NTV Yayınları

Tarihsel Şahsiyetlerin Sıradışı Özellikleri

Tarihsel Şahsiyetlerin Sıradışı Özellikleri

Yaklaşık bir aydır elimde dolanan ve henüz bitirebildiğim ve keyif aldığım bir kitaptan çıkardığım notları paylaşmak istedim.

Kitabımız,  NTV Yayınları’ndan, John Lloyd ve John Mitchinson tarafından yazılmış , Nurettin Elhüseyni tarafından İngilizce’den Türkçe’ye çevrilmiş:  Nasıl Bilirsiniz? (447 sayfa)

NTV Yayınları Türkiye’de önemli bir eksiklik olan popüler kültür referans kitap yarasına derman oldu. Kendilerini tebrik ediyorum. Bu konuda emeği geçen Sevgili Dostum M. Serdar Kuzuloğlu‘na da ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

Nasıl Bilirsiniz? Tarihsel şahsiyetlerin sıradışı özelliklerini belli bir kategorizasyona göre sunuyor. Bu kategorizasyon bence kitabın en büyük alamet-i farikası.

Kitabı olurken aldığım rassal notlar aşağıdaki gibidir:

Leonardo da Vinci: Gayrimeşru Dahi


  • İtalya’nın küçük bir dağ kasabasındaki bir noterin gayrimeşru oğlu, annesi Caterina ise bir Arap köle
  • Gayrimeşru olması Leonardo’yu üniversiteye girme ya da hekimlik ya da avukatlık gibi saygın mesleklerden birini edinme şansından mahrum bıraktı.
  • Tank, paraşüt, hendek açmaya yönelik vinç, banyo için sıcak ve soğuk suyun birlikte aktığı musluk, katlanır mobilya, dalgıç tüpü, otomatik davul, otomatik açılıp kapanan kapılar, spagetti pişirme aleti, bıçak bileme aleti, yumurta dilimleme aleti, sarımsak ezme aleti gibi şeyleri Da Vinci’nin zekasına  borçluyuz.
  • Ağaç halkalarını sayma yoluyla ağaç yaşının bulunabileceğinin farkına varan ilk kişi oldu.
  • Gökyüzünün neden mavi olduğunu Lord Rayleigh’nin moleküler saçılmayı bulmasından 300 yıl önce açıklayabildi.
  • Tuttuğu notların tamamını tersten yazıyordu. Tuttuğu notlar ayna yardımı ile okunuyordu.
  • Hiç kimsenin olmadığı bir dönemde vejetaryendi.
  • Matematikte çok kötüydü, temel geometriyi ancak öğrenebildi ve aritmetik hesapları çoğu kez yanlıştı.

Sigmund Freud: Çenesi Olmayan Psikanalist


  • Daha iki buçuk yaşındayken annesini bir tren kompartımanında çıplak görmek Freud’un libidosunu uyandırdı ve o andan itibaren tren yolculuğuna karşı ömrü boyunca sürecek bir dehşet duymaya başladı.
  • Otuz yaşında evlenene kadar bekaretini korudu.
  • Otuz yaşında tutulduğu ilk kişi arkadaşlarından birinin annesiydi.
  • Günde yirmi adet puro içiyordu. Ağız kanserine yakalandı. Izdırap verici 30 ameliyat geçirdi, bütün üst çenesi  ile damağının sağ tarafı alındı; yemek yemesi konuşabilmesi için ağızına uygun bir plaka takıldı.
  • II. Dünya savaşının başlamasından üç hafta sonra öldü.

Isaac Newton: Ieova Sanctus Unus


  • Newton on yedi yaşındaydı. Zor durumdaki annesi toprağı sürmesi için onu okuldan aldı.
  • Gözlerini çayırlara dikerek geçirdiği iki yılda Newton’un başına tam olarak ne geldiği hala bir gizem olarak duruyor. Saplantılı kişiliği Asperger sendromu gibi hafif bir otizm geçirmiş olabileceği kanısını uyandırıyor.
  • Bu doğru olsun olmasın Newton kesinlikle tuhaftı
  • Sıklıkla yemek yemeyi unutur ve aklına geldiğinde de çalışma masasının başına dikilerek yerdi.
  • Kimi zaman laboratuvarında ateşi söndürmeksizin altı hafta aralıksız çalıştığı olurdu.
  • Paranoyaklığı ile ünlüydü. Yanında çalışanların dürüstlüğünü sınamak için pencere kenarında altın parayla dolu bir kutu bulundururdu.
  • Cinsel ilişkiye hiç girmeden öldüğü neredeyse kesindir.
  • Newton’un gizli bir ikinci yaşamı daha vardı. Simya ve büyü ile hayli ilgiliydi. Kütüphanesindeki 270 kitabın yarısından fazlası simya, mistisizm ve büyüyle ilgiliydi.

