Depresyon İnsanları

Depresyon İnsanları Buhranlı iklimlerin semşiyesiz insanları…


“Sen özelsin, eşsizsin ve çok değerlisin. İstediğin her şey olabilirsin. Ateşte yürüyebilirsin. Mermiye kafa atabilirsin. Hayallerinden asla vazgeçme! Kendini sev, kendine inan; o zaman her şey mümkün olur…” söylemleri ile başlar depresyon filminin ilk karesi.

Son yıllarda; anneler, babalar, eğitimciler, koçlar, kanaat önderleri ve psikologlar tarafından modern insan beynine işlenen ve popüler kültürün her köşesinde tekrarlanan bu sözler, günümüze damgasını vuran toplumun temellerini oluşturuyor.

Tanımlanmış klişelerle dolu, öykünülen sanal dünya beklentileri ile bireysel gerçeklik arasındaki mesafe toplumun depresyon derinliğini ve şiddetini belirliyor. Depresyon bünyede bir kere yer yaptığı zaman sık sık tekrarlayabilen hüzünlü bir araf ruh hali olarak hayatımızdeki yerini alıyor.

Demlenmemiş duygular, olgunlaşmamış yetkinlikleri harakete geçiriyor ve genellikle filmin sonu hüsran ile bitiyor.

Depresyon Motivasyonları
* Sevgilimden ayrıldım. Boğazımda ve midemde bir yumru var. Herşeyi etkiliyor. Konuşmak, insanlarla görüşmek, sosyalleşmek istemiyorum. Kapı gıcırtısına bile ağlıyorum. Müzik dinlemiyorum çünkü en oynak şarkı bile O’nu hatırlatıyor. Bu böyle sürer gidiyor. Tekrar ağlıyorum..Bitti sanıyorsun. Bitmez.

* “Kimse beni sevmiyor!” “Hayatta yalnızım!” “Kimsenin bana ihtiyacı yok!” söylemleri ile sürecin tetikçileridir.

* Pakize herkes tarafından örnek gösteriliyor ve herkes Pakize gibi olmamı aksi takdirde terfiyi iş başarısını unutmam gerektiğini söylüyor.

* Aramızda 10 yaş olabilir, ama yine de bu genç, hoş çocuk benden hoşlanmaz mı?”  Hoşlansa da bu ilişki sürdürülebilir olur mu?

* Instagram’a yüklediğim fotoğrafları kimse beğenmiyor.

* Sudenaz Facebook’tan göndermiş olduğum arkadaşlık teklifimi bir aydır kabul etmedi.

* Twitter’da bizim çocuklarla rahat sohbet edebilmek için açmış olduğum “private account” a kendisini eklemediğim için Buse beni terk etti.

* Bu hafta da Foursquare’de yer alan arkadaşlarımın puan sıralamasında birinci olamadım.

* Şirketin mayorlüğünü kaptırdım.

* Remzi, Level 6 Jet Setter Badge’i aldı biz hala İstanbul – Ankara havalimanlarına check-in olup duruyoruz.

* Serpil, Facebook’a Seyşeller fotoğraflarını yüklemiş. Çok uyuz oldum.

* Çaycı Recep Abi bile hayvan gibi prim almış.

* To-Do List’i yine zamanında yetiştiremedim.

* Toplantı yapmaktan iş yapamıyorum.

* Proje Kick-Off toplantısı öncesinde kuaföre gidecek zaman bulamadım.

* Bu haftasonu da hayvan gibi yedik, hangi spor toparlar bu enkazı…

* Recep, maçı locada izliyormuş, biz mal gibi eski açıkta yağmur yiyoruz…

* Umudun bittiği yerde depresyon filizleniyor.

* Gelecek beklentilerinin geri dönüşüm kutusu ile tanıştığı ortamda depresyon yeşeriyor.


Depresyon Süreci

* Saç, sakal (veya kaş, dip boyası, vb) itina ile birbirine karıştırılır.

* Koltukların ve kalp gözünün yerleri boş duvarlara bakacak şekilde değiştirilir.

