Yüce Zerey

Decoding The New Consumer Mind

Decoding The New Consumer Mind, havalı başlık… Bak bak… Yeni tüketicinin kafasının şifrelerini kırmak, anlamak falan filan.

51FxCptPTsL._SX333_BO1,204,203,200_

Havalı bir başlık koymaktan ziyade Kit Yarrow’un  Decoding The New Consumer Mind kitabını okuduktan sonra bu konunun Türk tüketicisine uygun bir şekilde yorumlanması gerekliliği geldi aklıma. Dolayısıyla Kristal Elma’da yaptığım sunumu hazırladım.

Sunum ile ilgili çıkan haberlere de şuradan ve buradan erişebilirsiniz.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden burslu olarak Ekonomi lisansını ve London School of Economics’ten burslu olarak Bsc Economics lisansını aldıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı.

Bilgi Üniversitesi MBA Programları bünyesinde pazarlama yöneticisi ve öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra Ülker bünyesinde pazarlama ve iş geliştirme müdürlükleri yaptı. Ülker grup şirketlerine ve grup dışı şirketlere yurt içi / yurtdışında pazarlama kapsamında yapılan çeşitli projelerin başında yer aldı.

Ülker’den sonra kariyerine Türk Hava Yolları’nda devam etme kararı olan Yüce Zerey, Türk Hava Yolları’nda eTicaret ve Marka Müdürü olarak görev yaptı. Görevi esnasında, Türk Hava Yolları’nın e-ticaret, interaktif pazarlama faaliyetlerinden ve  global marka yönetiminden sorumlu idi.

Halen The Coca-Cola Company Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi’nin İnteraktif Pazarlama Grup Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam eden Yüce Zerey, kurumun bölgede yer alan bütün markalarının interaktif pazarlama faaliyetlerinden sorumludur.

Mevcut pazarlama kariyerine ek olarak 15 senedir Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve “Pazarlama Yönetimi, İnteraktif Pazarlama” derslerini vermektedir.

Ebitda Niyetine

ebitda.001

Orbay, yakın arkadaşlarının ifadesi ile nam-ı diğer “Bal Orbay”, ailesinin maddi manevi fütursuz desteğini altlık yapmış; üzerine iflah olmaz şans faktörünü cilalamış ve  hayatının her evresinde dört ayak üstüne düşmüş biri. Doğuştan kazananlardan.

Rasim ise, hayatın doğrusal deviniminde ilerlerken her çentiğin bünyesinde iz bıraktığı, acı çekmeden bir sonraki seviyeye yükselmeyi henüz becerememiş,  üstüne üstlük şansın da kendisine cimri davrandığı biri. Ancak tüm bu dezavantajların yanında, zehir gibi bir kafayı, full artı full yetkinlik setini ve delikanlı cesur yüreğini de göz ardı etmemek gerek.

Orbay ile Rasim’in kader çizgileri üniversite yıllarında kesişir. Okulun popüler çocuğu Orbay, sınav öncesinde her daim Rasim’e yamanır. Rasim’den nemalanarak iyi kötü sınavları geçer.

Read More…

Az Entelektüelin Dramı

az entelektuel.001

Entelektüel gibi naif bir kavramın en kaba tasviri manda kasa Mercedes’tir. Ara sokaklarda, dar alanlarda, kısa mesafeleri ilişkilerde, ayak üstü kesişimlerde; çevik ve artistik hareketler gerektiren durumlarda kendini hakkıyla gösteremez. Ancak otobanda yola oturduğunda, kayda değer mesafe kat edildiğinde ve derinlikte boy verilmeye başlandığında kendisini kimse tutamaz.

Az entelektüel ise tüp takviyeli Şahin gibidir. Ara sokaklarda, dar alanlarda, ayak üstü tadımlık ilişki ve sohbetlerde; ani fren ve gazlarla kendini gösterir. Otobanda yola bi türlü hakkıyla oturamaz. Motivasyonu sol şeritte gelen geçenle kapışmak olsa da, bunu her denediğinde g..tü başı patlar. Filmin son sahnesinde ise her daim su kaynatır ve emniyet şeridine çekmek zorunda kalır.

