Facebook Evliliği

İşte ciddi bir şekilde haber olması gereken bir husus!? ve basınımızın Facebook’u ne hale getirdiğinin kanıtı…

“Athena grubunun solisti Gökhan Özoğuz, facebook adlı internet sitesindeki sayfasında Zeynep Çavuşoğlu’yla evli olduğunu ilan etti.

Özoğuz, sayfasına “Married to Zeynep Çavuşoğlu” (Zeynep Çavuşoğlu ile evli) yazdı.

Bir ayağı İstanbul’da

Türkçe punk ve ska müziğin sevilen grubu Athena’nın solisti Gökhan Özoğuz uzun süredir Londra’da yaşıyor, eğitimine ve müzik çalışmalarına orada devam ediyor. Ancak Özoğuz, son zamanlarda Londra-İstanbul arasında mekik dokumaya başladı. Bu seyahatlerin nedeni ise aşk… Özoğuz, ÇBS boyalarının sahibinin kızı Zeynep Çavuşoğlu ile aşk yaşıyor.

İkisi de “evli” yazdı

İşin asıl ilginç yanı, Gökhan Özoğuz’un facebook adlı internet sitesindeki sayfasında evli olduğunu yazması. Çavuşoğlu’nu görmek için ayda iki kez İstanbul’a gelen ünlü şarkıcı, sayfadaki medeni halini evli olarak düzeltti ve kiminle evli olduğu kısmına Zeynep Çavuşoğlu’nun adını yazdı. Aynı şekilde Çavuşoğlu’nun sayfasında da “Gökhan Özoğuz’la evli” yazıyor.

14/11/2007 Tarihli Hürriyet Gazetesinden alıntıdır.”

Facebook Bağımlıları için: The Facebook Limiter

Facebook Bağımlıları için: The Facebook Limiter

Facebook bağımlılığından şikayetçi olan kullanıcılar için girişimciler boş durmamış ve The Facebook Limiter’ı piyasaya sürmüşler.

Kullanıcılar siteye giriş yaparken, The Facebook Limiter ile ne kadar sitede kalacaklarını ayarlıyorlar ve süre başlıyor!

Peki süre dolduğunda hala sitede isek ne oluyor?

İzleyelim, görelim…

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden burslu olarak Ekonomi lisansını ve London School of Economics’ten burslu olarak Bsc Economics lisansını aldıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı.

Bilgi Üniversitesi MBA Programları bünyesinde pazarlama yöneticisi ve öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra Ülker bünyesinde pazarlama ve iş geliştirme müdürlükleri yaptı. Ülker grup şirketlerine ve grup dışı şirketlere yurt içi / yurtdışında pazarlama kapsamında yapılan çeşitli projelerin başında yer aldı.

Ülker’den sonra kariyerine Türk Hava Yolları’nda devam etme kararı olan Yüce Zerey, Türk Hava Yolları’nda eTicaret ve Marka Müdürü olarak görev yaptı. Görevi esnasında, Türk Hava Yolları’nın e-ticaret, interaktif pazarlama faaliyetlerinden ve  global marka yönetiminden sorumlu idi.

Halen The Coca-Cola Company Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi’nin İnteraktif Pazarlama Grup Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam eden Yüce Zerey, kurumun bölgede yer alan bütün markalarının interaktif pazarlama faaliyetlerinden sorumludur.Halen The Coca-Cola Company Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi’nin İnteraktif Pazarlama Grup Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam eden Yüce Zerey, kurumun bölgede yer alan bütün markalarının interaktif pazarlama faaliyetlerinden sorumludur.

Facebook Bağımlılığı

FacFacebook Bağımlılığıebook Bağımlılığı

Facebook’un, kullanıcılarını nasıl bağımlı hale getirdiğini ve bağımlılık sürecinin sonunda ne olduğunu anlatan bir grup Kanadalı öğrenci tarafından hazırlanmış bir video…

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden burslu olarak Ekonomi lisansını ve London School of Economics’ten burslu olarak Bsc Economics lisansını aldıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı.

