Kültür’e Dair IV: Paris

Paris, herkeste özel duygular uyandıran bir şehir… Özgürlük, özgünlük, sanat, yaşam stili gibi kavramların zihnimizde köprü kurduğu,  akabinde birbiriyle etkileştiği ve mutluluk hormonları sağlamamıza katma değer sağlayan bir şehir…

Aydınlarımız, entelektüellerimiz Paris’i hep sevmiştir. Sevdikleri, deneyimledikleri Paris’ten tarihin farklı zamanlarında  bahsedegelmişlerdir. Farklı mecralarda, Paris’in kafeleri, müzeleri, etkinlikleri, demokrasiye bakışı, sanata ve insana bakışı vb. yönleri  itina ile işlenmiştir.

Paris’e dair heyecanla yazılan çizilenleri okurken,  Paris’in kuruluşunu aklımdan hiç çıkaramıyorum.

Zamanında Napolyon Bonapart, Paris’i yeniden kurarken, önce yuvarlak meydanlar çiziyor. Onları birleştiren geniş bulvarlar ekliyor ve iki tarafına da altı katlı apartmanlar yerleştiriyor.

Kendisi topçu subayı olduğu için stratejisi şöyle: Yuvarlak meydanlara top bataryalarını yerleştiriyor, muhtemel bir halk ayaklanması durumunda (ki bu konuda altyapı müsait) toplar halkın üzerine ateşlendikleri zaman ayaklananların kaçacak yerleri yok.

Paris’in şehir yapılanmasına hayran olan, öykünen aydın ve entelektüellerimiz önemli bir noktayı kaçırıyor. İşte kaçan bu nokta özgürlük, özgünlük, insana saygı vb kavramların hepsinin daha farklı yorumlanmasına sebebiyet veriyor.

Bir zaman sonra insanlar en yakınlarındaki hazineleri görmeyip, başka yerlerdeki şeyleri görmeye çalışıyor hale geliyor.

Kültür’e Dair III

Cerrah, bir uzvun alınmasıyla alınmaması arasında bir fark yoksa, onu bırakır. Ama şair ya da yazar, o kelimenin orada durmasıyla durmaması arasında bir fark yoksa, onu oradan çıkarmak zorundadır.

Son dönemlerde telif metinlerden ziyade çok yoğun bir şekilde tercüme metinleri görüyoruz. 1980′den önce tercüme eserler basan bir yayınevi yoktu. Şimdi ise neredeyse sadece tercüme yayınlanıyor. Bu metinler bir bakıma bizim düşünce gündemimizi tayin ediyor.

Bugün Türkiye’de entelektüeller yabancı dilde metin yazıyor. Esasen dille düşünce arasında çok yoğun bir bağlantı var. Türkiye’de düşüncenin gelişimi anlamında belki de tek ölçüt, Batılı metinlere baksak bile kendi söylecek sözümüzün olması ve bunun Batılı sözün içinde kaybolmamasıdır.

Kültür’e Dair II

Modernler hep birbirine benzer.

Modern şehirler, modern alış veriş merkezleri  bu yüzden aynı üretim bandından çıkmış gibidir.

Bir marka da öyledir.  Markaların üretim sürecinde  birçok kişinin (tasarımcılar, uygulamacılas vs) emeği vardır.

Bir marka, bir kişiden ziyade ortaklaşa bir çabanın ürünüdür; markalaşıldıktan sonra da seri üretime geçilir. Siz A markasını kullanırsınız, arkadaşınız da kullanır. İki A kullanan arasında bir eşitlik peyda olur. Bu sözde eşitlik, insan arasında sanal bir memnuniyete yol açar.

Bahsi geçen süreç bir nevi tektipleşme sürecidir. Hem tek tipleşme, hem de bir markayı ele geçirmiş olmanın, diğeri ile aynı seviyeye ulaşmış olmanın verdiği aldatıcı rahatlama hissi, tüketim toplumundaki tipik bir eğilimdir.

Dolayısıyla marka yapılır, sunulur, moda olur, satılır, sonra tekrar yerini başka bir yere bırakır. Bir müddet sonra biter. Ama imza hiçbir zaman kendini satmaz.  O bir varlık meselesidir.

