TV Dünyası
Televizyon ve türevlerine dair paylaşımlar
Televizyon ve türevlerine dair paylaşımlar
03 Ocak 2011 yeni yılın ilk programında TRT Haber‘de Sosyal Medya Programı‘nda (Canlı Yayında) Sevgili Serdar‘ın konuğuyum. Program kapsamında,
Türkiye’de interneti en aktif kullanan yazarlardan biri olan Ece Temelkuran bu yeni dünyaya ilişkin görüşlerini paylaşıyor. Yeni medya düzeni nasıl şekilleniyor? Gazeteler, yazarlar kendilerini internet çağına hazırlıyorlar mı?
Ben de, dilim yettiğince dimağım elverdiğince dijital çağ insanını anlatmaya çalışacağım. Dijital çağ nedir; insanlar onu nasıl yaşıyor? İş dünyası bu çağa hazır mı?
Ve sanal dünyanın en ilginç karakterlerinden biri olan Sami Hazinses ile Sosyal Medya bu hafta yine gündem oluşturacak.
Sorularınızı @yucezerey ve @sosyalmedyatv hesaplarına gönderebilirsiniz.
Ezel‘den hızını alamayanları 23′te ekran başına bekliyoruz.
1 Aralık Çarşamba günü Doç.Dr. Mustafa Akgül ve Sevgili Serdar Kuzuloğlu ile birlikte yer aldığımız Abbas Güçlü ile Genç Bakış programında internet konusu irdelendi. Bizler çok eğlendik. Buyurun sizler de buradan yakın
Bölüm 1
Bölüm 2
Bölüm 3
Bölüm 4
Bölüm 5
Bölüm 6
Bölüm 7
Bölüm 8
Bölüm 9
Bölüm 10
Bölüm 11
Bölüm 12
Bölüm 13
01 Aralık Çarşamba 00.30‘da Abbas Güçlü ile Genç Bakış programına sevgili dostum Serdar Kuzuloğlu ile birlikte konuk oluyoruz. Program da bu hafta Internet tartışılıyor.
İnternet bağımlılık yaratır mı?
Facebook, Tweeter gibi sosyal paylaşım siteleri hayatımızda neleri değişti?
Sanal sosyallik yüzyüze iletişimi bitirdi mi?
Sosyal medyada medyatik olmak neler getiriyor?
İnternet çocukları nasıl etkiliyor? Aileler nelere dikkat etmeli? Zararlı içerikler nasıl engellenir?
Televizyon internete yenilir mi?
İnternet sınırsız özgürlük mü? Sansür mümkün mü? Yasakların sınırı ne olmalı?
Geleceğin müzik dünyasında starlar hologram şarkıcılar mı olacak?
Sosyal medya nedir?
İnternet, haberciliği nasıl etkiledi?
Dijital çağda yeni iş alanları neler? Kaç farklı iş alanı var?
gibi konular konuşulacak.
Bekleriz…
Aşk-ı Memnu…

Yıllardır hayatımda hissettiğim ama tanımlayamadığım koca boşluğu dolduran nadide dizi…
İnsana dair, ilişkilere dair, kültüre dair ezberlerimi bozan, paradigma değiştiren dizi…
Rol ile gerçekliğin arasındaki büyük boşluğu ortadan kaldıran dizi…
Derin bir zeka altyapısı ile örgülenmiş özenli senaryosu ile insanı sahne sahne şaşırtan, bir oraya bir buraya heyecanla savuran dizi…
Aşkın ne kadar tutkulu yaşanabileceğini, aile gerçekliğini olduğu gibi aynalayan dizi…
İşte bu dizi esnasında herkesin televizyona kilitlenmesinin (eşim dahil) ben de yaratmış olduğu hezeyanları twitter platformunda yüksek sesle paylaşmıştım.
Gelen yoğun istek üzerine Aşk-ı Memnu atasözlerimi derledim.
twitter.com/yucezerey
Çok özlemişim…

Dünya “entertainment” endüstrisinin rotasını çizen dahi yapımcı Jeffrey Jacob (bu isim hiç yabancı gelmiyor olsa gerek) Abrams, pazarlama profesyonelleri tarafından yakinen takip edilmesi gereken biri.