Bilgi Üniversitesi MBA Programları bünyesinde pazarlama yöneticisi ve öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra Ülker bünyesinde pazarlama ve iş geliştirme müdürlükleri yaptı. Ülker grup şirketlerine ve grup dışı şirketlere yurt içi / yurtdışında pazarlama kapsamında yapılan çeşitli projelerin başında yer aldı.

Ülker’den sonra kariyerine Türk Hava Yolları’nda devam etme kararı olan Yüce Zerey, Türk Hava Yolları’nda eTicaret ve Marka Müdürü olarak görev yaptı. Görevi esnasında, Türk Hava Yolları’nın e-ticaret, interaktif pazarlama faaliyetlerinden ve  global marka yönetiminden sorumlu idi.

Halen The Coca-Cola Company Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi’nin İnteraktif Pazarlama Grup Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam eden Yüce Zerey, kurumun bölgede yer alan bütün markalarının interaktif pazarlama faaliyetlerinden sorumludur.

Mevcut pazarlama kariyerine ek olarak 15 senedir Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve “Pazarlama Yönetimi, İnteraktif Pazarlama” derslerini vermektedir.

Akademik paylaşımlara ek olarak, Radikal Gazetesinde ve CNN Türk bünyesinde haftalık olarak köşe yazıları yazmakta olup Doğan Yayınlarından 2014 yılında çıkan The Profesyonel adlı kitabın yazarıdır.

Peyami Safa ve Heybe Felsefesi

İnsan, tarih defterinin derin ve anlamlı yapraklarında seyahat ettikçe, zihinlerindeki kavramlar daha da anlam buluyor, bulduğu anlamlardan destek alarak çevresini daha nitelikli anlamlandırıyor.

Bu yazının da hikayesi aslında tam olarak burada başlıyor. Geçenlerde, edebiyatımızın yetiştirmiş olduğu en önemli ustalardan biri olan ve keyifle okuduğum Peyami Safa’nın gazetelerde ve dergilerde çıkmış olan fıkra ve makalelerinin derlenmiş olduğu bir kitabı okuyordum. Yedigün’deki 20 Eylül 1938 tarihindeki yazısı beni aldı farklı yerlere götürdü, silkeledi ve günümüze getirdi bıraktı. Bu fikir seyahatinin heybemde bıraktığı entellektüel tadın adı “Heybe Felsefesi”‘nden başka birşey değildi.

Peyami Safa’nın yazdıkları ile Heybe Felsefesi’nin kesişim kümesinin nitelik ve nicelik olarak kapladığı alan beni gerçekten etkiledi.

Heybe felsefesi ile neler dediğimizi hatırlayacak olursak:

Heybe felsefesi, günümüz toplumunda, bilgi ve algı çöplüğünün arasından kendisi, değerleri ve toplum için doğru bilgileri seçebilen, seçtiği bilgileri anlayabilen ve anlamlandırabilen, bu bilgilerle bireye ve topluma değer katmayı amaçlayan bir düşünce yapısıdır.”

diye tanımlamıştık. Heybe Felsefesi düşünce düzleminde tanımladığımız aktörleri de;

“Heybeci, heybe felsefesi tanımını içselleştirmiş, kendine ve topluma değer katan felsefe insanı

Haybeci, kendini öğrenmeye adamış, bilgi ve algı çöplüğünün arasından kendisi ve toplum için doğru bilgileri seçebilen, seçtiği bilgileri anlayabilen, fakat anlamlandıramayan ve aksiyon almayan araf insanı…

Bilgi Eşeği, amaçsızca bilgi arayan, toplayan, arşivleyen, bilgiyi tüketen ama üzerinde düşünmeyen, anlamayan, kendi egosunun tekelinde barındıran, topluma değer katma amacında olmayan eşek insanı…”

olarak tanımlamıştık.

Sözü üstadına teslim ettikten sonra yorumlar tamamen size aittir.