Az entelektüel, hayatının her evresinde aşk ve şevk ile gerçek entelektüele öykünür. Öykünmenin dozundaki konjonktürel dalgalanmalardan dolayı da kendini entelektüel zanneder ve öyle yaşar. İşte dram da tam bu noktada başlar. Araf sınırları aşılmış, taraf seçilmiş, eziklik payesi kuşanılmıştır. Artık bundan sonrası rahvan gitsindir.

Read More…

Az Popüler Yazarın Dramı…

azpopuleryazarındramı.001
Arafta kalmış bünyesindeki amansız yangınları, sarkastik tekniklerle söndürememiş; hüzünlerini geçmişine, umutlarını kelimelere emanet etmiş kişidir yazar.

Kimisi dünyayı değiştirmek, kimisi kendini geliştirmek, kimisi de yaralarına pansuman olsun diye yazar.

Popüler olanları çok havalıdır. Auraları 34 ila 45 mt arasında değişir. Yazdığı her kelimeyi okur okumaz; değişmeye, gelişmeye, hissetmeye başlarsın. Tanışmak için can atarsın. Her kitabını, hayat hikayesini, tuvalete hangi ayakla girdiğini ezbere bilirsin. Her aktivitesine katılır, kelimeleriyle aranda kurduğun sanal bağın fiziksel dünyada izdüşümünü kovalarsın.

Read More…

Kitapsız


kitapsız.001

Kitapsız

“Yakmak bir zevkti. Bazı şeylerin yitmesini, kararmasını ve değişmesini görmek özel bir zevk veriyordu. Avuçlarında, dev piton yılanını andıran bakır çinko alaşımı hortumla dünyaya zehirli gazyağı püskürtürken, kanının beyninde zonkladığını hissediyordu… Elleri, tarihin paçavralarını ve kömürleşmiş kalıntılarını yok etmek için ateş ve alevin tüm senfonilerini olağanüstü bir şekilde yöneten bir orkestra şefinin elleriydi. Duygusuz kafasında 451 numaralı sembolik başlığı, gözlerinde bundan sonra neler olacak düşüncesiyle turuncu alevler vardı.” (Ray Bradbury – Fahrenheit 451)

diye başlar Ray Bradbury’nin “Fahrenheit 451” kitabı. Eser, kitapların itfayeciler tarafından yakıldığı, insanların sadece televizyonda beyin yıkayıcı şovlar izlediği ve kitap bulundurup düşünen insanların yok edildiği bir gelecekte geçer.  Evler artık yanmayan bir madde ile kaplandığı için, itfaiye yangın söndürmez, ama kitap yakar. Kitap adını, kağıdın 451 Fahrenheit’ta tutuşması gerçeğinden alır.  ABD’li yazar Ray Bradbury bu kitabı 1953 yılında yazar.

 fahrenheit451

Read More…

Profesyonel Matematik

yaz-¦ profesyonel matematik.001

Profesyonel hayat seyrinde kariyer basamaklarını sekerek çıkarken; tercihlerimiz, tutumlarımız, davranışlarımız, hatta değer yargılarımız bile süreç ile birlikte değişim gösterebiliyor.

Her basamakta deneyimlenen bu değişimin arka planında da profesyonel bir matematik yatıyor. Lisede, üniversitede matematikten kalanların bile ziyadesiyle hakim olduğu bir matematikten bahsediyoruz. Mantığı şu şekilde işliyor; kariyer basamaklarında zaman içerisinde yükselme gerçekleştikçe; daha önce X olan tercihler Y’ye evriliyor.

Sonuç olarak, profesyoneller de bulunmuş oldukları illüzyon içerisinde, X vs Y’nin arafında, depresif bir şekilde, helezonlar çizerek salınmaya devam ediyorlar.

Read More…

Charles Dickens – İki Şehrin Hikayesi’nden

“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana – sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece ‘daha’ sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.”

