<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yüce Zerey &#124; y=f(yuce) &#187; Algı Yönetimi</title>
	<atom:link href="http://www.yucezerey.com/tag/algi-yonetimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yucezerey.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Aug 2010 05:48:28 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Peyami Safa ve Heybe Felsefesi</title>
		<link>http://www.yucezerey.com/peyami-safa-ve-heybe-felsefesi/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.com/peyami-safa-ve-heybe-felsefesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2007 09:58:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Heybe Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Algı Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Peyami Safa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[
İnsan, tarih defterinin derin ve anlamlı yapraklarında seyahat ettikçe, zihinlerindeki kavramlar daha da anlam buluyor, bulduğu anlamlardan destek alarak çevresini daha nitelikli anlamlandırıyor.
Bu yazının da hikayesi aslında tam olarak burada başlıyor. Geçenlerde, edebiyatımızın yetiştirmiş olduğu en önemli ustalardan biri olan ve keyifle okuduğum Peyami Safa&#8217;nın gazetelerde ve dergilerde çıkmış olan fıkra ve makalelerinin derlenmiş olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="post-body">
<p><span style="font-size: 100%;"><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/5251680-lg.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5065452253048923794" style="border: 0px none; margin: 0px auto 10px; display: block; width: 280px; cursor: pointer; height: 266px; text-align: center;" src="http://1.bp.blogspot.com/_l5XMyaXG8V4/RkwZ_Hmu5pI/AAAAAAAAAEI/lMimGY5LLKA/s400/5251680-lg.jpg" border="0" alt="" /></a></span>İnsan, tarih defterinin derin ve anlamlı yapraklarında seyahat ettikçe, zihinlerindeki kavramlar daha da anlam buluyor, bulduğu anlamlardan destek alarak çevresini daha nitelikli anlamlandırıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yazının da hikayesi aslında tam olarak burada başlıyor. Geçenlerde, edebiyatımızın yetiştirmiş olduğu en önemli ustalardan biri olan ve keyifle okuduğum Peyami Safa&#8217;nın gazetelerde ve dergilerde çıkmış olan fıkra ve makalelerinin derlenmiş olduğu bir kitabı okuyordum. <span style="font-weight: bold;">Yedigün&#8217;deki 20 Eylül 1938</span> tarihindeki yazısı beni aldı farklı yerlere götürdü, silkeledi ve günümüze getirdi bıraktı. Bu fikir seyahatinin heybemde bıraktığı entellektüel tadın adı <span style="font-style: italic;">&#8220;Heybe Felsefesi&#8221;</span>&#8216;nden başka birşey değildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Peyami Safa&#8217;nın yazdıkları ile Heybe Felsefesi&#8217;nin kesişim kümesinin nitelik ve nicelik olarak kapladığı alan beni gerçekten etkiledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Heybe felsefesi ile neler dediğimizi hatırlayacak olursak:</p>
<p><em>&#8220;<strong>Heybe felsefesi</strong>, günümüz toplumunda, bilgi ve algı çöplüğünün arasından kendisi, değerleri ve toplum için doğru bilgileri seçebilen, seçtiği bilgileri anlayabilen ve anlamlandırabilen, bu bilgilerle bireye ve topluma değer katmayı amaçlayan bir düşünce yapısıdır.&#8221;</em></p>
<p>diye tanımlamıştık. Heybe Felsefesi düşünce düzleminde tanımladığımız aktörleri de;</p>
<p><em><strong>&#8220;Heybeci,</strong> heybe felsefesi tanımını içselleştirmiş, kendine ve topluma değer katan <strong>felsefe insanı</strong>&#8230;<br />
</em></p>
<p><em><strong>Haybeci,</strong> kendini öğrenmeye adamış, bilgi ve algı çöplüğünün arasından kendisi ve toplum için doğru bilgileri seçebilen, seçtiği bilgileri anlayabilen, fakat anlamlandıramayan ve aksiyon almayan <strong>araf insanı&#8230;</strong></em></p>
<p><em><strong>Bilgi Eşeği, </strong>amaçsızca bilgi arayan, toplayan, arşivleyen, bilgiyi tüketen ama üzerinde düşünmeyen, anlamayan, kendi egosunun tekelinde barındıran, topluma değer katma amacında olmayan <strong>eşek insanı&#8230;&#8221;<br />
