrafımızdakilere hemen sorsak Sanat kavramı sana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Sanat, hemen hemen herkesin bildiği, ancak çok az insanın gerçek anlamda hayatında bir pencere olarak kullandığı bir araçtır. </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
<span style="font-size: x-small;">Tarihin başlangıcı kadar eski olan sanat üzerinde günümüze kadar sayısız tanımlamalar yapılmış. Ben de bir kamyon dolusu tanımlama yapıp sizleri sıkmak istemem… Dolayısıyla doğrudan konuya girelim… </span></span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><em><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
<span style="font-size: x-small;">Hayatımda, işimde “neden sanat” ?</span></span></span></span></em></p>
<p><span id="more-108"></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Etrafımızdakilere hemen sorsak Sanat kavramı sana ne çağrıştırıyor, aklına ilk geleni söyle: “Resim, müzik, heykel, kitap vs” gibi cevaplar alırız. Oysa iş dünyasında sanat sadece PR (Halkla İlişkiler) aktivitelerine, markayı destekleyen sponsorluk anlaşmalarının satır aralarına sığdırılamayacak kadar <strong>önemli</strong> bir kavram…. </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">İlk insanların yaşadığı devirleri düşünelim… İnsanların hayatlarındaki öncelik Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde ifade ettiği gibi en temel fiziksel güdülerini tatmin doğrultusunda idi. Bu devirlerde BMW X5’lere binenler, Reina’lara gidenler en çok avlanma becerisini gösterenler, hayvanlara ve diğer kabilelere karşı en güçlü durabilenlerdi. Dönemin <strong><em>refah babalarıydı</em></strong> bu insanlar… Saygıyla anıyoruz… </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Bir de BMW X5’lere binemeyen, Reinalara gidemeyen kendi halinde evde soğan kırıp kuru fasulye ile beslenen birkaç rahatsız tip vardı.. Bu rahatsız tipler, emsalleri gibi güçlü değillerdi, onlar gibi avlanamıyorlardı.. Pısırık ve kabile ortamında itilen kakılan tiplerdi. Ancak bu rahatsız tipler, mağara duvarlarına durmadan resimler çiziyorlardı… Çizdikleri figürlerle, o zamanki insanın psikolojik hayatı hakkında bize aktarımlarda bulunuyorlardı.. </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<div><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Bu rahatsız tipler olmasaydı, sanatsal eğilimleri olmasaydı, bizler, o zamanki yaşam hakkında nasıl fikir sahibi olabilirdik?</span></span></span></span></div>
<div><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></span></span></div>
<p><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><em></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/2005_7_9__3_7_43__sa_0.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><span style="font-size: x-small;"><img style="display: block; margin: 0px auto 10px; cursor: pointer; text-align: center; border: 0px;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4557/669/320/2005_7_9__3_7_43__sa.0.jpg" border="0" alt="" /></span></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Dolayısıyla tarihin ilk dönemlerinden itibaren sanatsal düşünce, insanın <strong>kendinin farkında olması</strong>, yaşadığı <strong>toplumun farkında olması</strong>, insanı farklı kılan en değerli özelliklerdendir. </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">İşte uzmanların işletme, iş dünyasına dair ortaya koyduğu eserleri inceleyecek olursanız, verdikleri eğitimlere bakarsanız, aktarılan bilgi paylaşımın daha çok olayın ilmi ve teknik boyutu olduğunu göreceksiniz….</span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Beyinlerimizin büyük bilgi çöplüklerine dönüştüğü günümüzde her geçen gün basit düşünebilme, özgün düşünebilme yetilerinden uzaklaşıyoruz.. Fotoğrafın genelini kaybediyoruz. Tekniklerin içinde boğulup kalıyoruz…</span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Pazarlama öğreneceğim, şu kadar kitap okumalıyım, bu kadar master yapmalıyım..</span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Marka oluşturacağım dur hele 8 kitap okuyayım, şu şu eğitimleri alayım…. Şeklinde kendi kendimizi ve hatta çevremizdekileri yönlendiriyoruz. </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Mühendisler yeni bir proje geliştirmeden önce, öğrendiklerini unutup, çocukça muziplikle, akıllarına ne kadar saçma sapan projeler getirebiliyorlar? </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">IT’ciler (Bilgi Teknolojileri Uzmanları) neden hep daha önce yapılmış projeleri <em>hemen</em> incelemek ile olaya başlıyorlar? İnsanların neye ihtiyacı var diye konu ile ilgili tüm insanlarla birebir konuşmayı denemiyorlar? </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Siyasetçiler neden görüşlerinden sıyrılıp sadece toplumsal ihtiyaçlara eğilmiyorlar? </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Yazarlar neden, kendilerini yetiştirenlerin tortularından, okuduklarından sıyrılmaya çalışmadan yazıyorlar…? Ve Daha niceleri… </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Beynimizin özgün düşünme yönüne ne kadar zaman ayırıyoruz. Hayatımızda bu konuya ne kadar öncelik veriyoruz? </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Bir basketbolcu haftasonu olan bir maça çıkmadan önce ortalama olarak, haftada 4 gün günde 3-4 saat antreman yapıyor. </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Peki siz yeni bir marka oluşturmadan önce, bir pazarlama stratejisi ortaya koymadan önce, hatta bir müşterinizle görüşmeniz için ne kadar antreman yapıyorsunuz? Düşünsel filtrelerinizden sıyrılıp ne kadar basit ve özgür düşünebiliyorsunuz? </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">İşte tüm bu olayların sanat kısmı tam burada…. Yaptıklarınız üzerine düşünün, bir çocuk kadar basit düşünebildiğinizde epey yol almış olacaksınız. </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><strong><span lang="TR"><br />
</span></strong></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;"><strong><span lang="TR">Sanatsal boyut miyopluğu</span></strong><span lang="TR"> özellikle günümüz şirketlerinde çalışan beyaz yakalı kardeşlerimizin en önemli açmazı konumunda. Eğitim içeriklerinin, kitapların mutlaka atlamaması gereken hususların başında olayların sanatsal boyutu geliyor. </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Ben bir mağara adamıyım Belgrad ormanında, ne sen bunun farkındasın ne de toplum farkında… </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Sevgilerimle </span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;">
<p><em><span lang="TR"><span style="font-size: 85%;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
<span style="font-size: x-small;">Yüce Zerey</span><br />
</span></span></span></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.COM/neden-sanat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

