Pi Sayısını Üç Alan İnsanlar

Hayatın pratikliğinde fütursuzca raks eden insanlar…

Pi Sayısı, matematik dünyasında hatırı sayılır bir yere sahip gibi gözükmesine rağmen, insanoğlu tarafından karaktersizlikle, duruş sahibi olmamakla suçlanarak, ne idüğü belirsiz bir sayı olarak konumlandırılmıştır.

İnsanoğlu, matematiksel farkındalığının ilk yıllarından beri Pi Sayısı’nın tam olarak hesaplanması ile uğraşmış, dairenin çevresinin, çapına bölümünden, adam gibi bir Pi Sayısı elde etmeye çalışmıştır.
Ancak her türlü yöntemi (dairenin çevresine, çapını bağlayarak bayır aşağı vurdurmak; dairenin çevresini görünce çapının dilini ısırmak; dairenin çevresinde çekirdek yiyerek dolaşmak, çevresine “N’ber Toprağam?” demek; dairenin çevresini B2 orman arazisi ilan edip, çapı ile ormanda ata binmek vb.) denemesine rağmen bir türlü net bir sonuca ulaşamamıştır.

Yazının devamını oku..

Yönetici İnsanları V

Yönetim için dünyaya gelen insanlar

Previously on Yönetici İnsanları (I, II, III, IV)

İletişim Yönetimi

Ofis Ortamı Yönetimi

Toplantı Yönetimi

Çalışanlarla İlişki Yönetimi

Network / İlişki Yönetimi

Kişisel Gelişim Yönetimi

Sosyal Medya Yönetimi

 

Seyahat Yönetimi
Yazının devamını oku..

Yönetici İnsanları VI (Final)

Yönetim için dünyaya gelen insanlar

Previously on Yönetici İnsanları (I, II, III, IV, V)

İletişim Yönetimi
Ofis Ortamı Yönetimi
Toplantı Yönetimi
Çalışanlarla İlişki Yönetimi
Network / İlişki Yönetimi
Kişisel Gelişim Yönetimi
Sosyal Medya Yönetimi
Seyahat Yönetimi

Özel Hayat Yönetimi Yazının devamını oku..

İş Yemeği İnsanları

İş yemekleri, iş hedefleri şampiyonluk mücadelesinde zafer kupasını kaldırmak için yapılan düzenli antreman maçlarıdır…

İş Yemeği

İş hedefleri şampiyonluk mücadelesinde zafer kupasını kaldırmak için yapılan düzenli antreman maçlarıdır iş yemekleri…

Müşterilerle, ortaklarla, çalışanlarla işbirliklerinin yapıldığı, sürdürüldüğü; niteliği askıya askıya alınmış koyu sohbetlerin edildiği, bireysel markaların konumlandırıldığı, önemli anlaşmaların imzalandığı ritüellerdir iş yemekleri.

İş insanlarının ne kadar farklı yönleri olduğunun görülebileceği yegane ortamlardır.

 

Neden İş Yemeği?
“Remzi Bey ile ilişki geliştirmemiz gerekiyor, bizi bir yemek ortamında bir araya getirebilir misin?”

“Hedeflerimize ulaşabilmek için çalışanlarımı motive etmemiz gerekiyor. Güzel bir yemek, organize edebilir miyiz? Ancak bütçemiz çok zorlanmasın. Maksat, yemeğe götürdük mü? Götürdük.”

“Tonguç Bey, en değerli müşterilerimizden ve kendisi Sushi’yi çok sever. Şehrin en prestijli Sushi restaurantında Nigiri Moriawase Sushi Plates hazırlatalım.”

“Sonunda Araplarla uzun süredir uğraştığımız anlaşmayı imzaladık. Bunu ıslatmamız gerekiyor. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. Elimizi hafif alıştırmayıp, şehrin en prestijli mekanını seçelim ve garsonlar masayı donatsınlar.”

“Genelde öğle yemeğinde Palamut Tataki ve Istakoz Graten yemezsek etkin strateji üretemiyoruz.”

“Adam gibi brainstorming yapabilmemiz için toplantıyı offsite ve yemekli yapalım, sıkıldım artık şirketin kasvetli toplantı salonlarından.”

“Şirketime alacağım kişi ile önce yemek yerim sonra karar veririm”

“Konuyu daha detaylı değerlendirmek lazım, tüm partilerin bir arada olduğu bir yemek schedule edelim.”

Depresyon İnsanları

Depresyon İnsanları Buhranlı iklimlerin semşiyesiz insanları…


“Sen özelsin, eşsizsin ve çok değerlisin. İstediğin her şey olabilirsin. Ateşte yürüyebilirsin. Mermiye kafa atabilirsin. Hayallerinden asla vazgeçme! Kendini sev, kendine inan; o zaman her şey mümkün olur…” söylemleri ile başlar depresyon filminin ilk karesi.

Son yıllarda; anneler, babalar, eğitimciler, koçlar, kanaat önderleri ve psikologlar tarafından modern insan beynine işlenen ve popüler kültürün her köşesinde tekrarlanan bu sözler, günümüze damgasını vuran toplumun temellerini oluşturuyor.

Tanımlanmış klişelerle dolu, öykünülen sanal dünya beklentileri ile bireysel gerçeklik arasındaki mesafe toplumun depresyon derinliğini ve şiddetini belirliyor. Depresyon bünyede bir kere yer yaptığı zaman sık sık tekrarlayabilen hüzünlü bir araf ruh hali olarak hayatımızdeki yerini alıyor.

Demlenmemiş duygular, olgunlaşmamış yetkinlikleri harakete geçiriyor ve genellikle filmin sonu hüsran ile bitiyor.

Yazının devamını oku..