</strong></em></p>
<p>olarak tanımlamıştık.</p>
<p>Sözü üstadına teslim ettikten sonra yorumlar tamamen size aittir.</p>
<p><span><span style="font-size: 100%;"><span><span style="font-size: 100%;"><span><span style="font-size: 100%;"><a href="http://4.bp.blogspot.com/_l5XMyaXG8V4/Rkwac3mu5qI/AAAAAAAAAEQ/ibkBk1A7zB8/s1600-h/yazar67.gif.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5065452764150032034" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 205px; cursor: pointer; height: 274px; text-align: center;" src="http://4.bp.blogspot.com/_l5XMyaXG8V4/Rkwac3mu5qI/AAAAAAAAAEQ/ibkBk1A7zB8/s400/yazar67.gif.jpg" border="0" alt="" /></a></span></span></span></span></span></span><strong><em>Peyami Safa, Yedigün, 20 Eylül 1938<br />
</em></strong></p>
<p><em>&#8220;Ayaklı kütüphane denilen adamların lehinde ve aleyhinde çok şey söylenmiştir. Bunların kafalarında kitap, midede övütülen ekmek gibi değil, ambarda bekleyen buğday gibi durur. Nasıl konmuşsa öyledir. Kana ve hayatına karışmamıştır. Onların bilgileriyle zekaları arasındaki münasebet, bir kitapla bir kütüphanenin raf tahtası arasındaki münasebetin aynıdır: Biri ötekinin üstüne binmekle kalır.<br />
</em></p>
<p><em>Kitap, adamı beslemezse şişirir, bilgilerin yağıyla şişmanlatır. Ayaklı kütüphane denilen adamlar, manevi bünyelerinde fikirden ziyade semen bulunan mahluklardır: ilmin şişkolarıdır. Bunun için sağlam yapılı bir kafa, dolu bir kafadan üstündür ve düşünmek bir fikre gebe kalmaktan başka birşey olmadığı için, kitapların en güzelleri, düşündürücü ve doğurucu eserlerdir.<br />
</em></p>
<p><em>Yine bunun için uyanık bir zeka, okurken her an şüphe içindedir. Bu şüphe at sineği gibidir: Savarsınız yine gelir. Bizi rahatsız etmesine mukabil, demin bahsettiğim kötü dalgınlıktan kurtarmak gibi, sinirlendirici olsa bile uyandırıcı tesiri vardır.<br />
</em></p>
<p><em>Aynı kitabı birkaç defa okumak, ayrı ayrı birkaç kitap okumaktan daha faydalıdır. Çünkü okumakta gaye müellifin ne düşündüğünü anlamaktan ve bir şey öğrenmekten ibaret değildir. Kitapla okuyucunun zekası evlenmeli ve mahsul vermelidir&#8221;<br />
</em></p>
<p>Aklın yolu bir&#8230;</p>
<p>Sevgilerimle</p>
<p>Yüce Zerey | y=f(yuce) <em><br />
</em></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.com/peyami-safa-ve-heybe-felsefesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Heybe Potter ve Sırlar Odası</title>
		<link>http://www.yucezerey.com/heybe-potter-ve-sirlar-odasi/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.com/heybe-potter-ve-sirlar-odasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2006 09:47:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Endoplazmik Retikulum]]></category>
		<category><![CDATA[Heybe Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Algı Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Harry Potter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[
Heybe Porter&#8217;ın hami ailesi Karaerik&#8217;ler o yaz öylesine çekilmez olmuşlardı ki, Heybe bir an önce sihirbazlık okulu Yaşar Doğu&#8217;ya geri dönmek için can atmaktadır. Eşyalarını toplarken ortaya çıkan ev cini Komoçko ise onu uyarır: Yaşar Doğu&#8217;ya dönerse bir felaket olacaktır&#8230;

Heybe Porter, tasını tarağını, tıraş bıçağını, yine sihirbaz olan annesinin elleri ile diktiği banyo lifini heybesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/heybe_porter_copy.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5005086758431015778" style="border: 0px none; margin: 0px auto 10px; display: block; width: 258px; cursor: pointer; height: 363px; text-align: center;" src="http://1.bp.blogspot.com/_l5XMyaXG8V4/RXWj44JKw2I/AAAAAAAAAAM/0wHjWhyrqLs/s320/heybe_porter+copy.jpg" border="0" alt="" /></a><br />
Heybe Porter&#8217;ın hami ailesi Karaerik&#8217;ler o yaz öylesine çekilmez olmuşlardı ki, Heybe bir an önce sihirbazlık okulu Yaşar Doğu&#8217;ya geri dönmek için can atmaktadır. Eşyalarını toplarken ortaya çıkan ev cini Komoçko ise onu uyarır: Yaşar Doğu&#8217;ya dönerse bir felaket olacaktır&#8230;<br />
