radikal

Ebitda Niyetine

ebitda.001

Orbay, yakın arkadaşlarının ifadesi ile nam-ı diğer “Bal Orbay”, ailesinin maddi manevi fütursuz desteğini altlık yapmış; üzerine iflah olmaz şans faktörünü cilalamış ve  hayatının her evresinde dört ayak üstüne düşmüş biri. Doğuştan kazananlardan.

Rasim ise, hayatın doğrusal deviniminde ilerlerken her çentiğin bünyesinde iz bıraktığı, acı çekmeden bir sonraki seviyeye yükselmeyi henüz becerememiş,  üstüne üstlük şansın da kendisine cimri davrandığı biri. Ancak tüm bu dezavantajların yanında, zehir gibi bir kafayı, full artı full yetkinlik setini ve delikanlı cesur yüreğini de göz ardı etmemek gerek.

Orbay ile Rasim’in kader çizgileri üniversite yıllarında kesişir. Okulun popüler çocuğu Orbay, sınav öncesinde her daim Rasim’e yamanır. Rasim’den nemalanarak iyi kötü sınavları geçer.

Read More…

Az Entelektüelin Dramı

az entelektuel.001

Entelektüel gibi naif bir kavramın en kaba tasviri manda kasa Mercedes’tir. Ara sokaklarda, dar alanlarda, kısa mesafeleri ilişkilerde, ayak üstü kesişimlerde; çevik ve artistik hareketler gerektiren durumlarda kendini hakkıyla gösteremez. Ancak otobanda yola oturduğunda, kayda değer mesafe kat edildiğinde ve derinlikte boy verilmeye başlandığında kendisini kimse tutamaz.

Az entelektüel ise tüp takviyeli Şahin gibidir. Ara sokaklarda, dar alanlarda, ayak üstü tadımlık ilişki ve sohbetlerde; ani fren ve gazlarla kendini gösterir. Otobanda yola bi türlü hakkıyla oturamaz. Motivasyonu sol şeritte gelen geçenle kapışmak olsa da, bunu her denediğinde g..tü başı patlar. Filmin son sahnesinde ise her daim su kaynatır ve emniyet şeridine çekmek zorunda kalır.

Az entelektüel, hayatının her evresinde aşk ve şevk ile gerçek entelektüele öykünür. Öykünmenin dozundaki konjonktürel dalgalanmalardan dolayı da kendini entelektüel zanneder ve öyle yaşar. İşte dram da tam bu noktada başlar. Araf sınırları aşılmış, taraf seçilmiş, eziklik payesi kuşanılmıştır. Artık bundan sonrası rahvan gitsindir.

Read More…

Az Zenginin Dramı

az_zengin.001

Zengin, sosyo-ekonomik statü düzeyi, parası, malı sonsuzda şuursuzluğa yakınsayan; varlıklı, varsıl, variyetli kişiler grubudur.

Az zengin ise, hayatının merkezine zengini almış, zengini zenginden daha çok konuşan, zenginin yaptıklarını ve / veya yapmadıklarını  zenginin bile fark etmediği, detaylı bir şekilde deneyimlemek için kıt kaynaklarını optimize etme çabasında olan orta – üst sınıf fukara kümesidir.

Maratona tavşan olarak başlayan zenginin arkasından ciğerleri patlayana kadar koşan az zengin, fukara dünyasında, bir çok travmayı, dramı bünyesinde barındır:

Read More…

Çıkarılamayan Goller
fft81_mf2677679
Çıkarılamayan Goller 

O kadar işin gücün arasında bir de mülakat mı yapacaktı? “Bi türlü bulamadık gitti şu proje yöneticisini”  diye hayıflandı yine. Tam insan kaynakları ekosistemine söveyazıyorken departman asistanı aradı. Mülakata çağırıyorlardı. Üflerin püflerle raksından ortaya çıkan hüzünbaz melodiler eşliğinde aşağı indi.

Read More…

Az Popüler Yazarın Dramı…

azpopuleryazarındramı.001
Arafta kalmış bünyesindeki amansız yangınları, sarkastik tekniklerle söndürememiş; hüzünlerini geçmişine, umutlarını kelimelere emanet etmiş kişidir yazar.

Kimisi dünyayı değiştirmek, kimisi kendini geliştirmek, kimisi de yaralarına pansuman olsun diye yazar.