J.J. Abrams, New York’da doğup, Los Angeles’da büyüyor. Lisedeyken tiyatronun aktif olarak içerisinde yer alıyor. Babası Gerald W. Abrams ve annesi Carol Abrams da yapımcı.
16 yaşındayken Nightbeast filminin müziklerini yaparak film dünyasına giriyor. 1990′da ilk filmi Taking Care of Business‘ı yazdı ve prodüktörlüğünü yapıyor. Bunları Harrison Ford’un oynadığı Regarding Henry ve Mel Gibson’ın oynadığı Forever Young takip ediyor.
1998′de Armageddon filminin prodüktörlüğünü yapıyor. Aynı yıl dört sezon süren ilk dizisi Felicity‘i oluşturuyor. Kurduğu prodüksiyon şirketi “Bad Robot” ile Alias ve Damon Lindelof ile Lost‘u hayatımıza sokuyor.
İlk yönetmenlik deneyimini 2006 filmi Mission: Impossible III ile gerçekleştiriyor. 2008′de Cloverfield‘in yapımcısı oluyor. 2009′da ise ünlü dizi Star Trek‘in film versiyonunu çekti.
Yazarlık ve yönetmenlik dışında Alias’ın tema şarkısını, Lost’un açlışı temasını, Felicity ve Fringe dizilerinin tema şarkılarını yazmışlığı da var.
J.J. Abrams, yaptığı işlerle milyonları ekran başına kilitliyor. İnsanların ilgisini nasıl çekeceğini, insanları işlerine nasıl bağımlı hale getireceğini çok iyi biliyor.
J.J. Abrams bunları nasıl biliyor?
Çünkü, pazarlama, iletişim, kültür, antropoloji, sosyoloji, psikoloji gibi ilimlere hakim, bu ilimlerin işine olan faydasına inanıyor. Konu uzmanlarını dinliyor. Yapmış olduğu işlerde temel insan motivlerini kullanıyor.
Merak, J.J. Abrams’ın kullandığı motivlerin başında geliyor. Merak, kültür bağımsız, ırk bağımsız her insanda olan bir unsur. Her milletten insan merak eder.
J.J. Abrams da bunu çok iyi kullanıyor. Adayı merak ettiriyor (LOST), paralel evrenleri merak ettiriyor (FRINGE), insanlar nasıl bayıldığını merak (FLASH FORWARD) ettiriyor.
Herkes merak ediyor, ertesi gün arkadaşları ile konuşuyor, kendi anladığını paylaşıyor, arkadaşının anladığını dinliyor. Bir sonraki bölümü heyecanla bekliyor.
J.J. Abrams, pazarlama profesyonellerinin rüyalarını gerçekleştiriyor. Dolayısıyla, J.J. Abrams’ı çok iyi anlamak gerekiyor.
J.J. Abrams’ın kafasının nasıl çalıştığını anlamak için kendisinin TED‘te yaptığı meşhur konuşmayı tekrar tekrar izlemek gerekiyor.
Memletimizin video müktesebatının yapılanma süreci Beta ve VHS neslinin aktif performansı ile başlamıştı.
Tek kanalın dayatmış olduğu tekdüze film, eğlence, dizi paketlerine mualif zamane gençliği harçlıklarının anlamlı bir yüzdesini nüfus cüzdanı karşılığı video mağazalarına teslim ediyordu.
Özellikle Cuma akşamları video mağazasının yolu tutulur, mağaza sahibi abimiz film konusunda ağır entellektüeldir, yorumlarına değer verilir. Mağazadaki raflarda boş duran video kutularına bakılır, sonra abimize filmin olup olmadığı sorulur, akabinde VHS mi var BETA mı var sorulur. Son tahlilde nüfus cüzdanı teslim edilir, kaset kiralanır. Böylece bir nesil, video ile tanışır, filmle, konser kayıtları ile belgesellerle tanışır. Read More…