<span id="more-60"></span></p>
<p>Heybe Porter, tasını tarağını, tıraş bıçağını, yine sihirbaz olan annesinin elleri ile diktiği banyo lifini heybesine atar, Casio kol saatini takar ve Gazanfer Bilge&#8217;den bilet alır, Yaşar Doğu sihirbazlık okuluna gitmek için Harem&#8217;den yola çıkar.</p>
<p>Yaşar Doğu&#8217;ya geldiğinde ortalık yine yıkılıyordur. Herkes elindeki sihirli asalarıyla birbirine eşek şakaları yapmaktadır. Heybe Porter için eşeğin ezoterik bir anlamı olduğundan dolayı, eşek şakalarından hiç hazetmez ve yapanlara karşı da mesafelidir.</p>
<p>Heybe Porter&#8217;ın sihirbazlık alemlerinde kankaları olan Tahsin ve Necla da Heybe&#8217;nin bu duruşuna son derece saygılıdırlar.</p>
<p>Yeni öğretim yılı, öğrencilerin İstiklal Marşı&#8217;nı ve andımızı okumasıyla başlamıştır. Okul Müdürü Abdurrahman Pordoğan Bey, öğrencilere bu seneki okul hedeflerini, akabinde bölüm hedeflerini başarı kriterlerini aktarmış ve performanslarının nasıl değerlendirileceği hakkında genel bilgiler vermiştir. Tuvaletleri temiz kullanmaları, asalarıyla tuvalete girmemeleri aksi takdirde çarpılabilecekleri konusunda uyarılarda bulunmuştur.</p>
<p>Heybe, Tahsin ve Necla üçü tekrar bir araya gelmiş, <span style="font-weight: bold; font-style: italic;">üçü bir arada</span> olmuşlardır ve bir <span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Cafe Crown </span>arası vermişlerdir. Onlar fındık ülkesinde fındık aromasının lezzetini yaşarken okulda olanlar olmaktadır. Sırlar Odası açılmıştır&#8230;</p>
<p><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/sirlar.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5005108108713444226" style="display: block; margin: 0px auto 10px; cursor: pointer; text-align: center; border: 0px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_l5XMyaXG8V4/RXW3ToJKw4I/AAAAAAAAAAg/iBDmx9DLkEI/s320/s%C4%B1rlar.bmp" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Oda&#8217;nın açılmasıyla ortaya çıkan karanlık bir güç, Yaşar Doğu&#8217;dakileri eşeğe çevirmeye başlamıştır. Tüm öğrenciler yavaş yavaş eşek olmaktadır. Heybe, hayatını tehlikeye atarak, Odanın elli yıllık ölümcül gizemini çözmeye çalışır.</p>
<p>Kahramanımız Heybe Porter, ne var ne yok tüm çarşafı dökmüştür. Adeta olayı çözmek uğruna kendini psikopata paralel bağlamıştır. HTML, MHTML ve XML dillerine doğuştan hakim olan Heybe Porter, bu dil bilgisi sayesinde her şeyi ortaya çıkarmıştır. Sır falan kalmamıştır!&#8230;</p>
<p>Sırlar odasının kapısı internet denilen, terliksi organizma tarafından açılmıştır. Internet, bahsi geçen karanlık gücün ta kendisidir. Hakkıyla kullanmayı bilenlerin de aydınlanma gücüdür. (Dış ses toplumsal mesaj)</p>
<p>Esaretin zincirini boynundan sıra sıra çıkaran sırlar, bilgiler kendilerini odanın dışına atmışlar ve insanları <span style="font-weight: bold;">bilgi eşeğine </span>dönüştürmüşlerdir. İnsanlar da neye uğradığını şaşırmış, her çeşit bilgiyi; her formatta, her platformdan talep etmişlerdir. Hayatlarını bilgi ağlarıyla örmüşler, kendi ağlarında kendi kurbanları olmuşlardır, kendilerini dinlemeye, okumaya zamanları kalmamıştır.<a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/1319753-md.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5005107000611881842" style="display: block; margin: 0px auto 10px; cursor: pointer; text-align: center; border: 0px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_l5XMyaXG8V4/RXW2TIJKw3I/AAAAAAAAAAY/C7SAXYQaVxw/s320/1319753-md.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Hatta öyle bir seviyeye gelmişlerdir ki, <span style="font-style: italic;">madde içi hayatta perende üzerine perende atarken, madde ötesi hayatın, ruhlarındaki daimi ihtarcısına, gözü uyku tutmaz nöbetçisine rastlayıp, arada bir bu nöbetçinin selamını alıp yine kendilerini sürükleyen çarklara takılmaya devam etmişlerdir.</span></p>