— Charles Dickens – İki Şehrin Hikayesi’nden

Kartvizitin Kadar Konuş

Kartvizitin Kadar Konuş

İş dünyasının asma bahçelerinde fütursuzca üzüm yiyebilmek için; iyi bir kulübün üyesi olup, doğru zamanlarda doğru anahtarları alıp, aldığın anahtarlarla doğru kapıları açıp üst seviyelere çıkmak, aşağıdan gelen doğru adaylara da bu anahtarları dağıtmak gerekiyor. İlk bakışta, başarının olabilmesi için çok fazla doğrunun kesişmesi gerekiyor gibi hissedilebilir. Ancak bu uğurda gidilmesi gereken yolun, alınması gereken aksiyonların detaylı açıklaması, yordamı; bu yoldan geçmiş deneyimli profesyonellerde ve / veya kişisel gelişim disiplininde yer alıyor.

Başarılı olma, güç sahibi olma, imrenilen biri olma, zengin olma, bağımsız haraket edebilme, her istediğini yapabilme arzuları bu yolun temel motivasyonlarını oluşturuyor. Temel motivasyonlara çocukluk evresinde yaşanan görece yoksulluk veya güçsüzlük deneyimi de eklendiğinde; başarılı olmak kaçılmaz oluyor.

Hikayenin başlangıcı: “Yoksulluk veya güçsüzlük, sizi başarıya ulaştıracak insanlardan da uzaklaştıran bir durumdur. Zenginler ile yoksullar arasında çok kalın bir çizgi var.” deneyimine dayanıyor. İşte bu deneyim ideal hedefleri tanımlıyor. Tanımlanan hedefler, tutkularla kesişiyor. Dolayısıyla teorik olarak gerekli hazırlıklar tamamlanmış oluyor.

Teorik hazırlıkları müteakip, pratikte, süreç nasıl ilerliyor?

* Hedeflerini daha net tanımlayarak. (Somut kariyer, iş, para, statü, tanışılacak insan, ezilecek insan, artislik yapılacak insan hedefleri)

* Hedeflerini tutkulu bir şekilde paylaşarak. (samimiyetsiz, bol beden dili kullanımlı, havalı paylaşımlar)

* Hedeflerine ulaştıracak etkili isimlerin listesini çıkararak.

* Etkili isimlerin istesini, “tanıdığı ve tanışmak istediği” şeklinde tasnif ederek.

* Tanışmak istediği isimler hakkında gerekli araştırmaları yaparak ve tanışma öncesi hazırlıklı olarak. Buluşma öncesinde, o kişi hakkında; tutkularını, kendisini gururlandıran en büyük başarılarını içeren tek sayfalık bir özet bilgi hazırlayarak.Buluşma esnasında da bu bilgilerden faydalıp karşısındaki insanı etkiyeleceğini umarak.

* Tanışmak istediği kişilerin asistanları, sekreterleri ile iyi ilişkiler geliştirerek. Hal hatır sorarak, hediye göndererek, güvenlerini kazanarak;ne kadar güzel olduklarından, ne kadar şık giyindiklerinden bahsederek; sorunlarını çözen kişi olarak.

* Tanışmak istediği insanlara ulaşmak için öncelikle Facebook, Twitter, Foursquare, Instagram, Tinder gibi ortamlardan faydalanıp yüz yüze kahve içme seansı kopararak.

* Ne kadar çok insan ile tanışırsa, o kadar çok fırsat ile karşılaşabileğini umarak.

* İlişkilerin kaslar gibi olduğunu, ne kadar çalıştırırsan o kadar gelişeceğini umarak.

* Yemeği asla yalnız başına yemeyerek.

* Sürekli işine yarayacak insanlarla kahve içerek.

* Toplumun gözü önünden asla kaybolmayarak. Sürekli gündemde göz önünde olarak. Tüm etkinliklere katılarak, tüm konuşma, röportaj fırsatlarını profesyonelce değerlendirerek.

* İlişkilerde takipçi olarak. Tanışma eyleminin gerçekleşmesini müteakip email / tweet vs atıp kendini hatırlatarak, hal hatır sorarak, karşı tarafın ilgisini çekecek bir paylaşımda bulunarak.