Kaynak: Kutlu, Mustafa; “Türkiye Söyleşileri 2: Kültür”, Eylül 2007, Küre Yayınları

Kültür’e Dair I

1919’da, 20 yaşında bir Fransız genç,  İstanbul’da altı ayını geçiriyor. Beyoğlu’nda oturuyor, tarihi yarımadayı geziyor. Oradan ayrılırken bindiği vapurda defterine şunları not ediyor:

“Dünyanın eşsiz güzellikteki bu latif, yumuşak yüksekliklerle, yumuşak alçaklıkların birbirini takip ettiği, bu müstesna güzellikteki topografya üzerine Türkler, bunların yüksek noktalarına yerleştirdikleri abidelerle, muhteşem camilerle, Allah’ın yarattığı tabiata müthiş güzellikler ilave ederek, onu erişilmez bir güzellikler dünyasına kalbetmişler” diyor.

Ondan sonra vapur biraz ilerliyor. Tahmin ediyorum ki, Ahırkapı açıklarında, Ayasofya ile Sultanahmet’i görüyor.

“Az meyilli çatıların saçaklarının gölgeleri altında koyu, mor renkli, cumbalı evlerin pencerelerinin tezyin ettiği mimari ve koyu yeşil renkli ağaçlarla oluşan şehir dokusu, bu büyük abidelerin kaidelerinden denize kadar sarkıtılmış muhteşem bir İran halısını hatırlatıyor” diyor.

Bunu söyleyen kişi, modern mimarlığı kurucusu Le Corbusier.

Seyahatinin son noktası İstanbul.  Geçerken Bankanlardaki Türk şehirlerini görüyor.  Oralarda herhangi eve bakıldığı zaman; bahçe evin altına devam eder ve onun üzerindeki kat da yaşama alanıdır.

En üst kat, yatak odalarının bulunduğu yerdir. Ev böylece, aslında direkler tarafından taşınan, altı boş olan bir yapıdır.

Le Corbusier İstanbul seyahatinden sonra 1925’teki modern mimarlar kongresinde, “evler toprağa oturmamalıdır, topraktan yükseltilmiş olmalıdır, kolonlarla taşınmalıdır” diye bir öneri getiriyor.

O kongrede bütün bunlar kabul ediliyor. Şimdi bütün dünyada, kolonlar üzerine inşa edilen binanın Le Corbusier’in icadı olduğu sanılıyor.

Konfüçyüs: “Eskilerin büyük bilgisi kaybolduğundan beri, insanlık çok büyük ıstıraplar ve felaketler yaşıyor. İnsanlığı, yaşadığı bu ıstıraplardan ve felaketlerden kurtarabilmek için eskilerin büyük bilgisini yeniden ihya etmeye teşebbüs ettim”


Kaynak: Cansever, Turgut; “Türkiye Söyleşileri 2: Kültür”, Eylül 2007, Küre Yayınları

29 Mart Bilgi MBA Dersimin Konuğu: Özgür Alaz

(bu fotoğrafı çok havalı bulduğumu belirtmek isterim)

29 Mart’taki Bilgi MBA, Business 2.0 dersimizin konuğu Özgür ALAZ.

Konumuz: Project Management 2.0

Özgür, dünya çapında hatırı sayılır bir pazarlama trendleri uzmanı olmasına rağmen, verimlilik, etkin bilgi yönetimi, proje yönetimi gibi kavramları hayatının içerisinde özümsemiş bir insan. Özgür, bugün bizlere çok fazla bilmediğimiz, ama hemen hayatımızın içerisinde kana karışacak olan hap proje yönetimi bilgileri verecek. Özellikle dijital mecraların proje yönetimini nasıl değiştirdiğinden ve hayatımızdaki proje yönetimine dair yeni pratiklerden bahsedecek.

Mekan ve  Zaman

Bilgi Üniversitesi, Santral İstanbul Kampüsü, E3 Binası I. Kat, 214 nolu sınıf

Saat 19:00

Hala Özgür Alaz kimdir diyenler için gelsin…

Özgür Alaz, pazarlama trendleri uzmanıdır. ‘Değişen yaşamtarzı, trendler ve yeni teknolojiler pazarlama dünyası için ne fırsatlar getiriyor?’ sorusuna yanıt aramaktadır.