Popüler olanları çok havalıdır. Auraları 34 ila 45 mt arasında değişir. Yazdığı her kelimeyi okur okumaz; değişmeye, gelişmeye, hissetmeye başlarsın. Tanışmak için can atarsın. Her kitabını, hayat hikayesini, tuvalete hangi ayakla girdiğini ezbere bilirsin. Her aktivitesine katılır, kelimeleriyle aranda kurduğun sanal bağın fiziksel dünyada izdüşümünü kovalarsın.

Read More…

Aldım Verdim Ben Seni Yedim

aldımverdim.001

Aldım Verdim Ben Seni Yedim

Kartvizit üzerinde ağız sulandıran bir şirketin köhne bir toplantı odası. Kabloların iç içe geçerek birbirleriyle uzun süreli ciddi bir ilişki yaşama kararı aldığı bir oda.

Odanın tabanındaki, orijinal renginin ne olduğu üzerine büyük bahisler dönen, kat görevlilerinin de yıkamaya tenezzül etmediği, üzerinden nesiller yürümüş halıfleks yüzünden Naz sürekli hapşırıyordu. Hapşırmaktan kafasını sabit tutamamasına rağmen hız kesmeden çalışmaya devam ediyordu. Çünkü cazibesi yüksek toplantı odaları müsait değildi ve elindeki sunumu bir an önce bitirmesi gerekiyordu. Aslında toplantının başında her zaman olduğu gibi iki kişiydiler. Sunumu birlikte hazırlayacaklardı. Kimin ne yapacağını projenin başında iş dağılımını yaparken çok net konuşmuşlardı.

Read More…

Sosyal Medya Profilleri ve Motivasyonları

 sosyalmedyaprofilleri.001

Profilleme; hayat serüveninde insanların karşılaştığı tüm deneyimleri, kişileri, süreçleri ve sonuçları; algı kütüphanesinde yer alan bir veya birden fazla kategorinin altına yerleştirmeyi; yer almayan bir kategori var ise, yeni kategori oluşturmayı kendine düstur edinmiş takıntılı bir yaklaşım. Ancak, merak edilen evrensel kümenin dinamiklerini, motivasyonlarını algılarken ziyadesiyle yardımcı olur. Bu bağlamda hayatımızın her alanında hatırı sayılır yeri olan sosyal medya evrensel kümesinin keşif serüveninde profilleme yaklaşımı kullanılabilir.

Sosyal Medya profillerine persona detayında girmeden önce “Bireysel ve Topluluk” motivasyonlarını irdelemek gerek.
Read More…

Kitapsız


kitapsız.001

Kitapsız

“Yakmak bir zevkti. Bazı şeylerin yitmesini, kararmasını ve değişmesini görmek özel bir zevk veriyordu. Avuçlarında, dev piton yılanını andıran bakır çinko alaşımı hortumla dünyaya zehirli gazyağı püskürtürken, kanının beyninde zonkladığını hissediyordu… Elleri, tarihin paçavralarını ve kömürleşmiş kalıntılarını yok etmek için ateş ve alevin tüm senfonilerini olağanüstü bir şekilde yöneten bir orkestra şefinin elleriydi. Duygusuz kafasında 451 numaralı sembolik başlığı, gözlerinde bundan sonra neler olacak düşüncesiyle turuncu alevler vardı.” (Ray Bradbury – Fahrenheit 451)

diye başlar Ray Bradbury’nin “Fahrenheit 451” kitabı. Eser, kitapların itfayeciler tarafından yakıldığı, insanların sadece televizyonda beyin yıkayıcı şovlar izlediği ve kitap bulundurup düşünen insanların yok edildiği bir gelecekte geçer.  Evler artık yanmayan bir madde ile kaplandığı için, itfaiye yangın söndürmez, ama kitap yakar. Kitap adını, kağıdın 451 Fahrenheit’ta tutuşması gerçeğinden alır.  ABD’li yazar Ray Bradbury bu kitabı 1953 yılında yazar.

 fahrenheit451

Read More…

Adım Adım Kariyer Basamakları

yaz-¦ kariyer basamaklar-¦.001

Profesyonel hayat paketinin zehri, bünyeye intibak ettiği andan itibaren; algı ve aksiyon odağı, kariyer basamaklarının en kestirme ve prestijli kombinasyonuna kayıyor.

