Bilgi Üniversitesi

Pazarlama İnsanları

Modern Profesyonel Dünyanın Kavramsal Sanrı İnsanları

Profesyonel iş dünyasındaki kavramları, ürünleri ve hizmetleri; fiyakalı metodolijilerin ışığı altında pişirilmiş stratejiler ile özgün ve süslü mesajlarla paketleyerek sunma, aksiyon alma gayretinde iken modern profesyonel dünyanın kavramsal sanrıları tarafından kendisi paketlenmiş ve farkındalık alıcı ayarları ile oynanmış insanlardır Pazarlama İnsanları.

Philip Kotler’in pazarlamayı, insanların fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarını belirleme ve bu ihtiyaçları karşılama süreci olarak tanımlaması; farklı bir açıdan bakıldığında pazarlamanın kendisinin çalıp kendisinin oynadığı bir disiplin olduğunu gösteriyor. İhtiyacı da kendi oluşturuyor (tabi eğer yapabiliyorsa) akabinde de kendi karşılyor.

İhtiyaç oluşturmanın yolu da doğru paket yapabilmekten geçiyor. Paketleyebilme yetkinliği baz alındığında pazarlama insanları kapsamı da hem üretilen içerik açısından hem de üretilen içeriğin doğru mecralarda doğru ve özgün bir şekilde sunumu açısından aşağıdaki gibi genişliyor

* Reklam Ajansı / Dijital Ajans İnsanları

* Medya Ajansı İnsanları:

* Medya İnsanları (TV, Radyo, Gazete İnsanları; Celebrityler, Welebrityler, vb)

* PR İnsanları

Pazarlama İnsanları’nın Genel Özellikleri:
* Pazarlama profesyoneli, sabahın erken saatlerinde, haftanın en az üç günü hatırı sayılır bir spor kulübüne gider.

* Ünlülerin de çalıştığı (Kıvanç’ın baklavalarını çıkarmış olm herif, Ajda’yı yıllardır formda tutan Recep Hoca imiş olm) personal trainer ile birlikte takip ettikleri programa sadık kalarak sporunu yapar.

* Spor öncesi, mutlaka sporda olduğu statü bilgisi Foursquare, Twitter mecralarına verilir.

* Spor esnasında / sonrasında ise sağlıklı yaşam ve personal trainer ile çalışmanın faydasına dair tweetler atılır.

* Spordaki arkadaşlarına en son yaptıkları kampanyalarını ağızından salyalar akıtarak anlatırken alt taraftan da  “Siz yapabilir misiniz lan böyle bir kampanyayı? Kapak olsun size işte. Böyle koyarlar adama…” mesajı itina ile verir.

* Spor sonrasında kulübün sadece etkili ve ünlü insanların uğradığı prestijli kafesinde; Granola  veya Türkiye’de bulunmayan, “Bir türlü şunu da Türkiye’ye getiremediler be Hacım” dedikleri lifli mısır gevreği veya sadece yumurtanın beyazından yapılmış yağsız omlet tercih edilir.

* Kahvaltı sürecinde günlük tweetler takip edilirken: “Aslında bizim çocuklara söyleyeyim de Pikaçu lansmanını burada yapalım lan. Henüz kimse keşfetmedi bu mekanı daha” fikrini düşünmenin hazzı ile tebessüm eder.

* Kahvaltıdan sonra, herkeste bulunmayan yurtdışından alınmış özel muga, herhangi bir işaret vermeden garson kendisine özel filtre kahvesini doldurur.

* Vale’den aracını teslim alıp, özel mugını aracına itina ile yerleştirdikten sonra bir yandan araç kullanır bir yandan da profesyonel kahve yudumlar. İş yerine elinde mug ile girmek ziyadesi ile önemlidir.

* Irgat gibi ofiste kahvaltı etmek (börek, poğaça, sucuklu yumurta, arasında yumurtalar taşmış sandviç, kavurmalı kaşarlı tost, ucuz bir mısır gevreği,  vs yemek) pazarlama profesyonelinin marka kimliği ile uyuşmaz.