Pazarlama insanlarına yenilikler hakkında ilham vermek amacıyla 5 yıldır marketallica.com sitesinde görüşlerini paylaşmaktadır.

Yazıları psfk.com, trendwatching.com, tompeters.com gibi sitelerce referans gösterilmiştir.

Dünyanın en büyük trend networku olan springspotters.com’un dünyada en aktif üyeleri arasındadır.

Birçok pazarlama etkinliğinde, yeni trendler ve dijital pazarlama üzerine konuşmacıdır. Age of Conversation kitabının ortak yazarlarındandır. Benzer zihinli insanları biraraya getiren Likemind Istanbul etkinliğinin düzenleyicisidir.

PromoQube pazarlama ajansının kurucusudur. Markaların sosyal network çağında tam performans göstermeleri, gelir elde etmeleri ve yeniliklerle pazarda fark yaratmaları için çözümler ve teknolojiler geliştirmektedir.

Ayrıca, insanların kredi kartı alma ve kredi kartıyla yapacakları harcamalar konusunda kolaylaştırıcı olmayı hedefleyen Kartguru.com projesini yürütmektedir.

Twitter Follower Personality Types

Social Trippin’: The Event

Motor ve Pazarlama

Motor, Arama Motoru, Arama Motoru Pazarlaması, SEM (Search Engine Marketing)  gibi kavramlar pazarlama evreninde günümüzde fazlasıyla cümle içerisinde kullanılan kavramlar.  Bu kavramların ne olduğuna, nerelerde kullanıldığına, nasıl kullanıldığına dair herhangi bir ilginiz varsa yazının devamına bekleriz.

Arama Motoru Nedir?

Arama Motoru hayatımızda birkaç yıldır olan yeni bir kavram. Arama kelimesini bilmek ile motor kelimesini bilmek arama motoru kelimesini bilmeyi gerektirmiyor. Arama motoru kavramının zihnimizdeki baskın izdüşümü karşımıza  Google olarak çıkıyor. Peki ya diğerleri? Yahoo, MSN, Bing bunlar arama motoru değil mi?

Arama Motoru Kullanıcıların aradıkları ya da ilgilendikleri konularla ilgili websitelerini bulmayı kendine misyon edinmiş yüzlerce arama motoru mevcut.

Arama motorları, web sitelerini düzenli olarak kendi veritabanlarında indeksliyorlar ve kullanıcıların sorguda talep ettikleri ile ilgili düzeyine göre websitelerini sıralıyorlar.

Websitelerini ilgi düzeyine göre sıralamak ile kalmıyorlar reklam dünyasına yeni modeller ile katma değer sağlıyorlar. Sponsor Bağlantılar adı altında Arama Motoru üzerinde Reklam Hizmeti sunuyorlar. İşte sunulan bu hizmete paid search ya da anlamını yitiren tercümesiyle  ödemeli arama deniyor.

Arama motorları, doğal arama sonuçlarına ek olarak sayfanın solunda yerleştirdikleri küçük yazılar, bağlantılar sayesinde milyar dolarlar kazanıyorlar.

Arama Motoru Reklamları,  doğru ziyaretlerin artmasında, satışların tetiklenmesinde hayli etkin olabiliyor.

Arama Motoru Reklamları, talep bazlı, etkin hedeflemeli, ve kullanıcının ilgili ihtiyacı için aktif olarak birşeyler aradığı sırada ortaya çıktığı için, reklamcılar cenahında her geçen gün daha da popüler oluyor.

İnsanlar Neden Arama Motoru Kullanır?

Aslında “İnsanlar Neden Arama Motoru Kullanır?” sorusunun düşünüldüğü kadar sofistike bir cevabı bulunmuyor. Sorunun cevabı gayet basit: “İnsanlar arama yapmayı seviyorlar.”

İş görüşmesine gelen adayı, göreve gelecek olan yeni yöneticiyi, toplantı esnasında karşı tarafta yer alan kişileri, ihaledeki rakipleri, yağmurlu bir havada güvertede size ikram yapmaya çalışan görevliyi, kaderi, kısmeti aramayı seviyoruz. Bu sevgi ve tutkumuzdan dolayı “Googlelamak”  ve “Egosurfing” kavramları sözlüklere, literatüre girdiler.

