Yüce Zerey

Kana Kan 3

09.12: Salı,
Levent, İstanbul

 

kana kan 3

Kana kan 3

 

Alçin: ‘Bilgisayarı bağla da bir test edelim sunumu, sıkıntı olmasın’

Batu: ‘Hemen bağlıyorum Alçin Hanım’

Toplantılarda yapılan kritik sunumlarda, her daim sorun çıkarması ile ünlü olan projektör yüzünden kimse malzeme vermek istemiyordu.

Batu, bilgisayarı bağladı. Görüntüyü ekranda aldı.

Sunumu açtı ve tek tek tüm slideları içindeki bütün detaylarla birlikte kontrol etti.

Herhangi bir problem görünmüyordu. Read More…

Kana Kan 2
Kana Kan 2

20.15: Pazartesi,
Etiler, İstanbul

Kana Kan 2

Buse: ‘Hocam kusura bakmayın. 15 dakika geciktim. Kesinlikle hiç adetim değil biliyorsunuz. Ama gerçekten deli gibi bir trafik vardı.’

İsmail: ‘Sıkıntı yok, ısının başlayalım.’


20 dakika hızlı tempoda ısınan Buse artık hazırdı.


İsmail:
‘Hadi başlıyoruz. Hazır mısın?’

Buse: ‘Olmaz mıyım? Pazartesi iş üzerimden geçti zaten, şimdi sıra bende’

İsmail: ‘Yumruk tekniklerimizi biraz daha geliştirmemiz lazım. Straight Punch’ınız iyi ama Hook Punch’ınızı biraz daha geliştirmemiz lazım’

Buse: Aslında ben kendimi Hook Punch’ta da confident hissediyorum ama sonuçta öyle diyorsanız öyledir. Uzman sizsiniz!’

Read More…

Decoding The New Consumer Mind

Decoding The New Consumer Mind, havalı başlık… Bak bak… Yeni tüketicinin kafasının şifrelerini kırmak, anlamak falan filan.

51FxCptPTsL._SX333_BO1,204,203,200_

Havalı bir başlık koymaktan ziyade Kit Yarrow’un  Decoding The New Consumer Mind kitabını okuduktan sonra bu konunun Türk tüketicisine uygun bir şekilde yorumlanması gerekliliği geldi aklıma. Dolayısıyla Kristal Elma’da yaptığım sunumu hazırladım.

Sunum ile ilgili çıkan haberlere de şuradan ve buradan erişebilirsiniz.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden burslu olarak Ekonomi lisansını ve London School of Economics’ten burslu olarak Bsc Economics lisansını aldıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı.

Bilgi Üniversitesi MBA Programları bünyesinde pazarlama yöneticisi ve öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra Ülker bünyesinde pazarlama ve iş geliştirme müdürlükleri yaptı. Ülker grup şirketlerine ve grup dışı şirketlere yurt içi / yurtdışında pazarlama kapsamında yapılan çeşitli projelerin başında yer aldı.

Ülker’den sonra kariyerine Türk Hava Yolları’nda devam etme kararı olan Yüce Zerey, Türk Hava Yolları’nda eTicaret ve Marka Müdürü olarak görev yaptı. Görevi esnasında, Türk Hava Yolları’nın e-ticaret, interaktif pazarlama faaliyetlerinden ve  global marka yönetiminden sorumlu idi.

Halen The Coca-Cola Company Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi’nin İnteraktif Pazarlama Grup Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam eden Yüce Zerey, kurumun bölgede yer alan bütün markalarının interaktif pazarlama faaliyetlerinden sorumludur.

Mevcut pazarlama kariyerine ek olarak 15 senedir Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve “Pazarlama Yönetimi, İnteraktif Pazarlama” derslerini vermektedir.

Ebitda Niyetine

ebitda.001

Orbay, yakın arkadaşlarının ifadesi ile nam-ı diğer “Bal Orbay”, ailesinin maddi manevi fütursuz desteğini altlık yapmış; üzerine iflah olmaz şans faktörünü cilalamış ve  hayatının her evresinde dört ayak üstüne düşmüş biri. Doğuştan kazananlardan.

Rasim ise, hayatın doğrusal deviniminde ilerlerken her çentiğin bünyesinde iz bıraktığı, acı çekmeden bir sonraki seviyeye yükselmeyi henüz becerememiş,  üstüne üstlük şansın da kendisine cimri davrandığı biri. Ancak tüm bu dezavantajların yanında, zehir gibi bir kafayı, full artı full yetkinlik setini ve delikanlı cesur yüreğini de göz ardı etmemek gerek.

Orbay ile Rasim’in kader çizgileri üniversite yıllarında kesişir. Okulun popüler çocuğu Orbay, sınav öncesinde her daim Rasim’e yamanır. Rasim’den nemalanarak iyi kötü sınavları geçer.