* Pazarlama profesyoneli, çalıştığı ve yaşadığı ortamda en şık giyinen ve / veya giyinmesi beklenen kişidir. Kıyafetlerinde marka seçimi, uyumu, aksesuar kullanımı, ve en önemlisi tüm bu paketin sunum sürecinde diğer fonksiyonlarda çalışanlardan farkını ortaya koyar.

* Erkek pazarlama profesyonellerinin ses tonu ve konuşması daha mikrofonik olur. Bu konuşma tarzı kendine güvenini ve “Ver markayı bana asfalt ağlasın… Rakipler egsozumun dumanını solusun..”  mesajını temsil eder.

* Pazarlama profesyonellerinin 179 kelimeden oluşan kendilerine özgü bir dilleri vardır.

* Linguistik perspektifinden değerlendirildiğinde, pazarlama profesyoneli dilinin bazı, İngilizce gibi gözükmesine rağmen dilde yer yer Türkçe, Fransızca ve yerel argo karışımları da gözlemlenmektedir.

* Pazarlama profesyoneli dili, baz olarak alınan İngilizce’nin Türkçe eylemlerle kombinasyonu ile şekillenir. (Feedback Verme, Brief Vermek, Debrief Yapmak, Insight Toplamak, Aduket Çekmek, Off-Brief Kalmak,  To-the-Point Olmak, Pike Çekmek, Gelişine Vurmak,  vb.)

* Pazarlama profesyoneli dili kullanılırken, herkesin (Halil Pazarlama’da çalışan bir pazarlamacının) kullandığı terimlerden ziyade daha özgün ve ilk duyulduğunda “Bu anlama geliyor lan şimdi. Herifteki donanıma bak. Biz ne İngilizce biliyoruz ne de pazarlama, hemen çaktırmadan zargan gireyim”. Hissiyatını verecek ifadeler kullanılmalıdır. (Low Hanging Fruit toplamak, Idea Push Back etmek, Greenhousing yapmak, Fingers Crossed, Headsuplaşmak, Tissuelaşmak, Lets get the hell out of here, None of your business Hamit, Gorgeous Idea, Air Bending Yapmak, Fikri Bayır Aşağı Vurdurmak, Mass ile Align Olmak, vb)

* Pazarlama profesyoneli dili kullanımında profesyonellerin birbirlerine hitabı da çok önemlidir. eMail ortamlarında ve/veya toplantı ortamlarında karşıklı olarak “Dear, Dude, Bro, Toprağam, Hafız, Hacım, NeYaptın vs.” Şeklinde hitap etmek büyün puan kazandırır.

* Pazarlama profesyoneli dili kullanımında ajans ile yazılı iletişim sürecinde emaillerin, üretilen dokümantasyonun tamamının İngilizce olması gerekir. Maillerin sonunda İngilizce kısaltmalar nakış gibi işlenmeli, (Udt, pls, roy, brf, dbrf, mtng, roi, prop, po, pikacu, pic, mov, pop, bt, mt, abm, bm, sbm, pm, lol, yeah, etc.) ajans tarafında “Oha be olm adamlara bak ne kadar hakimler İngilizce’ye bir de öyle kısaltmalar koyuyorlar ki bi bok anlamıyoruz. Sormaya da utanıyoruz. Kafamıza göre ilerliyoruz  tamk”  algısı oluşturulmalıdır.

* Pazarlama profesyoneli dilini dibine kadar kullanırken, kullanılan bir çok kavramın Türkçe karşılığının olmamasından yakınırlar Türkçe konusundaki hassasiyetlerini gündeme getirirler. (@sertactomac paylaşımı #pazarlamainsanları)

* Pazarlama profesyoneli mutlaka düzenli olarak yabancı kitap ve dergiler okur. Okuduğu kitap ve dergilerden alakalı alakasız her ortamda (Agency meetingte, internal status meeting te, twitterda, sir ağda salonunda, executive meetingte, executivelere presentation yaparken, Otomatikçi Sebahattin’in motor rektifiye atölyesinde brief verirken) bahseder. Konuyu bir şekilde okuduğu kitaba ve / veya dergiye getirir.

