Peyami Safa ve Heybe Felsefesi

İnsan, tarih defterinin derin ve anlamlı yapraklarında seyahat ettikçe, zihinlerindeki kavramlar daha da anlam buluyor, bulduğu anlamlardan destek alarak çevresini daha nitelikli anlamlandırıyor.

Bu yazının da hikayesi aslında tam olarak burada başlıyor. Geçenlerde, edebiyatımızın yetiştirmiş olduğu en önemli ustalardan biri olan ve keyifle okuduğum Peyami Safa’nın gazetelerde ve dergilerde çıkmış olan fıkra ve makalelerinin derlenmiş olduğu bir kitabı okuyordum. Yedigün’deki 20 Eylül 1938 tarihindeki yazısı beni aldı farklı yerlere götürdü, silkeledi ve günümüze getirdi bıraktı. Bu fikir seyahatinin heybemde bıraktığı entellektüel tadın adı “Heybe Felsefesi”‘nden başka birşey değildi.

Peyami Safa’nın yazdıkları ile Heybe Felsefesi’nin kesişim kümesinin nitelik ve nicelik olarak kapladığı alan beni gerçekten etkiledi.

Heybe felsefesi ile neler dediğimizi hatırlayacak olursak:

Heybe felsefesi, günümüz toplumunda, bilgi ve algı çöplüğünün arasından kendisi, değerleri ve toplum için doğru bilgileri seçebilen, seçtiği bilgileri anlayabilen ve anlamlandırabilen, bu bilgilerle bireye ve topluma değer katmayı amaçlayan bir düşünce yapısıdır.”

diye tanımlamıştık. Heybe Felsefesi düşünce düzleminde tanımladığımız aktörleri de;

“Heybeci, heybe felsefesi tanımını içselleştirmiş, kendine ve topluma değer katan felsefe insanı

Haybeci, kendini öğrenmeye adamış, bilgi ve algı çöplüğünün arasından kendisi ve toplum için doğru bilgileri seçebilen, seçtiği bilgileri anlayabilen, fakat anlamlandıramayan ve aksiyon almayan araf insanı…

Bilgi Eşeği, amaçsızca bilgi arayan, toplayan, arşivleyen, bilgiyi tüketen ama üzerinde düşünmeyen, anlamayan, kendi egosunun tekelinde barındıran, topluma değer katma amacında olmayan eşek insanı…”

olarak tanımlamıştık.

Sözü üstadına teslim ettikten sonra yorumlar tamamen size aittir.

Peyami Safa, Yedigün, 20 Eylül 1938

“Ayaklı kütüphane denilen adamların lehinde ve aleyhinde çok şey söylenmiştir. Bunların kafalarında kitap, midede övütülen ekmek gibi değil, ambarda bekleyen buğday gibi durur. Nasıl konmuşsa öyledir. Kana ve hayatına karışmamıştır. Onların bilgileriyle zekaları arasındaki münasebet, bir kitapla bir kütüphanenin raf tahtası arasındaki münasebetin aynıdır: Biri ötekinin üstüne binmekle kalır.

Kitap, adamı beslemezse şişirir, bilgilerin yağıyla şişmanlatır. Ayaklı kütüphane denilen adamlar, manevi bünyelerinde fikirden ziyade semen bulunan mahluklardır: ilmin şişkolarıdır. Bunun için sağlam yapılı bir kafa, dolu bir kafadan üstündür ve düşünmek bir fikre gebe kalmaktan başka birşey olmadığı için, kitapların en güzelleri, düşündürücü ve doğurucu eserlerdir.

Yine bunun için uyanık bir zeka, okurken her an şüphe içindedir. Bu şüphe at sineği gibidir: Savarsınız yine gelir. Bizi rahatsız etmesine mukabil, demin bahsettiğim kötü dalgınlıktan kurtarmak gibi, sinirlendirici olsa bile uyandırıcı tesiri vardır.

Aynı kitabı birkaç defa okumak, ayrı ayrı birkaç kitap okumaktan daha faydalıdır. Çünkü okumakta gaye müellifin ne düşündüğünü anlamaktan ve bir şey öğrenmekten ibaret değildir. Kitapla okuyucunun zekası evlenmeli ve mahsul vermelidir”

Aklın yolu bir…

Sevgilerimle

Yüce Zerey | y=f(yuce)

Yüce Zerey
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden burslu olarak Ekonomi lisansını ve London School of Economics’ten burslu olarak Bsc Economics lisansını aldıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı. Bilgi Üniversitesi MBA Programları bünyesinde pazarlama yöneticisi ve öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra Ülker bünyesinde pazarlama ve iş geliştirme müdürlükleri yaptı. Ülker grup şirketlerine ve grup dışı şirketlere yurt içi / yurtdışında pazarlama kapsamında yapılan çeşitli projelerin başında yer aldı. Ülker’den sonra kariyerine Türk Hava Yolları’nda devam etme kararı olan Yüce Zerey, Türk Hava Yolları’nda eTicaret ve Marka Müdürü olarak görev yaptı. Görevi esnasında, Türk Hava Yolları’nın dijital mecralarından ve global olarak markasının yönetiminden sorumlu idi. Halen The Coca-Cola Company Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi’nin İnteraktif Pazarlama Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam eden Yüce Zerey, kurumun bölgede yer alan bütün markalarının interaktif pazarlama faaliyetlerinden sorumludur. Mevcut pazarlama kariyerine ek olarak 14 senedir Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve “Pazarlama Yönetimi, İnteraktif Pazarlama” derslerini vermektedir. Akademik paylaşımlara ek olarak, Radikal Gazetesinde ve CNN Türk bünyesinde haftalık olarak köşe yazıları yazmakta olup Doğan Yayınlarından 2014 yılında çıkan The Profesyonel adlı kitabın yazarıdır.
Bunlar da ilginizi çekebilir
İkinci Dünya Savaşı Belgeseli
@Dem
Yönetici İnsanları III
@CNN Türk Yazılar - @The Profesyonel

Cevap Yaz