<p>İşte kahraman Heybe Porter&#8217;ın filmsel kahramanlığı burada devreye girer. Heybe Porter, arkadaşları Tahsin ve Necla ile birlikte okulda heybe felsefesini anlatmıştır. Eylemler, eylemsizlikler düzenlemişlerdir. Etkin mecralar alıp heybe mesajlarını doğru yerlerde konumlandırmışlardır.</p>
<p>Artık Yaşar Doğu Sihirbazlık Okulu heybeci kaynamaktadır&#8230; Tek tük kalmış bir kaç bilgi eşeği de nazarlık olarak okul bünyesinde barındırılmaktadır.</p>
<p>Özet olarak, Heybe Porter ve Arkadaşları, Haybeye değil Heybeye koşmuşlar ve Sırlar Odasını kapısına güzel bir arabirim oluşturmuşlardır. Artık bu arabirim sayesinde, öğrenciler, bilgiyi önce süzecek sonra anlayacak sonra da anlamlandıracaklardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.com/heybe-potter-ve-sirlar-odasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haybeye değil Heybeye&#8230;</title>
		<link>http://www.yucezerey.com/haybeye-degil-heybeye/</link>
		<comments>http://www.yucezerey.com/haybeye-degil-heybeye/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Nov 2006 23:50:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Heybe Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Algı Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Peyami Safa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yucezerey.com/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Heybe dedik, Heybeci dedik, Bilgi Eşeği dedik&#8230; Kafalarımız karıştı&#8230; Yorumlar yaptık, tartıştık, anladık anlamadık, anlar gibi yaptık, reddettik, sadece geyik dedik. Kah güldük kah eğlendik. Ancak söz verdik, eylemlerimiz sürecek dedik&#8230;
Heybe Felsefesi ilk kez Uluslararası Reklamcılar Derneği (IAA)&#8217;nın düzenlenmiş olduğu Reklamcılar Tahtaya Etkinliğinde &#8220;Heybe Felsefesi ve Değişen Marka Anlayışı&#8221; seminerinde sunuldu. Reklamcılar tarafından büyük beğeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Heybe dedik, Heybeci dedik, Bilgi Eşeği dedik&#8230; Kafalarımız karıştı&#8230; Yorumlar yaptık, tartıştık, anladık anlamadık, anlar gibi yaptık, reddettik, sadece geyik dedik. Kah güldük kah eğlendik. Ancak söz verdik, eylemlerimiz sürecek dedik&#8230;</p>
<p>Heybe Felsefesi ilk kez Uluslararası Reklamcılar Derneği (IAA)&#8217;nın düzenlenmiş olduğu <span style="font-weight: bold;">Reklamcılar Tahtaya</span> Etkinliğinde &#8220;<a href="http://www.marketingturkiye.com/Haberler/Detay/?no=6784"><span style="color: #5588aa;">Heybe Felsefesi ve Değişen Marka Anlayışı</span></a>&#8221; seminerinde sunuldu. Reklamcılar tarafından büyük beğeni ile karşılandı. Uluslararası Reklamcılar Derneği üyelerine olumlu geribildirimleri için teşekkür edip, kaldığımız yerden devam edelim. Heybe felsesinin ne olduğunu hatırlayalım.</p>
<p><span id="more-75"></span></p>
<p><span style="font-style: italic;">&#8220;<span style="font-weight: bold;">Heybe felsefesi</span>, günümüz toplumunda, bilgi ve algı çöplüğünün arasından kendisi, değerleri</span></p>
<div><span style="font-style: italic;">ve toplum için doğru bilgileri seçebilen, seçtiği bilgileri anlayabilen ve anlamlandırabilen, bu bilgilerle bireye ve topluma değer katmayı amaçlayan bir düşünce yapısıdır.&#8221;</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">Heybe Oyuncu Kadrosu ve Oynadıkları Mevkiler</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">Heybe felsefesinin etkileşim içerisinde bulunduğu aktörler ve bu aktörlerin özelliklerini biraz<a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/heybe_essegi.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img class="alignright" style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; border: 0px;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger2/6936/409049047882345/320/962931/heybe_essegi.jpg" border="0" alt="" /></a> daha detaylı tanımlayalım:<br />
<span style="font-style: italic;"><br />
<span style="font-weight: bold;">Heybeci</span></span><span style="font-weight: bold;">,</span> heybe felsefesi tanımını içselleştirmiş, kendine ve topluma değer katan <span style="font-weight: bold;">felsefe</span><span style="font-weight: bold;"> insanı</span>&#8230;</span></div>