* Pazarlama profesyoneli kendisi haricindeki tüm topluma deney hayvanı muamelesi yapar. Deneklerine sürekli peynir, havuç, karpuz kabuğu vererek farklı durumlarda (manivelaya basıldığında, elektrik verildiğinde, deneğin üzerine kusulduğunda, deneğe sövüldüğünde, deneğin koltuk altı kılları koparıldığında vs) deneklerinin nasıl davrandığı anlamayı, insight toplamayı şiar edinmiştir.

* Pazarlama profesyoneli, eşekler gibi izlediği ama söylerse ayıp olacağını düşündüğü her diziyi, kadın programını, yarışmayı, filmi; insight toplama, “Halk neleri izliyor? Neleri beğeniyor?” kisvesi altında deneyimler.

* Pazarlama profesyonelinin kurmuş olduğu cümlelerin hiç biri Türkçe olarak bitmemelidir.
Ajanslardaki creative ekiplere öykünüp; reklam senaryosu yazmak, logo tasarlamak, marka bulmak, creative idea bulmak, çizim yapmak, mock-up tasarlamak, video çekmek; toplantı odasına atını sokup, ajansın getirdiği fikirleri dinlerken atına kesme şeker vermekten farksızdır.

“ Toplantım var, hayvan gibi yoğunum olm, sabahtan beri yerime oturamadım, bir fırsatını bulup arayacağım, daha öğle yemeği bile yemedim.” mesajlarını istatistiksel argümanlarla ifade ederek ajansı sabahın köründe ya da gecenin geç saatlerinde çağırmak, ya da o saatlerde de kesişim bulunamaz ise conf call yapmak pazarlama profesyoneli için önemli bir statü sembolüdür.

* Ajans toplantısında giriş konuşması yapmak, giriş konuşması esnasında herkese gaz veren, toplantının hedeflerini özetleyen konuşma yapmak çok profesyoneldir.

* Pazarlama profesyoneli toplantıya girerken mutlaka yanında, yurt dışından alınmış özgün bir kılıfı olan iPad olur. Amele gibi her konuşulanı not almaz. Azami bir ya da iki satır not alır ve “Olm herif amma kapasiteli lan, saatlerdir konuşuyoruz herif her şeyi aklına yazdı. İki satır not aldı. Gerçekten hak ediyor bu pozisyonu.” mesajını verir.

* Pazarlama profesyoneli toplantı esnasında aldığı iki satır notu da iPad’in standart not uygulamasından ziyade özel Meeting Minutes, Evernote gibi programlarda alarak, “iPad’i bile herkesin kullandığı gibi Angry Birds düzeyinde kullanmıyor. Adam verimlilik olayını çözmüş, paperless olmuş” mesajını verir.

* “Challenge” adı altında konuşulanlara bok atmak, farklı olmak adına mutlaka alternatif bir şeyler söylemek, pazarlama profesyonelinin özgün ve profesyonel düşünce yapısını ortaya koyar.

* Ajans ile yapılan toplantı sonunda konuşulanları maddeler halinde özetlemek: “1. Creative Ekipteyi Rıza Saatini Nereden almış?, 2. Account Manager Hamide’nin kaleminin markası neydi?. 3. Big & Bold farklı neler yapabiliriz? 4. Kaynaklarımızı nasıl verimli kullanabiliriz? 5. Yeterince mass e gidebiliyor muyuz? 7.Inovatif ve maliyeti uygun neler yapabiliriz biraz daha araştıralım. ” ve “Sizler saatlerdir hayvan gibi çenenizi yoruyorsunuz ama ben mevzuyu 7 maddede özetliyorum, çok iyiyim” mesajını vermek çok profesyoneldir.