Peyami Safa, Yedigün, 20 Eylül 1938

“Ayaklı kütüphane denilen adamların lehinde ve aleyhinde çok şey söylenmiştir. Bunların kafalarında kitap, midede övütülen ekmek gibi değil, ambarda bekleyen buğday gibi durur. Nasıl konmuşsa öyledir. Kana ve hayatına karışmamıştır. Onların bilgileriyle zekaları arasındaki münasebet, bir kitapla bir kütüphanenin raf tahtası arasındaki münasebetin aynıdır: Biri ötekinin üstüne binmekle kalır.

Kitap, adamı beslemezse şişirir, bilgilerin yağıyla şişmanlatır. Ayaklı kütüphane denilen adamlar, manevi bünyelerinde fikirden ziyade semen bulunan mahluklardır: ilmin şişkolarıdır. Bunun için sağlam yapılı bir kafa, dolu bir kafadan üstündür ve düşünmek bir fikre gebe kalmaktan başka birşey olmadığı için, kitapların en güzelleri, düşündürücü ve doğurucu eserlerdir.

Yine bunun için uyanık bir zeka, okurken her an şüphe içindedir. Bu şüphe at sineği gibidir: Savarsınız yine gelir. Bizi rahatsız etmesine mukabil, demin bahsettiğim kötü dalgınlıktan kurtarmak gibi, sinirlendirici olsa bile uyandırıcı tesiri vardır.

Aynı kitabı birkaç defa okumak, ayrı ayrı birkaç kitap okumaktan daha faydalıdır. Çünkü okumakta gaye müellifin ne düşündüğünü anlamaktan ve bir şey öğrenmekten ibaret değildir. Kitapla okuyucunun zekası evlenmeli ve mahsul vermelidir”

Aklın yolu bir…

Sevgilerimle

Yüce Zerey | y=f(yuce)

Süper Kahramanlar Neden Tayt Giyer?

Süper Kahramanlar Neden Tayt Giyer?

Süper Kahraman ya da eski tabiri ile fevkal beşer diye ifade edilen kişiler genel itibariyle, zoru seven, daralmadan genişleme olmaz, ilerleme olmaz felsefesini savunan kişilerdir.

Dolayısıyla sürekli kendi süper güçlerini gösterebilmek, argo tabiriyle artislik yapabilmek kendilerini geliştirebilmek için mümkün mertebe daralmaları gerekmektedir.

Modern toplumun en populer daralma aracının da tayt olduğunu ve hatta bu aralarda çok moda olduğunu düşünecek olursak, süper kahramanlarımızın da daracık taytlar giymeleri normaldir. Altlarına da sıkı sıkı çizmeler giyerler ki bacaklarıda iyice daralsın ve daralan bacaklar ile iyi sıçrasınlar, iyi kaçsınlar…

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden burslu olarak Ekonomi lisansını ve London School of Economics’ten burslu olarak Bsc Economics lisansını aldıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı.

Bilgi Üniversitesi MBA Programları bünyesinde pazarlama yöneticisi ve öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra Ülker bünyesinde pazarlama ve iş geliştirme müdürlükleri yaptı. Ülker grup şirketlerine ve grup dışı şirketlere yurt içi / yurtdışında pazarlama kapsamında yapılan çeşitli projelerin başında yer aldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden burslu olarak Ekonomi lisansını ve London School of Economics’ten burslu olarak Bsc Economics lisansını aldıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı.

Bilgi Üniversitesi MBA Programları bünyesinde pazarlama yöneticisi ve öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra Ülker bünyesinde pazarlama ve iş geliştirme müdürlükleri yaptı. Ülker grup şirketlerine ve grup dışı şirketlere yurt içi / yurtdışında pazarlama kapsamında yapılan çeşitli projelerin başında yer aldı.

Projecilik Anaforu

Konu: Projecilik

Tarih: Cilalı Taş Devri

Nöbetçiler: Çemşit Tanyeri / Tolgahan Keşkek

Konuşanlar:

  1. Hamit Karaerik XXX
  2. Necdet Delibalta XX

diye başlardık orta-lise öğrenim çağlarımızda derslere… Yaşadığımız bu kısa girizgah sürecinin temel girdisi sınıf başkanının tahtaya yazdığı konuşanlar listesi ve akabinde “hocam bu harifler eşşek gibi konuştu!” talihsiz söylemleri olurken; temel çıktısı da yenilen entegre dayak olurdu.