Read More…

Az Entelektüelin Dramı

az entelektuel.001

Entelektüel gibi naif bir kavramın en kaba tasviri manda kasa Mercedes’tir. Ara sokaklarda, dar alanlarda, kısa mesafeleri ilişkilerde, ayak üstü kesişimlerde; çevik ve artistik hareketler gerektiren durumlarda kendini hakkıyla gösteremez. Ancak otobanda yola oturduğunda, kayda değer mesafe kat edildiğinde ve derinlikte boy verilmeye başlandığında kendisini kimse tutamaz.

Az entelektüel ise tüp takviyeli Şahin gibidir. Ara sokaklarda, dar alanlarda, ayak üstü tadımlık ilişki ve sohbetlerde; ani fren ve gazlarla kendini gösterir. Otobanda yola bi türlü hakkıyla oturamaz. Motivasyonu sol şeritte gelen geçenle kapışmak olsa da, bunu her denediğinde g..tü başı patlar. Filmin son sahnesinde ise her daim su kaynatır ve emniyet şeridine çekmek zorunda kalır.

Az entelektüel, hayatının her evresinde aşk ve şevk ile gerçek entelektüele öykünür. Öykünmenin dozundaki konjonktürel dalgalanmalardan dolayı da kendini entelektüel zanneder ve öyle yaşar. İşte dram da tam bu noktada başlar. Araf sınırları aşılmış, taraf seçilmiş, eziklik payesi kuşanılmıştır. Artık bundan sonrası rahvan gitsindir.

Read More…

Az Popüler Yazarın Dramı…

azpopuleryazarındramı.001
Arafta kalmış bünyesindeki amansız yangınları, sarkastik tekniklerle söndürememiş; hüzünlerini geçmişine, umutlarını kelimelere emanet etmiş kişidir yazar.

Kimisi dünyayı değiştirmek, kimisi kendini geliştirmek, kimisi de yaralarına pansuman olsun diye yazar.

Popüler olanları çok havalıdır. Auraları 34 ila 45 mt arasında değişir. Yazdığı her kelimeyi okur okumaz; değişmeye, gelişmeye, hissetmeye başlarsın. Tanışmak için can atarsın. Her kitabını, hayat hikayesini, tuvalete hangi ayakla girdiğini ezbere bilirsin. Her aktivitesine katılır, kelimeleriyle aranda kurduğun sanal bağın fiziksel dünyada izdüşümünü kovalarsın.

Read More…

Kitapsız


kitapsız.001

Kitapsız

“Yakmak bir zevkti. Bazı şeylerin yitmesini, kararmasını ve değişmesini görmek özel bir zevk veriyordu. Avuçlarında, dev piton yılanını andıran bakır çinko alaşımı hortumla dünyaya zehirli gazyağı püskürtürken, kanının beyninde zonkladığını hissediyordu… Elleri, tarihin paçavralarını ve kömürleşmiş kalıntılarını yok etmek için ateş ve alevin tüm senfonilerini olağanüstü bir şekilde yöneten bir orkestra şefinin elleriydi. Duygusuz kafasında 451 numaralı sembolik başlığı, gözlerinde bundan sonra neler olacak düşüncesiyle turuncu alevler vardı.” (Ray Bradbury – Fahrenheit 451)

diye başlar Ray Bradbury’nin “Fahrenheit 451” kitabı. Eser, kitapların itfayeciler tarafından yakıldığı, insanların sadece televizyonda beyin yıkayıcı şovlar izlediği ve kitap bulundurup düşünen insanların yok edildiği bir gelecekte geçer.  Evler artık yanmayan bir madde ile kaplandığı için, itfaiye yangın söndürmez, ama kitap yakar. Kitap adını, kağıdın 451 Fahrenheit’ta tutuşması gerçeğinden alır.  ABD’li yazar Ray Bradbury bu kitabı 1953 yılında yazar.

 fahrenheit451

Read More…

Profesyonel Matematik

yaz-¦ profesyonel matematik.001

Profesyonel hayat seyrinde kariyer basamaklarını sekerek çıkarken; tercihlerimiz, tutumlarımız, davranışlarımız, hatta değer yargılarımız bile süreç ile birlikte değişim gösterebiliyor.

Her basamakta deneyimlenen bu değişimin arka planında da profesyonel bir matematik yatıyor. Lisede, üniversitede matematikten kalanların bile ziyadesiyle hakim olduğu bir matematikten bahsediyoruz. Mantığı şu şekilde işliyor; kariyer basamaklarında zaman içerisinde yükselme gerçekleştikçe; daha önce X olan tercihler Y’ye evriliyor.

Sonuç olarak, profesyoneller de bulunmuş oldukları illüzyon içerisinde, X vs Y’nin arafında, depresif bir şekilde, helezonlar çizerek salınmaya devam ediyorlar.

Read More…

1 2 3 22  Scroll to top