* Ajanslara “Agency Fee’ye sürekli zam yapmak istiyorum, bunun için elimden geleni yapıyorum, hatta kendi kariyerimi riske atıyorum. Ama malesef Sudenaz, Pelinsu ve Himmet taş koyuyor” mesajını sürdürülebilir şekilde vermek çok profesyoneldir.

* Ajanslara düzenli olarak “Daha iyisini yapabilirsiniz. Hala bu kampanyanın bir sürü eksiği var.” Mesajını vererek ajans çalışanlarının havaya girmesini önlemek pazarlama profesyoneline büyük puan kazandırır.

* Ajansların sunmuş oldukları her işte mutlaka eleştirilecek bir şey bulmak (fontunu beğenmedim, pdf yapsaydın, kılı dönmüş vs) farklı düşünen farklı gören pazarlama profesyoneli duruşudur.

* Ajansın sunduğu işi düşürmek için objektif ve anlamlı sebepler gösteremiyorsa “içimize sinmedi’ derler. (@SezenSerez paylaşımı #pazarlamainsanlari)

* Pazarlama profesyoneli,  ajans  ilişkilerinde her zaman mesafeli olup, ense tokat yaklaşımlarından her daim uzak durur. Yapılan her espriye gülmez. İş önceliğini düzenli olarak vurgular.

* Ajansların projeler kapsamında yaptığı harcamalar konusunda “Rahat ol, koy …ne rahvan gitsin” algısı yaratırken 5TL’nin hesabını sormak fark yaratır.

* Yapılacak toplantıyı özellile ajansa aldırıp, kahvaltı, yemek vs hazırlanmasını sağlamak akaibinde gittiğinde konu ile ilgili sosyal medyada nitelikli fotoğraflarla paylaşımda bulunmak; Kerem Görsev dinlemeye gitmişken kulaklıkta Serdar Ortaç dinleyip masanın üzerine çıkıp oynamaktan farksızdır.

* Ajanslardan düzenli bir şekilde statü güncellemesi istemek ve “Olm sürekli yayıyorsunuz ama ben sizi hayvan gibi takip ediyorum” mesajını vermek çok profesyoneldir.

* Statü güncellemelerini belli bir patterne oturtmadan talep etmek daha şıktır. Ajans çalışanlarını sürekli şaşırtmak gerekir.

* Pazarlama profesyonelinin, “Atlar ile Marka yönetimi, Sushi ile Creative Düşünce, NLP ile Tüketici Davranışı, Golgi Aygıtı ve Sosyal Medya Pazarlaması, Pikaçu ve Mobil Pazarlama, Sir Ağda ile Pazar Araştırması, Koltuk Altından Gaz Çıkarma ve Semiotics, İkizlere Takke ve Medya Planlama, Sucuk pişirme ile debrief feedbacki verme, Karpuz Kesme ile Ajans Performans Yönetimi, Halden domates alımı ile teklif değerlendirme teknikleri, Komodo Ejderleri ile inovasyonda süreklilik, kiteboard ile sıradışı pazarlama profesyonelliği vb.” gibi her konuda  sürekli kendini geliştirmesi esastır.

* Pazarlama profesyoneli, kişisel gelişimin spiritüel kısmını her daim önceler. Bu bağlamda düzenli yoga yapmak, çakra açtırmak, baksı dansı yapmak, nefes atölyelerine katılmak, çevreyi feng-shui’ye göre düzenlemek, shiatsu eğitimi almak, radyestezi eğitimi almak, kristal taş terapisi yaptırmak, homoepati eğitimi almak, kinesioloji eğitimi almak, kiropratiğe hakim olmak, enerji kılıç ve kalkanları ile donanmak, telekinezi ve astral seyahat etmek çok profesyoneldir.

* Her dakika Philip Kotler, Michael Porter, David Ogilvy, Abdurrahman Pordoğan gibi konuşup ne kadar derin bir pazarlama bilgisi olduğu mesajını vermek, profesyonel bir toplantıda gazel okumaktan farksızdır.