Ortamda kullanılan tek bilgi sistemi platformu yadigar karatahta iken sınıf başkanı da öğretmene doğrudan raporlardı

Ancak şarkıcı Çelik’in değiştiği gibi devir değişmişti, tahtada yazanlar, aktörler, roller ve ilişkiler değişti. Artık tahtada:

Proje Amacı ve Kapsamı: Projecilik

Proje Termin Tarihi: Cilalı Taş Devri

Proje Yöneticisi: Tolgahan Keşkek

Proje Ekibi:

  1. Hamit Karaerik XXX
  2. Necdet Delibalta XX

yazıyor. Proje Planlarına baktığımızda, projecilik metodojisinde büyük değişiklikler olmadığı göze çarpıyor. O zamanki eylemlere günümüz proje planı metodolojisini uyguladığımızda da haklılığımız perçinleniyor.

Projecilik Proje Planı:

  • Çıkacağın karşılaşmanın amacını ve kapsamını belirle, maç sonunda ne istiyorsun?
  • Adamlarını bul! Takımını kur!
  • Adamların için gerekli tüm malzemeleri tedarik et!
  • Kaptanını seç !
  • Takımın maç içerisinde organizasyonel yapılanmasını belirle!
  • Maçın yapılacağı halı sahayı kirala!
  • Maç içerisinde yapılması gerekenleri zaman ve oyun kalite planına uygun bir şekilde takım arkadaşlarına paylaştır!
  • Maç esnasında çıkabilecek riskleri çıkart, potansiyel risk çözümleri üzerine takım arkadaşlarınla beyin ötesi fırtınalara dal!
  • Çok zorda kalırsan ve bütçen elveriyorsa; hakemi veya maçı satın al!
  • Takım arkadaşlarına başkanın maç sonunda uygulayacağı ceza ve prim uygulamasından bahset!
  • Takım arkadaşlarına saha içerisinde nasıl iletişim kuracaklarını, hangi el kol haraketleri, ense tokat yöntemlerini kullanacaklarını açıkla!
  • Devre arası değerlendirme toplantısının içeriğini ve paydaşların rolleri konuş!
  • Projenin nihai beklenen çıktısı 3 puan bunu sakın unutma dostum!
  • Hadi dostum zamanı geldi artık: KICK – OFF
  • İşte proje başlangıç anı. Herşey buraya kadarmış…
  • Çık ve oyununu oyna!

Lisedeki projecilik ile modern iş yaşamının projeleri ve proje yönetim metodolojisi arasında ne fark var diyecek olursak, miktar olarak fazla fark yok ancak mana olarak derin farklılıklar var:

  1. Maç esnasında serbest kıyafet giyemezsin!
  2. Rakibe doğrudan dalıp: “Hakkını helal et burnunu kırdım!” diyemezsin
  3. Eşşek gibi koşar ancak terleyip toksin atamadığın için buhranlar anaforunda salınımlar çizersin.
  4. Maç sonunda rakip oyuncular ile birlikte aynı tepsiden elle baklava yemek yerine interaktif ortamda maaşını alır ve yine interaktif ortamdan faydalanarak geçen ay yediğin iş yemeklerinin suşiciklerin borçlarını ihtiva eden kredi kartı borcunu ödemek için kullanırsın.
  5. Sistem gereği, maç sonunda yenilme ihtimali senin değişken setinde tanımlı olmadığından, hırsından ağlamanın bile ne olduğunu bilmezsin, göz yaşı pınarların kurumuş yerlerinde sistem hırsının soğuk rüzgarları esmektedir.
  6. Bir şekilde maçı kaybetmeyi becerebilirsen sistem lisansını yırtar!
  7. Maçlar yapılırken açık havada enerji harcanıyordu, şimdi ise daracık masaların üzerinde notebooklar arasında niteliksiz kısa paslaşmalarla nefes almak zorundasın.
  8. Maç bitiminde rakibe sarılıp bir sonraki maçta görüşürüz derken artık proje kapanış dokümanı hazırlayıp, ilgili paydaşlarla mutabakata varıp imzalarını alıyorsun
  9. Maç içerisinde istediğin zaman taktik değişikliklere gidebiliyordun, ancak şimdi değişiklik talep formu doldurtman veya imzalatman gerekiyor.