* Dağınıklığın ve pisliğin (saç taranmaz, aynaya bakılmaz, diş fırçalanmaz); düzen ve konfor haline geldiği ev sistemine geçilir.

* Şık kıyafetlerin yerini, eşofman üzeri depresyon hırkası alır. Depresyonun ilerlemesi durumunda depresyon hırkası, deli gömleğine yerini bırakır.

* Gün ışığına mesafe konulur ve sürekli uyunur. Rüyalarda ışık, huzur, mutluluk, aranır.

* Yeme ve içme motivasyonu emanete bırakılır.

* Masum hıçkırıklarla başlayan ağlama seansları, böğürerek kasılma seanslarına evrilir. Ağlamak, gülmekten çok daha kolay bir hal alır.

* Resimler, kıyafetler, hediyeler dile gelir; acını hafifletir, derdini dinler.

* Depresyonun sessize aldığı duyguların haykırışı; telefonları sessize aldırır. Arayanlar bir dost, bir arkadaştan ziyade sadece birer numara halini alır.

* Kendinden, düşüncelerinden, iç sesinden, dostlarından, ailenden ve tüm toplumdan kaçış süreci başlamış, “duyguların haykırışını dizginlemek için sığınaklara” emri tebliğ edilmiştir.

* Bütün suçlar üstüne atılır ve her nefeste, her sebepten, varlığından dahi hüküm giyilir.

* Bünyedeki bütün enerji bir tutam huzur karşılığında hayata emanet olarak verilmiştir.

* Sürecin başlangıcında tüm saşa ve şıklıkları ile  yer alan bütün motivasyon unsurları, pislik ile dolu dipsiz dehlizlere dönüşmüştür.

* Hayata dair yapılmış ve yapılacak tüm plan ve programların son kullanma tarihleri kaotik duygu yoğunlu tarafından geçirildiği için, kullanım tarihi geçmiş tüm plan ve
programlar yalnız planlar rıhtımında ölüme terk edilir.

* Zihinsel mantık silsilesinin duygu girdapları tarafından esir alındığı ve kurtulma şansının olmadığı ilüzyonuna kanıldığı durumlarda; sabahları “prozac”, akşamları da hisleri rafa kaldıran “xanax” ile beyinler düşünemeyecek kadar uyuşur, akabinde uyanıp beyindeki serotinler tamamlanmaya uğraşılır, kimyasallardan medet umulur.
Kimyasallardan geriye de, yüzlere yapışan aptal mutluluk ifadesi ile salyalarını akıtarak her yerde uyuyan bir beden kalır.

Depresyon Yüzleşmeleri: “Fight Club”
“Kendini geliştirme bir çeşit mastürbasyon kendini yok etme belki cevap olabilir..”

“Ancak her şeyini kaybettiğin zaman, canının istediğini yapmakta özgür olabilirsin..”

“İnsan sevdiğini öldürür diye bir söz vardır ya.. Aslında bakın, insanı öldüren hep sevdiğidir…”

“Bir gün öleceksin ve bunu kavramadığın sürece gözümde beş paralık değerin yok!”

“İnsan uykusuzluk çekerken aslında hiç uyuyamıyor ve hiçbir zaman da uyanık kalamıyor.”

“Uykusuzken hiçbirşey gerçek görünmüyor. sanki herşey uzakta. Herşey suretinin suretinin suretinin sureti…..”

“Her gece ölüyor.. Her gece yeniden doğuyordum.”

“Gülüşünde iğrenç bir çaresizlik var.”

“Tek porsiyonluk arkadaşlar.. Kalkışla iniş arasındaki zamanı paylaşıyoruz..”

“Prezervatif neslimizin kristal ayakkabısı…Onu takıp bir yabancıyla karşılaşıyorsun, bütün gece dans edip sonra atıyorsun..”

“Medeniyetin gittiği bu yönde maddi eşyaların önemini redediyorum..”

“Herşeyden önce korkmayı bırakıp,bir gün öleceğini kabul etmek zorundasın…”

 

“Bizim neslimiz Büyük Depresyon’u ya da Büyük Savaş’ı yaşamadı. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş. Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız…”

Tyler Durden, Fight Club

Bir Cevap Yazın