Özünde, kullanıcılar her çeşit bilgi ile ilgileniyorlar. Ancak yapılan aramaları, motivlerine ve konularına göre aşağıdaki gibi üç ana kategoride toplayabiliriz:

1. İçerik (haber, makale, video, forum, blog vb peşinde olanlar)
2. Araştırma (eleştiri, yorum, ürün özellikleri fiyat kıyaslamaları peşinde olanlar)
3. Ticaret (birşeyler satın alma peşinde olanlar)

Kullanıcılar, Google’ın basit ama etkili arama dilek kutucuğuna, arama niyetlerini ifade eden kelimeleri yazarak serüvenlerine başlıyorlar.

Gelen sonuçların performansına göre arama kelimerini değiştirebiliyorlar, yeni kelime(ler) ekleyebiliyorlar. Bu süreç, kullanıcılar için en anlamlı sonuç elde edene kadar devam ediyor.

Kullanıcıların,  bu işlemleri daha hızlı ve etkin gerçekleştirebilmesi için arama motorlarının çoğu internet tarayıcılarına entegre araç çubukları geliştirdiler. Böylece kullanıcılar yukarıda bahsettiğimiz süreci daha hızlı tamamlayabiliyorlar.

Arama Motoru Pazarlaması Nedir?

Arama Motoru Pazarlaması, Google gibi arama motorlarını kullanarak sitenize daha çok ilgi ve ziyaret çekme operasyonudur. Operasyon iki kanaldan ilerler:

•  Arama Motoru Optimizasyonu (Search Engine Optimization SEO): Arama Motoru Optimizasyonu, “organik” veya “doğal” arama sonuçlarında daha etkin performans elde etmek için kullanılır. Listede yer alan bağlantılara tıklamak ücretsizdir. Arama Motoru Optimizasyonu sabır, uzun vadeli planlama ve yatırım isteyen bir süreçtir. Aspirin çözüm olarak tavsiye edilmez. Aspirin çözüm olarak tavsiye edenlerin diplomaları ve hipokrat yeminleri iptal edilir.

•    Ödemeli Arama (Paid Search): Ödemeli Arama; reklamverenlerin, ücreti mukabilinde kontrol ettiği, reklam olarak nitelendirilen sponsor bağlantıların yeraldığı aramadır. Reklamverenler, belirledikleri arama sorguları ile eşleşen reklamları konumlandırırlar. Sponsor bağlantılar, genellikle sayfanın sağ üst kesiminde yer alma eğilimindedirler. Herhangi biri bu bağlantılara tıklayıp reklamverenin sitesine gittiği takdirde, reklamveren tıklama başına ödeme yapar. Sürecin başında reklamveren ne kadar ödemeye hazır olduğunu tanımlar. Ödemeli arama bir nevi açık arttırma sistemidir. En üstte yer alacak olan reklamlar için en çok ödemeyi gerçekleştirmek gerekir.

Arama Motoru Pazarlaması, aktif olarak online satış yapılmasa bile firmalar nezdinde önemi hızla artan bir konudur.

Arama Motoru Pazarlaması, herhangi bir zamanda, herhangi bir platformda aktif arayış içerisinde olan tüketicilere dokunma imkanı sağlar.

Etkin hedefleme imkanı tanımasından reklamveren tarafında çarpıcı sonuçlara yol açar.
Yapılan araştırmalar, kullanıcıların aramış oldukları kelime(ler) için çıkan ilk 10 sonucun ötesine geçmedikleri yönündedir.

Markanız, organik, doğal aramalarda ilk 10 sonuç arasında yer almıyorsa, ödemeli aramayı (paid search) tercih edebilirsiniz. Böylelikle ilk sayfada sağda sponsor bağlantılar arasında yerinizi alırsınız.

Arama Motoru Pazarlaması, uzaydan gelmiş bir bilgi olmadığı için kolaylıkla öğrenilebilecek bir yöntemdir. Ancak unutulmaması gereken, bir arama motoru stratejisinin yapılandırılması ve bu stratejinin de pazarlama stratejisinden kopuk olmaması hususudur.