Bu hedef doğrultusunda yükselme stratejileri belirleniyor, yükselmeye katma değer sağlayacak insanlarla tanışılıyor, kişisel gelişim kitapları veya yöneticilere “Efendim X yazarının son çıkan Y kitabı şirketimizin şu andaki durumunu çok iyi açıklıyor. Henüz Türkçe’ye çevrilmedi. Amazon’dan aldım Kindle’dan okuyorum.” gibi artistlik yapılacak kitaplar okunuyor, eğitimler alınıyor, kariyer uğrunda zaman kaybettirecek ya da dikkat dağıtacak adamlar harcanıyor, ilişkiler tüketiliyor, değerler ikincil plana atılıyor.

Sonuç olarak, her profesyonel, kariyer sürecinde kendine özgü bir kombinasyon ile ilerliyor.

yaz-¦ kariyer basamaklar-¦.002

Profesyonellerin genel olarak tercih ettiği kombine patikada; kariyer basamaklarının temeli Stajyer / Uzman / ABM (Assistant Brand Manager) / MT (Management Trainee) katmanı ile başlıyor. Bu katman, kariyer basamaklarında her şeyin güllük gülistanlık olduğu cicim ayları basamağı olarak da biliniyor. Bu katmanın söylemlerine genel olarak baktığımızda:

·       “Ortam çok OK. İnsanlar şeker.”

·       “Kurum ile organik olarak bütünleştik.”

·       “İşimi çok seviyorum.”

·       “Ofisten çıkmak istemiyorum.”

·       “Kendimi göstermeliyim.”

·       “Ben yaparım hiç problem değil. Öğrenmek istiyorum. Bunu da bir challenge olarak görüyorum.”

·       “Bulduğum özgün materyalleri, gözüne girmek için yöneticim ile ivedilikle paylaşıyorum.”

·       “İş dışında da sosyalleşelim. Bu akşam Asmalı mı yapsak?”

·       “Çalıştığım firmanın ürünlerini / promosyon malzemelerini kullanmaktan büyük haz alıyorum. Havam bi milyon…”

·       “Bana çok değer veriyorlar. Sürekli fikrimi soruyorlar. Toplantılara sokuyorlar. İş süreçlerine dahil ediyorlar.”

Read More…

Fabrika Ayarlarına Dönüş Manifestosu

 

Fabrika Ayarlarına Dönüş Radikal

Her yıllanmış profesyonel filmin bir son sahnesi var. Son sahnede genellikle, işle güçle alakayı kesip deniz kenarına yerleşme, organik tarım ile uğraşma, bağcılık yapma, kafe açma, ekmek pişirme, üniversitede ders verme, kitap yazma, danışmanlık yapma, teknede yaşama, dünyayı dolaşma gibi aktivitelerin yer alması için evrene mesaj yollanıyor.

Hayata, temel insani fabrika ayarlarıyla başlıyoruz. Fakat zaman geçtikçe hayatın üzerimizdeki tasarruflarından dolayı  travmalar yaşıyoruz. (Ergenlik travmaları, aile travmaları, aşk travmaları, dost travmaları vb.) Yaşanan travmalar belleğimize kurulan programlar gibi, kaldırılsalar bile izlerini bırakıyor, hayatımızın geri kalan seyrine yön veriyor.

Travmalar bazen paket olarak yanında olumsuz hisler (insanlardan nefret ettiren, intikam ateşi ile yakan kavuran) getirken,  bazen de olumlu hisler getirir. (Umut peşinde koşarız. Her umut ihtimalini gösterenin peşinden patates gibi gideriz.)

Travmalarımıza rağmen hayatımızı idame ettirebilmemiz için de her daim ekmeğimizi kazanmamız gerekiyor. Ekmeğimizi kazanabilmek için ise ticaret ile uğraşma motivasyonumuz ve / veya kendi işimiz yoksa bir şekilde yolumuz profesyonel hayattan geçiyor.

Profesyonel Hayat paketi ile kesişiyoruz ve profesyonel hayata girmeye çalışıyor, paketi bünyemize entegre etmeye çalışıyoruz.

yeterliyeryok

Ancak profesyonel hayatın  dinamiklerinin paket olarak hayatımıza entegre edebilmemiz için bünyemizde genellikle yeterli yer bulunmuyor.

Bünyemizde yer açabilmek için mevcut uygulamalarımızdan bazılarını (saflık, güven, samimiyet, gerçeklik,  görgü,değer seti, dostluk, özgürlük) kaldırmamız gerekiyor. İlgili uygulamaları kaldırdıktan sonra profesyonel paketin bütünsel olarak yüklenebilmesi için yeterli yer açılıyor ve paket yüklenmeye başlıyor.

profesyonel hayat giris
Veeeee Profesyonel Hayat’a hoş geldiniz. Renkli, ışıltılı, havalı, öykünülesi bir hayat.