Salvador Dali: Annesinin Portresine Tüküren Ressam


  • Saygın bir avukat ve katı bir disiplin meraklısı olan babasını inadına kızdırıp cezalandırmaya yöneldi. Sekiz yaşına kadar kasıtlı olarak yatağını ıslattı ve evin her tarafına dışkılayarak, ömür boyu sürecek bir pislik saplantısı edindi.
  • Aslında gayet düzgün yazabilmesine rağmen babasını daha da kudurtmak için okunmaz bir el yazısı geliştirdi.
  • Dali, annesinin ölümünü hayatında yediği en büyük darbe olarak niteleyecekti. Ancak “Bazen Annemin Portresine Zevkle Tükürürüm” ifadesi de kendisine aitti. Bu ifade Dali ile babası arasındaki ilişkiyi koparttı.
  • Babası ile bir kavgaları sonrasında Dali, sperm dolu bir kaputu babasına uzatarak “Al şunu artık sana hiçbir borcum yok” dedi.
  • Mastürbasyon müptelasıydı.
  • Eşini başka erkeklere sunmak daha çok tercih ettiği bir şeydi.

Epikür: Böbrek Taşlarından Müzdarip Filozof


  • Gamsızlığı ile tanınırdı.
  • Ana fikri: Acıdan kurtulmanın yolu korkudan arınmaktır. Kaybetme korkusu, açığa çıkma korkusu ve en kötüsü de ölüm korkusu.
  • Köleler ve kadınlar için eşit hakları savunan ve herkese parasız eğitimi öneren ilk kişi idi.
  • “Zararı asgariye indirirsen, mutluluğu azamiye çıkarırsın” derdi.
  • Birçok Romalı öğrencisinin mezar taşında yer alan Latince Non, fui, fui, non sum, non curo (Yoktum, varım, olmayacağım, umrumda değil) hümanistlerin cenaze törenlerinde sıklıkla kullanılır.
  • “Bir adamı mutlu etmek istiyorsan, onu daha zenginleştirmek yerine arzularından arındır.” derdi.

Benjamin Franklin: On Parmağında On Marifet


  • Vejetaryenlik, kardeşçe sevgi, böbrek taşları, Asla Amerikan Başkanı olmamış Amerikan Başkanı, Benjamin Franklin’in etiket bulutunu oluşturuyor.
  • Amerika’nın
    • ilk halk kütüphanesini kurdu.
    • ilk sivil itfayesini kurdu.
    • ilk yangın sigorta planını yaptı.
    • ilk halk hastanesini açtı.
    • ilk kent sokak aydınlanmasını gerçekleştirdi.
  • Pennsylvania Üniversitesi’ni kurdu.
  • Aynı zamanda önemli bir mucit olan Franklin’in icatları arasında, paratoner, odyometre (kilometre sayacı), kütük yakılan ev sobası, yüksek raflardaki kitapları almaya yarayan bir uzatma kolu, yirmi dört saatlik kadranlı bir duvar saati, yelpaze takılı sallanan sandalye, cam armonika, çift odaklı mercek yer almaktadır.
  • Cornwall’daki Famouth limanından çıkan posta vapurlarının New York’a varmasının Londra’dan denize açılan tüccar gemilerine oranla iki hafta fazla sürmesi kafasını kurcalayan bir konuydu. Gizemi çözmek için doğrudan yaklaşım yolunu tuttu ve bir Nantucket balina gemisi kaptanı olan kuzeni Timothy’yi akşam yemeğine davet etti. Balina avcılarının ve tüccarların sakındığı, ama posta vapurlarının içine daldığı azgın bir okyanus akıntısı olduğunu öğrenince, tecrübeli gemicilerden oluşan bir grubu akıntının haritasını çıkarmakla görevlendirdi ve akıntıya Gulf Stream adını verdi.
  • ABD’nin dünyada iki süper güç olan, Fransa ve Büyük Britanya tarafından tanınmasını sağladı.