Ne oldu ? Ne değişti? Bizim tecrübelerimiz, yetkinliklerimiz, suni kişisel ağlarımız, tükettiğimiz değer sayısı belki arttı ama yüreklerimiz küçüldü, ruhlarımız daraldı. Fazla söze gerek yok, İşte non-lineer kaotik kapitalist iş dünyasındaki projecilikliğin en somut çıktısı…

 

Heybe Potter ve Sırlar Odası


Heybe Porter’ın hami ailesi Karaerik’ler o yaz öylesine çekilmez olmuşlardı ki, Heybe bir an önce sihirbazlık okulu Yaşar Doğu’ya geri dönmek için can atmaktadır. Eşyalarını toplarken ortaya çıkan ev cini Komoçko ise onu uyarır: Yaşar Doğu’ya dönerse bir felaket olacaktır…
Read More…

Multinational’da bir Bayram Sabahı

Multinational’da bir Bayram Sabahı

Business Causal pantalonumu yine ütüleyememiştim, acaba bundan dolayı, yıl sonu performans değerlendirmesinde benefitlerimde bir azalma olacak mıydı? Bizim team beni adam gibi evaluate edecek miydi? İşte kafamdaki bu tarz saçma sapan discussionlarla şirkete geldim.

Read More…

Haybeye değil Heybeye…

Heybe dedik, Heybeci dedik, Bilgi Eşeği dedik… Kafalarımız karıştı… Yorumlar yaptık, tartıştık, anladık anlamadık, anlar gibi yaptık, reddettik, sadece geyik dedik. Kah güldük kah eğlendik. Ancak söz verdik, eylemlerimiz sürecek dedik…

Heybe Felsefesi ilk kez Uluslararası Reklamcılar Derneği (IAA)’nın düzenlenmiş olduğu Reklamcılar Tahtaya Etkinliğinde “Heybe Felsefesi ve Değişen Marka Anlayışı” seminerinde sunuldu. Reklamcılar tarafından büyük beğeni ile karşılandı. Uluslararası Reklamcılar Derneği üyelerine olumlu geribildirimleri için teşekkür edip, kaldığımız yerden devam edelim. Heybe felsesinin ne olduğunu hatırlayalım.

Read More…

Adım Adım…

Adım Adım…Adım adım Pazarlama, Java, Tasarım, .NET, NLP, Marka Yönetimi, Türev Alma Teknikleri, İnek Sağma Yöntemleri, Ruh İkinizi Bulma…

Neden adım adım… ?

Sürekli bir hap arayışı içerisindeyiz. Kısa hızlı, hemen çözüm üreten sonuçlar beklentisindeyiz. Sabır nedir? Sebat nedir? Araştırma nedir?
Seminerlere gidiyoruz, eğitimlere katılıyoruz hemen sorular geliyor…

  • Bunun kısa bir yolu var mı?
  • Bunu pratikte 1 gün de nasıl yaparız?
  • Abi sen de taslak dokümanı varsa flash diske atabilir miyiz?
  • Sunumu alabilir miyim? Ben de arkadaşlara şeyettircem de…
  • Bana linkini atsana iyi çalışmaymış.
  • Bu raporları nereden buldun, alabilir miyim?
  • Yok kimseyle paylaşmam tabi… Sonuçta senin emeğin

Bilgi Eşşekliğinin lüzumu yok… Haybeciliğinde lüzümu yok…

Read More…

1 47 48 49 50  Scroll to top