Ödemeli Arama (Paid Search) Pazarlaması nedir?

Ödemeli Arama (Paid Search) Pazarlaması, firmaların ürün ve hizmetlerinin ya da markalarının bilinirliğinin arama motorlarında en üst düzeyde görünürlülüğünü sağlamak için arama sorguları ile bağlantılı reklam satın alma,  yönetme operasyonudur.

Örneğin, ayakkabı mağazanız varsa Google üzerinde “erkek ayakkabıları” gibi bir ifade arandığında ilk sıralarda yer almak isteyebilirsiniz. Bu isteğinizi yerine getirmek için öncelikle “erkek ayakkabıları” ifadesini satın almanız akabinde satın aldığınız bu ifade için reklam tasarlamanız, reklama tıklandığında karşılayacak bir iniş sayfası (landing page) seçmeniz, bütçe belirlemeniz ve sonuç olarak ödemeli arama  (paid search) kampanyasını hayata geçirmeniz gerekir.

Ödemeli & Ödemesiz Arama Sonuçları

Aşağıdaki görselden de anlaşılabileceği gibi Google, arama sonuçlarını organik ve ödemeli olmak üzere iki kategoride listeliyor. Sağ tarafta mavi çerçeveye alınmış sütun ve sol tarafta mavi çerçeveye alınmış satır para verilerek satın alınmış “sponsor bağlantıları” ifade ediyor. Sponsor bağlantılara her tıklandığında ilgili reklamı veren tıklama başına bir ücret ödüyor. Kırmızı çerveye alınmış sol sütun ise, aramadaki ifadeye Google tarafında en iyi cevap veren siteleri listeleyen doğal sonuçları ifade ediyor.

snap13

Ödemeli Arama mı? Organik Arama mı?

Her iki arama türünün de kendine göre güçlü ve zayıf yanları mevcut olmakla beraber aynı pazarlama stratejisi çatısı altında her iki arama yöntemini de birlikte kullanmak en iyi çözüm olarak gözüküyor.

Ödemeli Arama (paid search), anlaması ve uygulaması kolay bir doğrudan medya satın alma operasyonu.Reklam sektöründeki diğer mecralara göre tamamiyle hedef ve performans odaklı, sonuçları kolaylıkla ölçeklenebilen, reklam verenin önünü gördüğü bir mecra.

Ödemeli Arama’nın da bir maliyeti olduğu için atılan taşın ürkütülen kurbağaya değmesi gerekiyor. Dolayısıyla Ödemeli Arama’yı doğru zamanda doğru yerde kullanmak gerekiyor.

Konu ile ilgili olarak doğal arama sonuçlarının yetersiz kaldığı durumlar, Ödemeli Arama’nın (paid search) en etkin olduğu durumlardır. Doğal arama sonuçlarının yetersiz kaldığı durumlarda alt sıralarda kalan doğal arama sonuçlarının imdanına ödemeli arama sonuçları yetişiyor. Ön plana çıkıyor ve kendisini tüketiciye gösteriyor.

Hem Ödemeli Arama hem de Doğal Arama’nın ikisinin de performansının iyi olduğu durumlarda ise tüketicinin kaçacak yeri kalmıyor.

Ödemeli Arama’dan Ne Gibi Sonuçlar Bekleyebiliriz?

•    Doğal aramanın yetersiz olduğu durumlarda marka, ürün ve hizmet bilinirliğinin artmasını
•    Satışların ve satışa yönelik aksiyonların artmasını
•    Yüksek dönüşüm oranlarını
•    Yüksek hesap verilebilme imkanını, tahminden bağımsız haraket etme imkanı
•    Yüksek ölçeklenebilirlik sayesinde etkin bütçe yönetim imkanını
•    Bireysel olarak kolayca deneyimleyebilme imkanı

Ödemeli Arama Süreçlerini Kim(ler) Yönetir?

Her ne kadar bazı firmalar arama aktivitelerini yönetmek için kendi bünyelerinde çözümler üretmiş olsalar da firmaların çoğunluğu arama aktivitelerinin yönetimi için dışkaynak kullanımı eğilimindedir.