Cengiz Han: Mezarının Yerini Sadece Dişi Bir Deve Biliyor


  • Dünyanın şimdiye kadar gördüğü en büyük imparatorluğun başıydı.
  • İskender’in kurduğu imparatorluğun 4 katı ve Roma yönetimindeki toprakların 2 katı idi.
  • Cengiz Han bu toprakları yoktan başlayarak 20 yıl içinde elde etti.
  • Çok genç yaşta evlendi. Kısa bir süre sonra karısı Börte vahşi Merkit kabilesince kaçırıldı ve tecavüze uğradı. Karısını geri aldılar ve döndüğünde bir oğlan çocuk doğurdu.
  • 42 yaşında tahta geçti.
  • Yam olarak bilinen hızlı bir haberleşme sistemi kurdu. Bir tür Asya atlı postası gibi işleyen bu sistem 225 km aralıklarla bütün imparatorluğu saran, insanlı ikmal konaklarından oluşan bir zincirdi.
  • Bir Moğol ordusu günde 150 km den fazla yolu rahatlıkla alırdı. Süvariler yemeklerini hareket halinde yer ve hatta dört nala giderken ayağa dikilip hacet giderirlerdi.
  • Moğollar genellikle büyük bir kenti kuşatmak yerine düşman ordusunu pusuya düşürüp savaş alanında yok etmeye çalışırlardı; ama kente girileceği zaman hem acımasız hem de son derece özgün yöntemlere başvururlardı.
  • Önce savunmasız küçük yerel kasabalar alınır ve buradan kaçanlar kente doğru sürülürdü, böylece yaşam alanları ve gıda kaynakları baskı altına alınırdı. Ardından çevredeki akarsuların çığırları değiştirilerek kentin su kaynağı kesilirdi.  Son derece etkili olan Moğol mancınıkları bazen veba kurbanlarının cesetlerini kent surlarından içeriye atardı. Biyolojik silahların ilk örneklerinden biriydi bu. Kentin teslim olması halinde, erkeklerin hepsi öldürülürdü, ama geri kalanlar kurtulurdu.
  • Marco Polo’ya göre Cengiz Han’ın öldürdüğü insan sayısı 20bin in üzerindeydi.
  • Orta Asya’nın şimdiki erkek nüfusunun yüzde 8’inin doğrudan Cengiz Han’ın soyundan geldiği saptanmıştır.

John Harvey Kellog: Mısır Gevreğinin Mucidi


  • Dr. John Harvey Kellogg’un basit bir sloganı vardı: “Maymun ne yiyorsa onu yiyin, yani aşırıya kaçmadan sade yiyeceklerle yetinin”
  • Doksan iki yaşına varmak üzereyken öldüğünde hala bakirdi.
  • Uzun süren deneylerden sonra mısır gevreğini buldu
  • Sigaraya kampanya açan ilk doktorlardan biriydi.

Henry Ford: Sağlıklı Beslenen Fabrikatör


  • Yetmiş beş yaşında bile hala amuda kalkabilecek durumdaydı.
  • Ellili yaşlarının sonlarında havaya sıçrayıp şömine rafındaki bir puroyu aşağı indirerek arkadaşlarını hayrete düşürmüştü.
  • Vücudun soğuk içilen suyu ısıtmak için enerji harcadığı inancıyla her zaman ılık su içerdi.
  • St. Clair Gölü’nde 999 adı verilen bir arabayla saatte 146 km ile dünya kara ulaşım hız rekorunu bizzat kırdı.

Nikola Tesla : 20. Yüzyılı Oluşturan Adam

  • Bazılarının dünya teknolojisini modernleştirmek üzere Venüs’ten gönderildiğine inandığı Sırp Mühendis, Nikola Tesla idi.
  • Günümüzün bütün elektrik şebekelerinin temelinde yatan dalgalı akım sistemini geliştirmesinden dolayı “elektriğin koruyucu azizi” lakabı takıldı.
  • Elektromanyetik, robot bilimi, uzaktan kumanda, radar, balistik, ve nükleer fizik alanındaki buluşlarıyla 700 den fazla patent aldı.
  • Bize radyoyu, x ışını tüplerini ve fluoresan ışını veren Tesla bobinini icat etti.
  • Üniversite yıllarında boş zamanlarına kendi kendine beş dil öğrendi.
  • Geceleri iki üç saatten az uyurdu.
  • Westinghouse ve Tesla, 1898’de dünyanın ilk hidroelektrik santralini kurdular.
  • Wilhelm Roentgen’den üç yıl önce x ışınlarını buldu ve biyolojik risklerine dikkat çekti.
  • Marconi’den iki yıl önce telsiz dalga aktarıcısını geliştirdi, telsiz kumandasını icat edip patentini aldı.
 Scroll to top