* Pazarlama profesyoneli gitmiş olduğu her mekanda yer almış olduğu her deneyimde ilgili mekanın etkinlikleri, marka mimarisi, iletişim dili, iletişim uygulamaları, bunları hazırlayan marka ekibi, hazırlayan ajansa bok atmadan yorum yapmadan bu konuda ne kadar derin bir bilgiye dahip olduğunu göstermeden duramaz. Soranlara da “Ne yapayım meslek hastalığı işte elimde değil” demek “Oha olm adam ne kadar işini hazmetmiş ne kadar işine bağlı. Ne kadar hakim” mesajını verir.

* Pazarlama profesyonelleri, dünya kadar iş yapsalar da baskalarinin gozunde hep “Siz de işte böyle takılın eğlenin, goy goy yapın, biz eşek gibi çalışalım” algısı vardır. (@gckprenses paylaşımı #pazarlamainsanları)

* Profesyonel pazarlama insanı, salata soyarken bile atomu parçalıyor duruşu sergiler. (@haldunoz paylaşımı #pazarlamainsanları)

Devam Edecek

#ajansinsanları hashtag’i ile bir sonraki yazıya katkıda bulunabilirsiniz.

Yönetici İnsanları V

Yönetim için dünyaya gelen insanlar

Previously on Yönetici İnsanları (I, II, III, IV)

İletişim Yönetimi

Ofis Ortamı Yönetimi

Toplantı Yönetimi

Çalışanlarla İlişki Yönetimi

Network / İlişki Yönetimi

Kişisel Gelişim Yönetimi

Sosyal Medya Yönetimi

 

Seyahat Yönetimi
Read More…

Yönetici İnsanları VI (Final)

Yönetim için dünyaya gelen insanlar

Previously on Yönetici İnsanları (I, II, III, IV, V)

İletişim Yönetimi
Ofis Ortamı Yönetimi
Toplantı Yönetimi
Çalışanlarla İlişki Yönetimi
Network / İlişki Yönetimi
Kişisel Gelişim Yönetimi
Sosyal Medya Yönetimi
Seyahat Yönetimi

Özel Hayat Yönetimi Read More…

Blackberry İnsanları

Blackberry İnsanları  Kırmızı ışık uğruna hayatını feda eden insanlar…

“Hiç gerçek olduğunu sandığın bir rüya gördün mü? Ya o uykudan hiç uyanmasaydın rüya olduğunu nasıl anlayacaktın?” (Morpheus / Matrix 1999)

Gerçek olduğunu sandığımız bir rüyanın içindeyiz. Sabahları erkenden kalkıyor, profesyonel kıyafetlerimizi kuşanıyor, sinirlerimizi trafik şehidi olarak gömerek, plazalarımıza doğru yola koyuluyoruz.

Plaza ekosisteminde to-do listlerimizi eritirken, karakter taviz defterimizi kabartıyoruz.

Plazaların oksijenden yoksun ortamlarında rüyadan uyanamıyoruz ki içinde bulunduğumuz ortamın rüya olduğunu anlayalım.

 

Blackberry, “Profesyonel İş Dünyasında Kariyer” serüveninde daha üst kademelere yükselebilmek, her fırsatta aidiyeti gösterebilmek, sisteme daha çok katma değer sağlayabilmek ve rüyadan uyanmamıza hiç fırsat vermemek için makineler tarafından tedarik edilmiş post-modern prangadır.

Blackberry, profesyonel damaklardaki o küçük apse, dilinle oynamasan hemen geçecek ama duramıyorsun, oynuyorsun…

Oynadıkça rüyadan kopamıyorsun, uyanamıyorsun.

Beyaz tavşanı izlemeyi bıraktığında daha profesyonelleşiyor ve yetkin bir blackberry kullanıcısı oluyorsun.