Ödemeli Arama için firmalar aşağıdaki kaynakları kullanmaktadırlar.

•    Geleneksel medya ajansları
•    Dijital Odaklı Tam Çözüm ajansları
•    Arama Motoru Pazarlaması ajansları
•    Ödemeli Arama Pazarlaması ajansları
•    Kurum içi ödemeli arama uzmanları

Ödemeli Arama Çalışma Modelleri

•    Account Management Ücreti Bazlı Çalışma
•    Performans Bazlı Çalışma
•    Ajans Komisyonu Bazlı Çalışma
•    Sabit Fiyat  veya  saat bazlı çalışma

Arama Motoru Pazarlaması ve Ödemeli Arama Pazarlaması gibi konularda nereden başlamak gerekir?

Aslında bu yazıyı okuyarak süreç başladı! Yazının ötesinde bu süreçte atılması gereken ilk adım “ eğitim”. Konu ile ilgili olarak derin bir eğitim sürecine girmek gerekiyor. Sizlerin eğitim sürecine girmeniz yetmiyor, bu konuları yöneticilerinize ve çalışma arkadaşlarınıza  da doğru bir şekilde anlatmanız, onları da eğitim sürecinin bir parçası haline getirmeniz gerekiyor.

İkinci adım ise, Hazırlık aşaması. Hazırlık aşamasında, öncelikle bu mecralarla ilgili hedeflerin belirlenmesi, akabinde ise diğer mecralarla etkileşim stratejisinin  ve genel pazarlama stratejisindeki konumunun belirlenmesi gerekiyor. Belirlenen stratejileri doğrultusunda Anahtar Performans Göstergeleri’nin (KPI) tanımlanması gerekiyor.

Hazırlık aşamasını da tamamladıktan sonra iş doğru kaynağı belirleyip aksiyon almaya kalıyor…

Digital Age Şubat 2010 Sayısı

Social Trippin’ Backstage

Social TrippinTurkish Airlines‘ın global dijital pazarlama stratejisinin en önemli bileşenlerinden biri, global düzlemde sosyal medya insanları  ile etkileşim programı yapılandırmaktı. Bu amaca hizmet etmesi açısından Turkish Airlines, Social Trippin’ programını lanse etti.

Social Trippin’ programının ilk etkinliği 22-24 Ocak tarihleri arasında Türk ve Alman katılımcılarla birlikte Berlin‘de gerçekleştirildi.

Social Trippin’ nedir?

Turkish Airlines‘ın global düzlemde sosyal medya kanaat önderleri ile etkileşim programıdır. Dijital insanlarla, dijital dünyaya dair gerçek bir  maceradır.

Social Trippin’ ne zaman olur?

Social Trippin’, biri Türkiye’de olmak üzere,  dünyanın farklı yerlerinde, yılda dört defa düzenledir.

Social Trippin’ programına kimler katılır?

Social Trippin’ programına, bloggerlar, yazarlar, basın mensupları, sosyal medya uzmanları, dijital pazarlama profesyonelleri, trend analistleri katılır.

İlk Social Trippin’ 22-24 Ocak tarihleri arasında Berlin‘de gerçekleştirildi.

Berlin’e yola koyulmadan önce  Türk misafirlerimizi  havaalanında kendileri için özel hazırlanmış Social Trippin’ kontuarında karşıladık.

Katılımcılarımız Social Trippin kontuarında boarding passlerini alırken Berlin’deki etkinliğin detayları hakkında ipucu verebilecek bir pass kartı daha aldılar. Aldıkları kart, hem kafalarını karıştırdı hem de kendilerini heyecanlandırdı.

Kartlarda, Berlin’deki workshop esnasında kurguladığımız yarışmanın grupları hakkında bilgiler yer alıyordu. Böylece herkes seyahat esnasında birlikte olduğu grup üyeleri ile daha erken kaynaşabilecekti.

Social Trippin Boarding Pass

Social Trippin Boarding Pass

Akabinde misafirlerimizi Turkish Airlines CIP Lounge’unda ağırladık. CIP Lounge yapmış olduğumuz keyifli sohbetler ve ikram deneyimlerinden sonra uçağa doğru yola koyulduk. Hava gerçekten çok soğuktu…

Social Trippin

Social Trippin

Airbus 340 Tipli uçağımız ile Berlin’e doğru keyifli bir seyahat gerçekleştirdik.

