In Professus

Yeni yılın ilk günleri… Levent-Maslak yerleşkesinde, yağmur damlalarının göz yaşlarına karıştığı plazalar, bir sabahı daha karşılıyor. Soyunun tükenmesi ile ilgili herhangi bir tehlike söz konusu olmayan,  nev-i şahsına münhasır canlı türü, ağırlığına yakışır heybetteki bir sığınakta ‘Plaza’da barınıyor. Latince kökeniyle In Professus = Profesyonel

Profesyonel, yaşadığı plaza ekosistemin sınırlarını aşan bir hayat tarzının kurallarıyla oturup kalkıyor, besleniyor, yaşıyor, geziyor, seviyor, ve nefret ediyor; dolayısıyla profesyonelin habitatı plaza sınırlarını fazlasıyla aşıyor.

Profesyonelin hayatı bir alışkanlıklar bütünü olarak güneşin doğup battığı tüm topraklar ve coğrafyalar boyunca akıp gidiyor; bu akışkan gerçeklik para kazanmak ve hayatı devam ettirmek gibi temel ve sıradan bir faaliyetin ötesinde bir kimlik kazanarak kendisini gerçekleştirenler için bağımsızlığını ilan ediyor.

“Güneşin batmadığı imparatorluk” ise yalnızca isim değiştiriyor, güneşin üzerine doğduğu her coğrafyaya uzanan devasa bir habitatın asil üyeleri olan profesyoneller din, dil, ırk veya herhangi bir mensubiyetin kabullerine takılmaksızın yeni bir ulus meydana getiriyor.

Bu habitatın üyeleri coğrafi sınırları olmayan “Multinational” bir ülkenin  vatandaşları olarak güneşin doğduğu tüm topraklara dikilen plaza ekosistemleri içinde, kendilerini fiziken besleyen Starbucks gibi mekanlardan, bir profesyonel olarak yaşayakalmalarını sağlayan Mug, BlackBerry, Badge, Moleskine  gibi araç gerecin eşliğinde üyesi oldukları kimliğin hükümranlığına güç katıyorlar.

Dünyayı avucunun içine almak, sınırları tanımamak ve masanın hep kazanan tarafında olmak ise bazı bedelleri beraberinde getiriyor. Plaza ekosistemlerinin tüm dünya coğrafyasını kuşatarak oluşan habitatında yaşayaduran profesyonel, duygularını ve ilişkilerini de bu formda yaşıyor, bir anlamda asla bu üst kimliğin dışında yaşayamaz hale geliyor. Geleneksel ulus devletlerin vatandaşları nasıl aynı tarihi ve yaşam alışkanlıklarını topluluklar olarak taşıyorlarsa, profesyoneller de bu davranış kalıbının zamanın ruhuna uygun, hızlı, akışkan ve tabii ki daha mekanik bir uyarlamasını yaşıyorlar.

Ekosistemlerinde havalı iş kavramlarını, ürün ve hizmetleri; fiyakalı metodolijilerin ışığı altında pişirilmiş stratejiler ile özgün ve süslü mesajlarla paketleyerek sunma, aksiyon alma gayretinde iken modern profesyonel dünyanın kavramsal sanrıları tarafından kendisi paketlenmiş ve farkındalık alıcı ayarları ile oynanmış insanlar olarak hayatlarına devam ediyorlar.

Farkındalığı ölmüş veya ölmek üzere olan diğer profesyonellerle beslenen profesyonel, yiyecek bulmak için düzenli olarak Kanyon ile Zorlu Center arasında mekik dokuyor. 340 dereceye varan görüş açısıyla, “Meet and Greet”leri gözünden kaçırması neredeyse olanaksız.

An itibariyle yalnızca yiyecek aramakla meşgul olmayan profesyoneller, kur döneminin başlamasıyla birlikte önemli bir işe girişiyor: “Network Geliştirmek”

Profesyonel iş dünyasının asma bahçelerinde üzüm yiyebilmek için; iyi bir kulübün üyesi olup, doğru anahtarları doğru zamanlarda alıp, aldığın anahtarlarla doğru kapıları açıp üst seviyelere çıkmak, aşağıdan gelen doğru adaylara da anahtar dağıtmak gerekiyor. Bu uğurda gidilmesi gereken yolun, alınması gereken aksiyonların detaylı açıklaması profesyonellerin başuçlarından eksik etmedikleri kişisel gelişim kitaplarında yer alıyor.

Sürekli cilalamak zorunda oldukları kartvizit odaklı itibarları yüzünden, akıllarını parçalara bölüyor ve öyle yönetiyorlar. Ancak zamanla her parça bağımsızlığını kazanıyor ve merkezi sinir sistemlerini iflas ettiriyor.

Birbiri ile çelişen akıl parçaları tarafından paylaşılmış ruhsal dünyaları dünya adındaki gezegenden milyonlarca ışık yılı uzakta olan alkış evreninde yer alıyor.

“Profesyonel”, gerçekliğin peşinde koşan son avcı ve onu yakıp yıkan yağmacı gibi konumlanıyor. Profesyonellik, bizzat gerçeklik tarafından bir tür bulaşıcı ve yok edici unsur şeklinde salgılanıyor.

“Profesyonel Gerçeklik”, gerçeklikle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor.

“Profesyonel Gerçeklik” ekosisteminin paydaşları cenaze namazlarında kendilerini musalla taşında gözlemleyerek, gerçek bedenlerini gömmüş ve hocanın “El Fatiha”  söylemini müteakip kendilerine  birer “Profesyonel Beden” bulmuşlardır.

Buldukları profesyonel bedenin yaptığı her haraket;  planlı, programlı,  hedef odaklı ve profesyoneldir. Profesyonel bedenler, daha fazla  ilgi, daha fazla prim, daha yüksek kariyer basamakları, daha fazla refah düzeyi ve daha yüksek bir statü için profesyonel terler dökerler. İşbu profesyonel terlerin ikliminde sanal ve gerçeklik arasında ruhlarını kıstırmış, kontrol merkezini kaptırmış profesyonel bedenlerin hikayeleriyle devam edeceğiz… 

19.01.2014 Tarihinde Radikal’de Yayımlanmıştır 

Bir Cevap Yazın