<p><span style="font-weight: bold;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Haybeci</span><span style="font-weight: bold;">,</span> kendini öğrenmeye adamış, bilgi ve algı çöplüğünün arasından kendisi ve toplum için doğru bilgileri seçebilen, seçtiği bilgileri anlayabilen, fakat anlamlandıramayan ve aksiyon almayan <span style="font-weight: bold;">araf insanı&#8230;<br />
</span><span style="font-style: italic;"><br />
</span><span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Bilgi Eşeği</span><span style="font-weight: bold;">, </span>amaçsızca bilgi arayan, toplayan, arşivleyen, bilgiyi tüketen ama üzerinde düşünmeyen, anlamayan, kendi egosunun tekelinde barındıran, topluma değer katma amacında olmayan</p>
<div><span style="font-weight: bold;">eşek insanı&#8230;</span></div>
<div><span style="font-weight: bold;">Heybe Taktiği: &#8220;Heybe Bilgi Çevrimi&#8221;</span></div>
<p><span style="font-weight: bold;"> </span></p>
<div style="text-align: justify;"><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/heybe-copy.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; border: 0px;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger2/6936/409049047882345/320/576/heybe%20copy.jpg" border="0" alt="" /></a>İnsanın doğuştan beraberinde getirdiği üç temel potansiyel bulunuyor:</div>
<p>Fiziksel potansiyel</p>
<p>Zihinsel Potansiyel</p>
<p>Duygusal Potansiyel</p>
<p>Fiziksel potansiyel, insanın hareket ve eylem boyutunu, zihinsel potansiyel insanın mantık ve anlam üretme boyutunu, duygusal potansiyel insanın his ve ilişkiler boyutunu temsil eder. Her insanda bu üç potansiyelden birisi baskın, birisi yardımcı, birisi de çekinik olarak bulunuyor ve baskın olan potansiyel kişinin ilgi ve enerjisini nereye yönlendirdiğini, kısacası mizacını belirliyor.</p>
<p>Sosyolog Manuel Castells&#8217;in ifade ettiği ağ toplumlarında, modern bilgi toplumlarında, bireyler zihinsel olarak bilgi bombardımanına, duygusal olarak his ve algı bombardımanına, fiziksel olarak da deneyim bombardımanına tutuluyorlar. İşte bu bombardımanı lehimize çevirecek yöntem ise <span style="font-weight: bold; font-style: italic;">Heybe Bilgi Çevrimi</span>&#8216;dir. Heybe bilgi çevriminde bireyler bu bombardımandan gelen bilgileri daha önceden belirlemiş oldukları, bireysel filtreleri, çizgileri, vizyonları, değerleri vb. ile süzüyorlar, süzülen bilgiyi anlayabilecekleri şekilde kategorize edip, anlıyorlar, ve akabinde anladıklarını sindirerek anlamlandırma, ve aksiyon sürecine geçiyorlar. Heybe Bilgi Çevriminin sonunda,<span style="font-weight: bold; font-style: italic;"> süz, anla, anlamlandır</span> aşamaları tamamlandıktan sonra mutl aka maddi ya da manevi bir ürün çıkarmak, çıkan ürünle bireye ve topluma değer katmak esas teşkil ediyor.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Heybe Oyuncuların Sahaya Yayılışı<br />
</span></p>
<div style="text-align: left;"><a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/sahaya_yayilim.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img style="display: block; margin: 0px auto 10px; cursor: pointer; text-align: center; border: 0px;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger2/6936/409049047882345/320/637788/sahaya_yayilim.jpg" border="0" alt="" /></a></div>
<p>Eylemlerimiz, somut örneklerle, devam edecek&#8230;.<br />
<a href="http://www.yucezerey.com/wp-content/uploads/2009/02/haybe_ye_degil_heybeye.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img style="border: 0px none; margin: 0px auto 10px; display: block; width: 333px; cursor: pointer; height: 251px; text-align: center;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger2/6936/409049047882345/320/873602/haybe_ye_degil_heybeye.jpg" border="0" alt="" /></a><br />
y=f(yuce)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yucezerey.com/haybeye-degil-heybeye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