* Organizatörlere yardım eden, kendisi konferans / etkinlik organize eden, sahnede konuşmacılar arasında yer alan, konferans içinde konferans düzenyelebilen, tanınmış kişilerin etrafında dolaşan, bilgi merkezi olan, hedeflerini iyi tanıyan, verilen araları verimli bir şekilde değerlendiren, konuşmacılardan ziyade işe yarayacak katılımcılara odaklanan biri olarak

* Mekan sahipleri, headhunterlar, lobiciler, sivil toplum kuruluşu insanları, politikacılar, halkla ilişkiciler, gazeteciler, iş adamları gibi Network’ü geniş olan kişilerle ilişki kurarak.

* Hızlıca sohbeti başlatabilecek, devam etmesini sağlayabilecek, arada bir yakınlık oluşturabilecek, karşıdakinin beğenisini hızlıca kazabilecek düzeyde ayaküstü konuşma sanatına hakim olarak. Hakimiyet sağlanamadığı takdirde her zaman işe yarayacak sekiz kelimeyi kullanarak: “Sen bir harikasın. Daha çok şey anlat lütfen”

* Hikayesi tutkularla bezenmiş, heyecanlı bir o kadar da ilgi çekici zımni olarak hedefleri gözeten bireysel marka yaratarak ve doğru yöntemlerle iletişimini yaparak.

Her şeyi çok iyi hesaplayarak uygulamasına ve adres defterinde 5bin insan olmasına rağmen; zamanı temsil eden kum taneleri birbirlerini kovalarken, son karede, kendine baktığında, kendini hedeflenenden çok uzak, yalnız, çaresiz ve güçsüz bulabilir.

Malesef ilişkilerin matematiğine olan tutkusu, samimiyete karşı gözünü kör edebilir. Kendisi gibi diğer kartvizit profilleri ile birlikte körler sağırlar olarak sürekli birbirlerini ağırlar ve hayatlarının geldiği noktanın farkına varamazlar.

Dostlukların mutlak değerlerinin yalıtılmasını imkansızlaştıran şey, ortalıkta kartvizit profillerinden başka bir şey göremeyen, başka sistem düşünemeyen bir düzenin varlığından başka birşey değildir.

21.09.2014 Tarihinde Radikal’de yayınlanmıştır. 

Bi Pixar Olmak İçin…

Bi Pixar Olmak İçin…

Pixar ürün / hizmet yaratım sürecindeki özgünlüğü ve bu özgünlüğün sistematik bir şekilde kurum bünyesine entegrasyonu açısından kendini tüm dünyaya kanıtlamış bir marka. Peki Pixar’ı farklı kılan şeyler neler? İşte bunları derleyen güzel bir sunum.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden burslu olarak Ekonomi lisansını ve London School of Economics’ten burslu olarak Bsc Economics lisansını aldıktan sonra Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA Yüksek Lisans eğitimlerini tamamladı.

Bilgi Üniversitesi MBA Programları bünyesinde pazarlama yöneticisi ve öğretim üyesi olarak görev yaptıktan sonra Ülker bünyesinde pazarlama ve iş geliştirme müdürlükleri yaptı. Ülker grup şirketlerine ve grup dışı şirketlere yurt içi / yurtdışında pazarlama kapsamında yapılan çeşitli projelerin başında yer aldı.

Ülker’den sonra kariyerine Türk Hava Yolları’nda devam etme kararı olan Yüce Zerey, Türk Hava Yolları’nda eTicaret ve Marka Müdürü olarak görev yaptı. Görevi esnasında, Türk Hava Yolları’nın e-ticaret, interaktif pazarlama faaliyetlerinden ve  global marka yönetiminden sorumlu idi.

Halen The Coca-Cola Company Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi’nin İnteraktif Pazarlama Grup Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam eden Yüce Zerey, kurumun bölgede yer alan bütün markalarının interaktif pazarlama faaliyetlerinden sorumludur.

Mevcut pazarlama kariyerine ek olarak 15 senedir Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve “Pazarlama Yönetimi, İnteraktif Pazarlama” derslerini vermektedir.

Akademik paylaşımlara ek olarak, Radikal Gazetesinde ve CNN Türk bünyesinde haftalık olarak köşe yazıları yazmakta olup Doğan Yayınlarından 2014 yılında çıkan The Profesyonel adlı kitabın yazarıdır.

1 2 3 22  Scroll to top