Read More…

11 Mayıs Bilgi MBA Dersimin Konuğu: Sarper Danış

Bilgi MBA Programları bünyesindeki Business 2.0: Digital Age Business dersimizde bu hafta yine çok değerli bir konuğumuz var. Türkiye’de Dijital Medya, Arama Motoru Pazarlaması denilince  akla ilk gelen isimlerden biri olan Sarper Danış,  bu hafta sizlerle…  Sarper bize, Dijital Medya, Dijital  Reklam Modelleri, Arama Motoru Optimizasyonu, Arama Motoru Pazarlamasınun  dinamikleri, stratejisi ve Türkiye’de güncel durumlarından bahsedecek.

Eylem Yeri: Bilgi Üniversitesi, Santal İstanbul, E3 Binası, 103  Nolu Sınıf

Eylem Saati: 19.00 – 21.00 Kapalı Aralığı

10 seneyi aşkın süredir online medya, reklam ve pazarlama iletişimi alanlarında çalışan Sarper Danış Ping’de medya ve search departmanlarından sorumludur.

İstanbul Lisesi mezunu olan Danış, 1996-2000 senelerinde Almanya’da pazarlama ve MIS eğitimleri aldı. Almanya’da çeşitli interaktif projelerde görev alan Danış, 2001 senesinde Carat Medya’da dijital medya uzmanı olarak profesyonel iş hayatına atıldı. Türkiye’nin ilk dijital ajanslarından Plus v.2′de interaktif proje yöneticiliği yapti. 2004 senesinde katildigi Zap Medya’da medya planlama ve satınalma, SEO ve SEM departmanlarına liderlik yapan Danış, 2006′da şirkete yönetici ortak oldu. Danış’ın bulunduğu dönemde Zap Medya finansal ve fiziksel anlamda 10 kat büyümüş, interaktif alanda satınalımlar gerçekleştirmiş ve Türkiye’nin ilk uluslararası dijital ajans satışını gerçekleştirmiştir.

04 Mayıs Bilgi MBA Dersimin Konuğu: Kurt Onur

Bilgi MBA Programları bünyesindeki Business 2.0: Digital Age Business dersimizde bu hafta yine çok değerli bir konuğumuz var. Türkiye’de Mobil Pazarlama denilince  akla ilk gelen isimlerden biri olan Kurt Onur,  bu hafta bizlerle…  Kurt bize, Mobil Pzarlama, Mobil Reklam, dinamikleri, stratejisi ve Türkiye’de Mobil Pazarlama’dan bahsedecek.

Eylem Yeri: Bilgi Üniversitesi, Santal İstanbul, E3 Binası, 103  Nolu Sınıf

Eylem Saati: 19.00 – 21.00 Kapalı Aralığı

Kurt Onur Kimdir? Diyenler için gelsin…

1976 yılında Istanbulda doğan Kurt Onur, orta öğretimini Saint Michel lisesinde tamamladıktan sonra, Istanbul Universitesi ingilizce iktisat bölümünde üniversite hayatını 1999 yılında tamamladı. Okul yıllarının tümünde Tekfenbank hazine departmanında çalışarak geçiren Kurt Onur, üniversite eğitiminin tamamlanması ile yine aynı bankacılık kuruluşunda Araştırma görevlisi olarak çalıştı. 2001 yılı itibariyle, Dışbank ekonomik araştırmalar departmanında Ekonomist olarak çalışan Kurt Onur, yine aynı sene Işık Üniversite işletme yüksek lisans programını girdi, tez konusu mobil pazarlama ve pazarlamanın evrimleşme süreci üzerine çalışırken, Turkcell’in etrafında yeni oluşmaya başlayan mobil pazarlama ajanslarında biri olan Pharos’da yeni bir kariyere atladı.

Türkiye’nin 4 büyük mobil pazarlama ajansından biri olan Pharos bünyesinde genel müdür olarak çalışan Kurt Onur, 2009 Temmuz ile birlikte görevinden ayrılmıştır. Halen, Turkcell reklam satış evi hizmeti veren Move Mobile Media Agency genel müdürlüğü görevini üstlenmektedir. TUBISAD yeni medya komisyonu ve MMI Turkey gibi oluşumlarda aktif rol almaktadır.

1 2  Scroll to top