Profesyonel hayatın girişinde detaylı bir oryantasyon programına maruz kalıyoruz. Bu oryantasyon sürecinde sistemin sürdürebiliriğini sağlayacak önemli özellikleri (politika, dedikodu, hırs, sonuç odaklılık, kişisel gelişim, acımasızlık, özgüven, profesyonel jargon, imaj)  bünyemize entegre ediliyor.

Profesyonel hayat paketi nadiren de olsa meme yaptığında, pakete yama olarak destek veren “Geribildirim, Koçluk, Mentorluk” gibi araçlar sayesinde sistem kaldığı yerden çarklarını döndürmeye devam ediyor. Başarısını sürdürüyor.

illuzyonProfesyonel ortamı en iyi açıklayan kelime illüzyon. Olduğundan farklı gözüken, yanılsamaları bünyesinde organik olarak içeren bir ortam. Alice Harikalar diyarındaki tavşan deliği adeta. İçine düştüğümüz andan itibaren başka bir dünyada nefes almaya çalışıyoruz. Farklı karakterler, farklı ortamlar, farklı deneyimler, farklı acı ve mutluluklar deneyimliyoruz.

Kartvizitin illüzyonundan feyz alarak Mr. Anderson ile Neo’nun birbirine yakınsadığı bir ortam. Gerçek ile sanal dünyanın eşitlendiği, mesai saatlerinin tümleyeninde deneyimlenen hayatın da profesyonel hayatın organik bir parçası olduğu bir ortam.

Profesyonelin hayat sabitinin kariyer olduğu, hayatında kariyerin haricinde diğer tüm kavramların değişken olduğu bir ortam.

Sabit kariyer olunca, arkadaşlıklar, dostluklar, aile, değerler kariyer lensi ile şekilleniyor.

depresyon
Ve tüm bu ortam deneyimlenirken ortamın olmazsa olmazlarından Sürdürebilir Depresyon hali hayatımızın her alanını   işgal etmeye başlayarak anlam derinliğimizi yüzeyselleştiriyor.  Her daim hissedilen, nedeni ve kaynağı bilinmeyen ama insanın içini kemiren, alttan alttan ruhumuza yürüyen depresyon hali. Samimiyetsiz tebessümler buz dağınının görünmeyen yüzü…

ne yapacagiz11

Profesyonel hayat paketi, belleğimizde bu kadar baskın yer alırken ve hayatımızın her alanını bu kadar kuşatırken ne yapacağız? Nasıl nefes alacağız? Nasıl özgür olacağız? Nasıl mutlu olacağız?  Adım adım değerlendirelim.

kendini tanı


1) Kendini Tanı:
Kimsin? Zaafların? Güçlü noktaların? Travmaların? Acıların? Mutlulukların? Amacın?

hayatı tanı

2) Hayatı Tanı: Ortamı tanı. Kim kimin adamı? Kimlerin kimlerle ilişkisi var? Başarının tanımı? Başarısızlığın tanımı? Kariyerin yolu yordamı? Tehlikeli insanlar ? Yardım edebilecek insanlar ? İşten öte hayat ?

tutkunu bul

3) Tutkunu Bul: Bahsi geçince gözünün parladığı konu? Tutkun ? Tutkun için ne yaptın? Ne yapacaksın?

durusunubul

4) Duruşunu Bul: Kırmızı çizgilerini belirle. Değerlerini belirle. Çizgilerini çek ve çizgi dışında kalanlar için gerekli yaptırımları uygula.

kendinol

 

5) Kendin Ol: En önemlisi nerede olursan ol, ama kendin ol. Klişelerden, şablonlardan, samimiyetsiz ortamlardan uzak durmaya çalış.

Nefes Al

 

6) Nefes Al : İşten öte nefes mekanizmaların olsun. Nefes alabileceğin mekanları insanları, ortamları ve aktiviteleri belirle. Nefes al.


“Sizler işiniz değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz. Sizler bindiğiniz arabalarınız değilsiniz. Kredi kartlarınızın limitleri değilsiniz. Sizler iç çamaşırı değilsiniz. Sizler dünyanın dans edip şarkı söyleyen pisliklerisiniz.”
(Dövüş Kulübü, 1999)

28.09.2015 Tarihinde Radikal’de yayınlanmıştır.

1 2 3 4  Scroll to top