3
Turkish Airlines
Berlin Ekibi bizleri pasaport bölümünün hemen arkasında karşıladı ve transfer için gerekli yönlendirmelerde bize yardımcı oldular. Şehir içine transfer için otobüsümüze bindiğimizde katılımcılarımız,  kendilerini bekleyen sürprizden haberdar değillerdi.

Misafirlerimiz ile birlikte  40 bin kişilik O2 World’te     “Eisbären Berlin” takımını destekleyerek buz hokeyi deneyimi yaşadık. O2 World’te karşılaşmış olduğumuz Turkish Airlines reklamları hepimizi gururlandırdı.   Bizim için ayrılmış özel locada maçı izlerken aynı zamanda yemeklerimizi de yedik.  Devre arasında “Eisbären Berlin” takımının CMO su geldi ve bizlere takım hakkında biraz daha detaylı bilgi verdi. Kendisinin bizler için bir sürprizi daha vardı. Geçen sene kazanılan lig şampiyonluğu kupasını beraberinde getirmişti.

23 Ocak günü yoğun bir program bizi bekliyordu.

Social Trippin

Program Amazon’un eski Chief Scientist Officer’ı Andreas ile başladı.

Andreas bizlere,  Data Evolution ve dijital mecralarda veri yönetiminin inceliklerinden bahsetti.

Andreas‘ın hemen akabinde dünyaca ünlü havayolu sektörü bloggerı Shashank Nigam sahne aldı. Shashank Nigam, havayolu sektöründe markalama, havayolu sektöründe sosyal medya kullanımı ve dijital pazarlama yaklaşımından bahsetti.

Öğle yemeğinden sonra er meydanı kuruldu.  Takımlar kendileri için ayrılmış yerlere oturdular. Free-Kick, Penalty, Corner, Throw-in, Kick-off takımlarının ortak amacı altın golü atmaktı.

Social Trippin

Turkish Airlines ekibi öncelikle tüm takım üyelerine kendileri için özel hazırlanmış Barcelona formalarını takdim etti ve tüm takımlara gerekli brief i verdi.   Artık başlama düdüğü için herkes hazırdı. Süre 90dk idi ve takımların 90 dk boyunca verilen brief doğrultusunda hazırlamış oldukları çalışmaları sunmak için sadece 10 dkları vardı.

Social TrippinSocial TrippinSocial MediaSocial TrippinSocial TrippinTakımlar kendilerine verilen 10 dk zaman kısıtına uyarak sunumlarını gerçekleştirdiler.

Sunumları, Turkish Airlines İş Geliştirme ve Anlaşmalar Başkanı, Haşmet Gökırmak; eTicaret Müdürü, Yüce Zerey; Reklam Müdürü Serdar Ekrem Şirin ve  Shashank Nigam’dan oluşan jüri değerlendirdi.

Social Trippin

Yapılan değerlendirme sonucunda jüri üyeleri arasında kazanan takıma dair mutabakat sağlanamadı ve iki ekip (Corner ve Penalty) berabere kaldı.  Beraberliği bozmak için her iki ekipten de seyircileri ikna edecek argümanları detaylandırmaları istendi.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda kazanan ekip salondaki tüm katılımcıların oyları ile belirlendi.

Social Trippin

Kazanan ekip, Corner idi. Corner ekibine şampiyonluğu getiren konsept  “Get together, fly to gather” idi…

Social Trippin

Corner ekibinin tüm üyeleri Turkish Airlines‘ın uçtuğu destinasyonlardan istedikleri, herhangi destinasyona gidiş dönüş uçak bileti kazandılar…

Böylece Social Trippin Berlin Workshop süreci tamamlanmış oldu.

23 Ocak sabahı, kahvaltıdan sonra şehir turu gerçekleştirildikten sonra akşam üzeri İstanbul için yola koyulduk.

Bir sonraki Social Trippin, tüm dünyadan gelen katılımcıları ile İstanbul’da…

Bekleriz…

Social Trippin’